30 Aralık 2009 Çarşamba

ERP Sistemlerinde Üretim Yönetimi - Planların Uygulanması


PLANLARININ UYGULANMASI
Kısa vadeli planlama “ pratik” planlama; uzun vadeli planlama “ stratejik “ planlama kavramları içinde yer almaktadır.

Standart üretim yapan işletmelerde planlama, siparişe göre üretim yapan işletmelere göre daha kolaydır. Yıllık talep tahminleri ve bunların aylara göre dağılımı mevcut makina kapasitelerine göre programlama ve sonra makinaların boş zamanlarının saptanması ve bu zamanlarında üretime yönlendirilmesi ile işlem büyük ölçüde tamamlanır . Ancak bu planlamada serbest zamanların karlı üretimlere yönlendirilmesi ve maliyetlerin de göz önünde tutulmasını gerektirir.

Siparişe dayalı üretim yapan işletmelerde planlama daha zorlaşır ve önem kazanır. Zira ürün özel olduğundan fazla üretilmeyecek, belli zamanda tamamlanacak ve sevk edilecektir. Makinenin bu siparişin arkasından boşta kalmaması için yeni siparişin hazırlıkları tamam olmalıdır. Siparişe bağlı çalışan işletmelerde aylık planlamanın zorluğu, Yönetimi, üretim planlamasını haftalık yapmaya zorlar. Zira üretim planlamacı bir hafta sonrasını görmekte güçlük çeker veya aşırı plan değişikliği, planın başarısını azaltır.

1-Üretim Hızını Sabit Tutmak :
Bir işletmenin Direkt işçilik giderleri dışındaki işçilikler; Endirekt işçilikler ve Genel işletme giderleri genelde üretimin artması yada azalmasında pek fazla değişken değildirler. Şöyle ki bir işletmede çalışan makine sayısını azaltmak yada çoğaltmak endirekt çalışanların sayısını pek fazla etkilemez. Yönetim pozisyonundaki ustalar,mekanik ve elektrik bakımcılar vinç ya da forklift operatörleri, muhasebe, personel elemanları aşçı, bekçi gibi çalışanların giderleri aynen devam eder. Bu durumda üretimin maliyeti bu çalışanların da giderlerine göre hesaplandığından, üretimin hızının sabit tutulması yani düşürülmemesi temel hedef olmalıdır.Çünkü üretim düşerse, maliyetler yükselecek, kar azalacak; belki de zarar söz konusu olacaktır. Bu tip planlamalarda ihmal edilen ama önemli bir sorun haline gelebilen “stok maliyetleri”dir. Üretimini satabilen işletmelerde bu sorun olmaz. Ürettiğini sat!. Ne kadar fazla üretebilirsen o kadar maliyet azalacak, kar artacaktır. Bu model. Stok sorunu olmayan işletmeler için geçerlidir. Ürettiklerini zaman zaman stoka koyan işletmelerde yer ve finans gündeme gelince bu plan geçerliliğini yitirir. Dağ gibi stoklara dağ gibi de para gerekir.

2-Talebin mevsimlik dalgalanmalarını üretim hızını değiştirerek karşılamak, stokları minimum düzeyde tutmak.
Talep mevsimlere göre değişken ise, örneğin kola, dondurma gibi mevsime göre değişen taleplerde stok yapılması hem ekonomik olarak hem de son kullanım ömrü, olarak zorlaşır. Bu durumda stoka üretim yerine üretimin azaltılması zorunlu bir yol olur. Doğaldır ki yaz aylarında daha yüksek kapasite kış aylarında kısmi kapasite kullanımı ve üretimin buna göre yapılması gerekir.

3-Bu iki alternatifin kombinasyonu:
Bir yandan bazı üretim tiplerinde üretim hızını sabit tutarken diğer yandan mevsimlik dalgalanmaya göre bazı tiplerin üretimini azaltmak yada ara vermek bu alternatif için geçerli olabilir. Örneğin dondurma yapan bir işletme kendisini süt ürünlerinin başka bir tipini de üretebilirse, yoğurt, yağ vb. üretim hattında talebi sürekli olan tiplerde üretim hızı sabit, değişken olan tiplerde değişken üretim ile bu kombinasyonu sağlayabilecektir.

4-Esnek Üretim Planlaması:
Eğer tüm planlar, varsayımlar ve çevre koşulları beklendiği gibi sonuçlansaydı, değil “ Esnek Üretim Planlaması”na Üretim planına dahi ihtiyaç olmazdı. Çünkü, “Üretim Planı” Satış Bütçesi”nin bir türevi olurdu. Oysa iş dünyası ve koşulları sürprizlerle doludur. Hele oynak piyasalar ve kriz ortamları satış, üretim ve alım bütçelerini kökünden değiştirmekte, yeni yeni kurallar ortaya çıkarmaktadır. Amaç, “Vakit, Nakit ve Kalite’nin verimli yönetimi” olduğuna göre Planlama kriterlerinin bu doğrultuda incelenmesi gerekir.

İstenildiği zaman değiştirilebilen üretim planına esnek üretim planı adı verilmektedir.

Bu sayede

• Yüksek ham madde stoklarına,

• Çok düşük ürün stoklarına,

• Uygun olmayabilen bir kapasite dağılımına

• Çok yüksek müşteri memnuniyetine ulaşılmış olunur.

Kısaca dört ana grupta sıralanan bu parametrelerde, değer ve koruma riski yüksek olan ürün stoklarının en az seviyeye inebilmesi şüphesiz büyük avantajdır.

Hammadde stoklarının en düşük seviyede tutulabilmesi ise,

• Çok kısa “tedarik süreleri” ne

• Ürün, ürün türevleri ve hammadde ilişkisinde doğru planlamaya bağlıdır.

KAPASİTE
Kapasiteyi belirleyen ölçüler çok geneldir.Üretim yapan bir işletmenin kapasitesini tanımlamak oldukça güçtür. Makinaların tek tek kapasitelerini toplamakla, işletmenin tüm kapasitesini bulmak olası değildir. İşletmenin tüm birimleri arasındaki veya iş istasyonları arasındaki ilişkiler karmaşıklaştıkça kapasiteyi tanımlamak güçleşir. İş istasyonları arasındaki üretim hızların farklılıkları, tamir bakım faaliyetleri, program hataları yüzünden boş beklemeler, defolu ve ıskarta miktarları, işçi ve daha pek çok faktör fiziksel kapasite üzerinde sapmalara yol açar. Üretim plan ve programları bu sapmalar göz önüne alınarak yapılmalıdır.

Kapasite genellikle; bir üretim oranı veya belirli bir zaman içindeki üretim miktarı olarak tanımlanır.

KAPASİTE İLE ÜRETİM HIZI İLİŞKİLERİ
Üretim hızının düzgün tutulması amacı ile başvurulacak çareler:

a) Stok yapmak

b) Düşük talep dönemlerinde satışları artıracak önlemler.

c) Yüksek talep düzeylerini düşürücü önlemler.

d) Çalışma saatlerinin artırılması veya azaltılması,

e) Yeni insan gücü alma yada işten çıkarma ile insangücü ayarlama.

Bu çarelerin hiçbirinin sorunu ekonomik olarak tek başına çözümlesi beklenmemelidir. Fakat bunların birkaçının kombinasyonu ile izlenecek politika ile istenilen sonuç gerçekleştirilebilir.

Kapasite planlamasında belirsizlikler
Talep, arıza, işçi verimliliği, ıskarta gibi pek çok faktör kapasite planlamasına belirsizlik getirir. Belirsizliği olasılık hesapları ile incelemek ve söz konusu problemleri belli varsayımlar altında çözümlemek mümkündür.

İnsan gücü kapasitesi : Üretim plan ve programlarının hazırlanmasında makine ve insan gücü kapasiteleri ayrı ayrı hesaplanır. Makine gücünün ağırlık kazandığı bir işletmede makine kapasitesi öne geçer. Otomatik ve yatırım değeri yüksek makinaların kullanımında insan gücü ikinci planda kalır. Öncelik makinelerin maksimum düzeyde kullanımıdır. Emeğin yoğun ve pahalı olduğu hallerde durum tersine döner.

Planlama açısından makine ve insan gücü kapasiteleri arasında pek fark yoktur. Kapasite ayarlamalarında insan gücünde belirsizlik daha fazladır. Örneğin bir işçinin maksimum kapasitesi kişisel niteliklere bağlıdır. Psikolojik ve yasal kısıtlayıcı faktörler de etkendir.

http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics ERP (AX, NAV) Çözüm Ortağı

28 Aralık 2009 Pazartesi

Microsoft Dynamics ERP Yazılımları - Etkinlik Duyurusu

Microsoft ERP Yazılımlarının genel tanıtım etkinliğine tüm TUGIK üyeleri davetlidir. Etkinlikte,


- Microsoft Dynamics NAV ERP
- Microsoft Dynamics AX ERP
- Microsoft Office SharePoint Server

ürünlerine yönelik genel bir tanıtım yapılacaktır.

Etkinlik Takvimi
14.00 - Dynamics NAV Tanıtımı
14.45 - Çay/Kahve Molası
15.00 - Dynamics AX Tanıtımı
15.45 - Çay/Kahve Molası
16.00 - MOSS Tanıtımı
16.45 - Sorular ve Cevaplar

Tüm bilgi işlem yöneticileri, finans ve muhasebe yöneticileri, firma sahipleri ve işletmelerine yön çizmek isteyen yöneticileri bu etkinliğe katılabilir.

İletişim için
Parge Yazılım Danışmanlık Tic. A.Ş.

Kayışdağı Cad. No :111 Bilgi Plaza
Kat:3 Küçükbakkalköy 34750
İstanbul

Tel 0 216 575 60 70
Faks 0 216 577 63 23
info@pargesoft.com


http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics ERP Türkiye Çözüm Ortağı.

25 Aralık 2009 Cuma

ERP Sistemlerinde - Üretim Yönetimi



İşletmelerin rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri ve varlıklarını sürdürebilmeleri üç ana parametreye (kalite, verimlilik ve maliyet) bağlanmıştır-ki son zamanlarda bu parametrelere dördüncüsü “hızlı tepki verme” de eklenmiştir.  Bütün bunlar kıt kaynakların etkin kullanılmasına bağlıdır. Bu kaynaklarda hammadde-malzeme, işgücü, makine ve teçhizat ve finansmandır. Bu kaynakların etkin ve gerçekçi kullanılması üretim planlama ve kontrol faaliyetleri ile yani ÜRETİM YÖNETİMİ ile mümkündür. 

Günümüzün global iş ortamında şirketler hızlı bir değişim ve değişimin getirdiği yeni fırsatlarla karşı karşıya bulunmaktadırlar. Rekabet tüm işletmeleri daha yüksek düzeylerde hizmet vermeye iterken, gelişen teknoloji de ürünlerin yaşam döngülerini kısaltarak ve şirketleri yeni teknolojileri benimsemeye ya da pazar paylarını kaybetme riskine katlanmaya zorlamaktadır.

Yerel bazdan ulusal ve uluslar arası baza tırmanmış olan rekabet, rekabet gücünü korumak ve geliştirmek isteyen işletmelerin vizyon ve stratejilerini yeniden yapılandırmalarını gerekli hale getirmiştir. Katı ve bazende acımasız rekabet, işletmeleri ürün/hizmet kalitelerini artırmaya, pazara tepki hızını yükseltmeye ve bunları başarırken de maliyetlerini düşürmeye zorlamaktadır. Her işletme, bir tedarik zinciri içindedir. Değişimlere hızlı ve ekonomik tepki verebilmek için, işletmenin tüm fonksiyon, süreç ve kaynaklarının entegre bir şekilde planlanması ve kontrol edilmesi gerekmektedir.

Bu sürekli değişim ortamında rekabette başarılı olmak, değişen iş koşullarını önceden tahmin edebilmek ve bunlara hızla yanıt verebilmek demektir. Şirketinizin bunu yapabilmesi için işinizin tüm cephelerini güçlü ve esnek bir biçimde destekleyen sağlam bilgi sistemlerine ihtiyacı vardır. Bu sistemler şirketinize, iş uygulamalarından ve örgütsel yapılardan lojistik, proje yönetimi, finans, servis, dağıtım, nakliye ve imalata kadar her cephede değişimlere uyum sağlama yeteneği kazandıracaktır. Bütün bunları İşletme Kaynaklarını iyi planlamak ve yönetmekle yapmak mümkündür. 

Değişimle birlikte talepte çeşitlilik, teslim sürelerindeki kısaltma, kalitenin ön plana çıkması ile birlikte yepyeni  üretim yönetimi anlayışını getirdi 20.yy. sonlarına doğru  arz/talep ilişkisi 1980’lere kadar arzın yönlendirdiği Push by the industry (Sanayi’den kaynaklanan itme ) iken yeni dönemde yerini talepin yön verdiği Pull by the Customer’a ( müşteriden gelen kaynaklanan çekme ) kavramına bıraktı.

1930’lu yıllarda başlayarak başlayarak kullanılan istatistiksel stok kontrol yöntemleri( yeniden siparişş, ekonımik sipariş miktarı,ABC klasmanı vb.gibi ) bilgisayarların gelişmesi ve  özellikle 1980’liyıllarda PC’lerin yaygınlaşması ile birlikte yepyeni bir dünyaya açıldı

ABD ve bazı batı ülkelerinde geliştirilen  kantitatif bazı yöntemlerle, önce MRP ( Malzeme İhtiyaç Planlaması ) ve daha sonra geliştirilen MRP ll ( Üretim Kaynak Planlaması ) ve nihayet, ERP (İşletme  Kaynakları Planlaması ya da Kurumsal Kaynak Planlaması )’na ulaşıldı. Bu yöntemde ortak amaç, çok çeşitli ve yüksek variasyonlu ürünlerin üretim sürecinde  insan gücünden en verimli yararlanmak ve; hammadde, ara stoklar ve mamul stoklarını en aza indiren, hatta sıfır stok’u   hedef alan üretim yönetimi sistemlerine ulaşmaktı.


Üretim Yönetimin de;  Üretim , Üretim süreçleri ve yönetim söz konusudur.

Ekonomistlerin “ Fayda yaratmak” diye tanımladıkları üretimi, mühendisler; Bir fiziksel varlık üzerinde onun değerini artıracak bir değişiklik yapmayı yada hammadde veya yarı mamulü mamule dönüştürmek şeklinde tanımlıyorlar...


Yönetim kavramını da  “Değişen çevrede  sınırlı olan kaynakları  kullanarak, organizasyon amaçlarına etkili ulaşmak için başkaları ile işbirliği yapmaktır”diye tanımlarsak  Üretim Yönetiminde ki parametrelerden “Üretim Planlama”nın birinci derecede önemini vurgulamış oluruz.

Üretim Planlama  Teknikleri    

İşletmelerin yapısına göre üretimi ve bunu ilgilendiren girdileri kontrol altına alacak ve sistemli takip edecek Üretim Planlama ve Kontrol ; işletmenin hemen hemen tüm departmanları ile yakın ilişkili ve bilgi alışverişinde bulunmayı zorunlu kılar.
ÜPK tekniklerinin öğrenilmesi ve başarı ile uygulanması; mühendislik , matematik, istatistik, işletmecilik ve yöneticilik bilgilerinin,  kazanılan tecrübelerin ışığında dikkatli bir sentezi ile gerçekleşebilir.
Üretim planlaması gelecekteki üretim faaliyetlerinin düzeylerini veya limitlerini belirleyen fonksiyondur.

Üretim Planlamanın Gerekliliği :
1-Üretim sistemlerinde çeşitlilik, yoğunluk, karmaşıklığı
2-İşletme içi faaliyetlerde koordinasyon zorluğu
3-Departmanlar arası bağımlılık, ilişkilerin gelişmesi
4-Tedarik ve depolama faaliyetleri
5-Hizmet kalite ve fiyat rekabeti
6-İşletme ekonomisi gereği; işgücü, makine ve malzemenin kullanımı, kayıplarının minimize
   edilmesi zorunluluğu üretim planmasını gerekli kılan sebeplerin başında gelir.

ÜRETİM PLANLARININ  HAZIRLANMASI
 Üretim planlarında  öncelikle ele alınan veri taleptir. Doğaldır ki müşteri memnuniyeti önde gelir
1-Zaman: Tahminlerin kapsadığı zaman aralığı uzadıkça duyarlık azalır. ( aylık ile yıllık plan)
2-Ayrıntıya inme derecesi: Talep tahmini yapılacak mamul sayısı arttıkça duyarlık azalır.

 PLANLAMADA TEMEL SEÇENEKLER
1-Üretim hızını stok maliyetlerinin yükselmesi pahasına sabit tutmak
2-Talebin mevsimlik dalgalanmalarını üretim hızını değiştirerek karşılamak , stokları minimum  düzeyde tutmak
3- İki alternatifin uygun kombinasyonunu uygulamak
Bu temel  seçenekler dışında; Son zamanlar da adından sıkca soz edilen “Esnek Üretim Planlaması” ve” Stratejik Planlama”’dan da söz edilmektedir.

sonraki konumuz. Üretim planlarının uygulanması...

www.pargesoft.com Microsoft Dynamics ERP Global Partner 


21 Aralık 2009 Pazartesi

Sarbanes–Oxley Act 11 Titles



Sarbanes–Oxley contains 11 titles that describe specific mandates and requirements for financial reporting. Each title consists of several sections, summarized below.
  1. Public Company Accounting Oversight Board (PCAOB)
    Title I consists of nine sections and establishes the Public Company Accounting Oversight Board, to provide independent oversight of public accounting firms providing audit services ("auditors"). It also creates a central oversight board tasked with registering auditors, defining the specific processes and procedures for compliance audits, inspecting and policing conduct and quality control, and enforcing compliance with the specific mandates of SOX.

  2. Auditor Independence
    Title II consists of nine sections and establishes standards for external auditor independence, to limit conflicts of interest. It also addresses new auditor approval requirements, audit partner rotation, and auditor reporting requirements. It restricts auditing companies from providing non-audit services (e.g., consulting) for the same clients.

  3. Corporate Responsibility
    Title III consists of eight sections and mandates that senior executives take individual responsibility for the accuracy and completeness of corporate financial reports. It defines the interaction of external auditors and corporate audit committees, and specifies the responsibility of corporate officers for the accuracy and validity of corporate financial reports. It enumerates specific limits on the behaviors of corporate officers and describes specific forfeitures of benefits and civil penalties for non-compliance. For example, Section 302 requires that the company's "principal officers" (typically the Chief Executive Officer and Chief Financial Officer) certify and approve the integrity of their company financial reports quarterly 

  4. Enhanced Financial Disclosures
    Title IV consists of nine sections. It describes enhanced reporting requirements for financial transactions, including off-balance-sheet transactions, pro-forma figures and stock transactions of corporate officers. It requires internal controls for assuring the accuracy of financial reports and disclosures, and mandates both audits and reports on those controls. It also requires timely reporting of material changes in financial condition and specific enhanced reviews by the SEC or its agents of corporate reports.

  5. Analyst Conflicts of Interest
    Title V consists of only one section, which includes measures designed to help restore investor confidence in the reporting of securities analysts. It defines the codes of conduct for securities analysts and requires disclosure of knowable conflicts of interest.

  6. Commission Resources and Authority
    Title VI consists of four sections and defines practices to restore investor confidence in securities analysts. It also defines the SEC’s authority to censure or bar securities professionals from practice and defines conditions under which a person can be barred from practicing as a broker, advisor, or dealer.

  7. Studies and Reports
    Title VII consists of five sections and requires the Comptroller General and the SEC to perform various studies and report their findings. Studies and reports include the effects of consolidation of public accounting firms, the role of credit rating agencies in the operation of securities markets, securities violations and enforcement actions, and whether investment banks assisted Enron, Global Crossing and others to manipulate earnings and obfuscate true financial conditions.

  8. Corporate and Criminal Fraud Accountability
    Title VIII consists of seven sections and is also referred to as the “Corporate and Criminal Fraud Act of 2002”. It describes specific criminal penalties for manipulation, destruction or alteration of financial records or other interference with investigations, while providing certain protections for whistle-blowers.

  9. White Collar Crime Penalty Enhancement
    Title IX consists of six sections. This section is also called the “White Collar Crime Penalty Enhancement Act of 2002.” This section increases the criminal penalties associated with white-collar crimes and conspiracies. It recommends stronger sentencing guidelines and specifically adds failure to certify corporate financial reports as a criminal offense.

  10. Corporate Tax Returns
    Title X consists of one section. Section 1001 states that the Chief Executive Officer should sign the company tax return.

  11. Corporate Fraud Accountability
    Title XI consists of seven sections. Section 1101 recommends a name for this title as “Corporate Fraud Accountability Act of 2002”. It identifies corporate fraud and records tampering as criminal offenses and joins those offenses to specific penalties. It also revises sentencing guidelines and strengthens their penalties. This enables the SEC the resort to temporarily freeze transactions or payments that have been deemed "large" or "unusual".
    www.pargesoft.com Microsoft Dynamics Global Partner
    .

Microsoft Dynamics Solutions Pour Votre Industrie




Microsoft Dynamics propose un ensemble de technologies qui améliorent la gestion de la relation client, la gestion financière, et la gestion de la chaîne logistique. Nos partenaires s'appuient sur les fonctionnalités standards de Microsoft Dynamics pour créer des solutions industrielles puissantes qui répondent aux besoins de chaque secteur d'activité. Distribuées par le biais d'un réseau de partenaires proposant des services spécialisés, ces solutions métier personnalisables ressemblent et s'intègrent aux logiciels Microsoft les plus courants, de façon à rationaliser les processus au sein de toute l'entreprise.
Microsoft et ses partenaires ont une grande expérience des entreprises de tous types et de toutes tailles. Ensemble, nous fournissons des solutions adaptées à tous les secteurs d'activité répertoriés ci-dessous.

VEUILLEZ SÉLECTIONNER VOTRE SECTEUR D'ACTIVITÉ :

Commerce de détail

Commerce de détail

Gestion des produits, processus et relations du commerce de détail pour une meilleure rentabilité.
Distribution

Distribution

Réduction des coûts dans la distribution de produits finis via l'intégration des systèmes métier et financiers dans la gestion de l'entrepôt.

BTP et construction

BTP et construction

Gestion efficace des projets impliquant plusieurs sites et clients, pour les entrepreneurs et les constructeurs de logements.
Services aux professionnels

Services aux professionnels

Rentabilité améliorée et service client sans précédent pour les conseillers comptables, juridiques et commerciaux.
Organismes à but non lucratif

Organismes à but non lucratif

Administration et processus automatisés, pertinence des rapports.
Services financiers

Services financiers

Services personnalisés et de haute qualité pour les banques, les gestionnaires de patrimoines et les assureurs.
Éducation

Éducation

Amélioration des techniques d'enseignement et d'apprentissage pour les enseignants et les étudiants, tout en renforçant l'efficacité des services administratifs.
Établissements publics

Établissements publics

Efficacité des services offerts aux citoyens et partage des informations entre les établissements publics nationaux, départementaux et locaux.
Fabrication

Fabrication

Rationalisation des processus et réduction des coûts de transport et de stock pour la production de biens à partir de matières premières.

19 Aralık 2009 Cumartesi

Microsoft Dynamics für den Öffentlichen Dienst


Alles für eine bürgernahe und kosteneffiziente Verwaltung: Branchenlösungen von Microsoft Dynamics für den Öffentlichen Dienst


Der öffentliche Dienst soll Dienstleistungen für Bürger und Wirtschaft kompetent, schnell und zuverlässig erbringen. In den vergangenen Jahren haben Softwarelösungen auch in Ämtern, Behörden und Einrichtungen der öffentlichen Hand das Arbeiten revolutioniert. Wie Sie von den neuen Möglichkeiten profitieren und die EU-Dienstleistungsrichtlinie (Umsetzung bis Ende 2009) optimal in Ihre Verwaltungsabläufe integrieren, erfahren Sie hier auf unseren Webseiten für den öffentlichen Dienst. Außerdem finden Sie praxisorientierte Informationen über Trends, neue technologische Entwicklungen sowie Branchenlösungen von Microsoft Dynamics-Partnern.

Die Branchenlösungen für den öffentlichen Dienst erfüllen die spezifischen Anforderungen von Verwaltungen in Bund, Ländern und Kommunen sowie in Bildung und Justiz. Unsere Microsoft Dynamics-Partner bringen zudem dezidiertes Branchenwissen in Ihr IT-Projekt ein.

Im Fokus
Bundeseinheitliche Servicenummer: Amtliche Serviceorientierung für Bürger
Mit der Einführung der zentralen Behörden-Rufnummer 115 werden „Behördengänge“ für Bürger deutlich komfortabler, da Anfragen an verschiedene Verwaltungseinrichtungen nun mit einem einfachen Anruf erledigt werden können. Auf Seiten der Verwaltung sorgt die bundeseinheitliche Telefonnummer 115 für mehr Bürger- und Serviceorientierung, gleichzeitig sollen intern Effizienz und Transparenz steigen. Vorbild ist die Stadt New York, in der verschiedene Behörden unter der Telefonnummer 311 rund um die Uhr erreichbar sind.

Certified for Microsoft Dynamics – INFOMA Software Consulting GmbH
Die INFOMA Software Consulting GmbH ist führender Anbieter von Branchenlösungen und Dienstleistungen für kommunale Verwaltungen und öffentliche Einrichtungen. Mit der modular aufgebauten Systemsoftware newsystem kommunal stellt INFOMA eine einzigartige integrierte Komplettlösung für die klassische Kameralistik und das neue kommunale Finanzwesen zur Verfügung.

Der moderne Verwaltungsarbeitsplatz
Das Konzept des modernen Verwaltungsarbeitsplatzes kann einen Beitrag zu einer grundlegenden und nachhaltigen Modernisierung im öffentlichen Dienst leisten. Das Ziel ist eine durchgängig integrierte Lösung, um Menschen, Prozesse und Inhalte optimal zu vernetzen.

Der öffentliche Dienst in Deutschland: eine Bestandsaufnahme
Die E-Government-Strategien, vor allem im Zuge der Deutschland Online-Initiative, haben in den letzten Jahren große Fortschritte mit sich gebracht – z. B. beim Aufbau von kommunalen Portalen, der Bereitstellung von webbasierten Dienstleistungen und der Integration von Fachverfahren und elektronischer Vorgangsbearbeitung. Doch längst nicht alle Möglichkeiten wurden bislang ausgeschöpft: Der Umgang mit der öffentlichen Verwaltung wird von vielen Einwohnern und Unternehmen noch immer als schwierig wahrgenommen – ein Resultat der meist komplexen Strukturen und wenig transparenten Abläufe in Behörden und Ämtern. Hier besteht weiterhin Handlungsbedarf. Auch die Interaktion mit ausländischen Unternehmen und Bürgern, die durch das Zusammenwachsen der europäischen Länder immer wichtiger wird, soll künftig einfacher werden.

Einen wichtigen Meilenstein markiert die EU-Dienstleistungsrichtlinie vom 12.12.2006, die bis Ende 2009 umgesetzt werden muss, um den Bürokratieabbau auf länder- und zwischenstaatlicher Ebene zu fördern. Die EU-DLR fordert die Schaffung eines Einheitlichen Ansprechpartners (EAP) und die Möglichkeit umfassender elektronischer Verfahrensabwicklung. Diese Anforderungen können im föderalen Deutschland jedoch nur erfüllt werden, wenn die Systeme aller beteiligten Stellen miteinander vernetzt werden. Handlungsbedarf besteht derzeit vor allem im Hinblick auf die vielfach veralteten IT-Systeme, die bei der öffentlichen Verwaltung im Einsatz sind. Für die meist organisch gewachsenen, heterogenen und wenig integrierten Systeme müssen Schnittstellen geschaffen oder kostengünstige neue Lösungen gefunden werden.

Die gegenwärtige wirtschaftliche Lage hat zudem zu einer angespannteren Haushaltslage der öffentlichen Hand geführt. Umso wichtiger ist es jetzt, dass alle Möglichkeiten genutzt werden, um die Zusammenarbeit im öffentlichen Dienst zu vereinfachen und die internen Prozesskosten im gesamten Verwaltungsapparat auf Ebene von Bund, Ländern und Kommunen zu reduzieren.

Neue Wege für den öffentlichen Dienst: ein Fall für Microsoft Dynamics Mit den Reformbestrebungen zur Modernisierung des öffentlichen Diensts gehen grundlegende Veränderungen bei Ämtern und Behörden einher. Die Ziele: weg von überflüssiger Bürokratie, hin zu einer modernen, bürgernahen Verwaltung. Den nächsten wichtigen Schritt auf dem Weg dorthin gibt die neue EU-Dienstleistungsrichtlinie vor, indem die öffentlichen Stellen untereinander vernetzt, Strukturen vereinfacht und Prozesse nachhaltig optimiert werden.

Mit einer IT-Infrastruktur, die bestehende und neue Verwaltungsabläufe optimal unterstützt und bewährte Fachverfahren und Lösungen ohne zusätzlichen Aufwand einbindet, können die öffentlichen Verwaltungen effektiver und effizienter werden. Flexible und kostengünstige Softwaresysteme schaffen die Grundlage, auf der die öffentliche Verwaltung die anstehenden Veränderungen umsetzen kann – auch und gerade bei knappen Etats.

Die Branchenlösungen von Microsoft Dynamics für den öffentlichen Dienst liefern hierzu neue Technologien, spezifische Funktionalitäten für die verschiedenen Stellen im öffentlichen Dienst und eine flexible Softwareinfrastruktur, mit der eine kostengünstige elektronische Vernetzung umgesetzt werden kann. Daneben bietet Microsoft Dynamics mit der nahtlosen Integration in die Microsoft-Plattform eine ganze Reihe weiterer Vorteile:
  • Lückenlose Speicherung von Verfahren und Vorgangsdaten sowie Informationen zu Bürgern, Unternehmen, Steuerdetails, Bezügen und Leistungen in einer zentralen Datenbank mit umfassenden Sicherheitsfunktionen und innovativen Mechanismen für den Datenschutz
  • Citizen Relationship Management (in Anlehnung an Customer Relationship Management, CRM) für eine kontinuierliche Erfassung und einfache Aufbereitung von Daten zur richtigen Zeit am richtigen Ort – für schnellere Auskünfte an Bürger und Unternehmen und eine bessere Kooperation auf beiden Seiten
  • Transparentes Finanzmanagement, um die Aufwendungen öffentlicher Mittel besser nachzuvollziehen, und Funktionen für Budgetierung und Controlling, doppisches Finanzwesen, Kameralistik sowie Berechnung von Abgaben, Gebühren und Beiträgen
  • Fortschrittliche Dokumentenverwaltung (z. B. für Anträge, Bescheide, Aufforderungen zur Einreichung von Belegen) mit SharePoint-Technologien
  • Lückenlose Steuerung der internen Prozesse und Fachverfahren mit Workflows, z. B. mit der Windows Workflow Foundation, um Kosten zu sparen und den Bürokratieabbau voranzutreiben
  • Vereinfachung der Abwicklung von Vorgängen (Anfragen, Anträgen) und Weiterleitung an die zuständigen Stellen im Sinne der EU-DLR, z. B. über automatisierten Datenaustausch mit Drittsystemen via EDI (Electronic Data Interchange)
  • Durchgängige Vernetzung der öffentlichen Stellen und durchgängige Prozessintegration mit Webservices und einer serviceorientierten Architektur (SOA)
  • Anbindung bereits bestehender Fachverfahren und Anwendungen mithilfe einer zuverlässigen Schnittstellen- und Integrationsplattform, z. B. Microsoft BizTalk Server
  • Innovative Lösungen für das Web, z. B. Onlineportale, sowie Technologien für Zusammenarbeit und Kommunikation, z. B. mit Windows SharePoint Services
  • Technologien für die Integration von Kommunikationskanälen, z. B. von E-Mail, Fax und Telefon über den Internet-Auftritt mit Self-Service-Angeboten (z. B. Formular-Download) bis hin zur persönlichen Beratung. So kann jeder Bürger bzw. jedes Unternehmen sein bevorzugtes Kommunikationsmedium mit einer öffentlichen Stelle wählen, und dennoch laufen alle Informationen in einem zentralen System zusammen.
  • Skalierbarkeit und Flexibilität für künftige Anforderungen

www.pargesoft.com Microsoft Dynamics Global Partner

17 Aralık 2009 Perşembe

ERP Sistemlerinin Gelişim Süreci

Kurumsal Kaynak Planlama sistemlerinin tarihsel gelişimini incelemek için iş entegrasyonu kavramlarının gelişim sürecine bakmak gerekir. Kurumsal Kaynak Planlama sistemlerinin tarihsel gelişimi 1960 lı yıllarda bilgisayarların yaygınlaşması ile başlamıştır. İlk kullanım alanı envanter yönetim sistemleri olmuştur ve ilk uygulama alanı malzeme listesinin işlenmesidir. Bu kapsamda gelecekteki malzeme ihtiyaçlarını belirlemek için yazılımlar geliştirilmiştir. Geliştirilen ilk yazılım MRP dir. MRP malzeme ihtiyacını daha etkin bir biçimde hesaplamak için geliştirilmiş bir sistemdir.

1970 li yıllarda MRP sistemleri CRP – Kapasite İhtiyaçları Planlaması ve SOP – Satış ve Operasyon Planlama konularını da kapsayarak Kapalı Çevrim MRP  yi oluşturmuştur. 1980 li yılların başında işletmeler malzemelerin planlanması ve kontrolü ile yetinmeyerek, imalatın tümünde kullanılan kaynakları kontrol edecek; finansman, satış planlama, kapasite yönetimi ve çizelgeleme gibi işlevleri de kapsayan MRP II – İmalat Kaynakları Planlama sistemi geliştirilmiştir. MRP II terimini ilk kullanan “Oliver WRIGHT ” uygulamanın imalat olduğunu vurgulamıştır. MRP II  de yaşanan yeni uygulamaların gelişmesi ve fonksiyonel açıdan zenginleşmesi ve buna ek olarak hızla yaygınlaşan çok uluslu firmalarda fabrikayı aşan sistem entegrasyonuna, daha güçlü dağıtım yönetimine, elektronik veri iletimine (EDI) ve birden fazla fabrikanın yönetimine ilginin artması gelişmelerin odağı olmuştur.

Bilgisayar ve iletişim alanındaki teknolojik gelişmelerin daha da hız kazanması ile sistemler arası bağlantılar ve otomatik veri toplama sistemleri konularında önemli atılımların gerçekleşmesi ve bu gelişmelerin ışığı altında, 90 lı yılların başından bu yana, MRP II  nin temel işlevlerine ek olarak, değişik coğrafi bölgelerdeki iş faaliyetlerini küresel veri entegrasyonu ve veri tabanı sistemi çerçevesinde planlaması ve koordine edilmesini sağlayan bütünsel bir yapı yani işletme kaynakları planlaması (ERP) ortaya çıkmıştır.

Uygulama yönünden bakıldığında, 1990 lar boyunca çok sayıda özel yazılım geliştirilmiştir. Bunlar içinde Tedarik Zinciri Yönetimi (SCM – Supply Chain Management), Ürün Veri Yönetimi (PDM - Product Data Management ), Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM – Customer Relationship Management) sayılabilir. 1990 lı yılların ikinci yarısında e-ticaret ve e-yapıya geçiş döneminin başlangıcı olmuştur. Firmalar gelişen internet ve elektronik pazardan pay alabilmek için e-ticaret alt yapısı üzerinde yoğunlaşmışlardır.

2000 li yılların başında özellikle internet ve çağrı merkezleri kanallarını kullanarak işletme dışı unsurlarla da bütünleşen ERP sistemleri, müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), tedarik zinciri yönetimi (SCM), yönetim bilgi sistemleri (EIS – Executive Information System) ve işletme zekâsı (BI – Business Intelligence ) kavramlarını da kapsayarak ERP II konseptine genişlediler.



www.pargesoft.com Microsoft Dynamics Çözüm Ortağı

Microsoft Dynamics works well with your systems


Microsoft Dynamics solutions work closely with the Microsoft software and systems you may already use, allowing you to generate more value from your investment in technology. Microsoft and its partner network provide software solutions that deliver a high return on your current investments in tools, technologies, processes, and skills.

Integration with the Microsoft Office system helps your people be more productive

Microsoft Dynamics solutions work like and with the Microsoft Office system products you and your people likely use every day. Increase the benefits even more by integrating Microsoft Dynamics with Microsoft Office to help accelerate and simplify processes, reduce busywork, and make information more reliable and consistent. For example:
·         Information flows between Microsoft Dynamics and Microsoft Office to accelerate business analysis and reporting. Workers can automatically pre-populate Microsoft Office documents with up-to-date data and provide people with information they need for top performance.
·         In addition to e-mail, calendars, and contacts, use Microsoft Office Outlook 2007 with Microsoft Dynamics CRM to help ensure that customer information is correct and that communications are efficient. And you can have your business management solution send automatic notifications from Office Outlook to tell people about critical events such as an inventory shortage, enabling them to act in time.

Integration with Microsoft server solutions helps provide a scalable business infrastructure

Integrate your Microsoft Dynamics business software with Microsoft server products and other Microsoft products and technologies to help ensure a solid return on investment and a low total cost of ownership. You’ll also benefit from a reliable and extensible business management infrastructure that responds effectively to your goals.
·         Microsoft Dynamics with Windows7 and Microsoft Exchange Server technologies empower your people to be more productive, strengthen external collaboration, and implement adaptable processes to meet changing business needs.


·         Integrate your Microsoft Dynamics business management solution with the Microsoft SQL Server 2008 database and analytics program, and get enterprise-level reporting, flexible decision-making support, and timely, relevant business insight at a low cost with significantly higher usability and flexibility.
·     
 
Integrate Microsoft Dynamics with Microsoft BizTalk Server to help manage your distributed, growing organization more effectively. For example, connect multiple instances of Microsoft Dynamics solutions, and link to legacy systems and databases.
·     
  
Implement Microsoft Dynamics together with the Microsoft Visual Studio development system, and your developers can exercise their creativity within a versatile programming environment.
·    
Microsoft Dynamics takes advantage of service-oriented architecture (SOA) in Microsoft SQL Server, Microsoft BizTalk Server, Windows SharePoint Services, and Microsoft Office SharePoint Server to increase agility and extend the reach of business solutions through real-world SOA and business process management.

www.pargesoft.com Microsoft Dynamics Global Partner



16 Aralık 2009 Çarşamba

Microsoft Dynamics AX - İş Analizi



Kapsamlı Raporlar, Gerçekçi Analizler…
Günümüzde kurumlar birçok soruya doğru yanıtları hızlı biçimde bulmanın çabasını veriyorlar.

  • En değerli müşterilerimiz kim?
  • Şirketin finansal yapısı sağlıklı mı?
  • Hangi tedarikçilerle çalışmak gerekli?

Bu soruların doğru yanıtları güçlü ve etkili bir analiz ve raporlama yapısında gizli. Microsoft Dynamics AX, işinizin geneline farklı açılardan bakmanızı sağlayacak, herkesin yetkileri çerçevesinde ihtiyaç duyduğu bilgiye kolaylıkla erişebildiği bir yapı sunarak işin bütününü görmeye imkân sağlıyor.



İş Analizleri : Çok boyutlu raporlar, farklı verilerin birbiri ile ilişkisinden çıkarımlarda bulunmak için son derece önemlidir. Çok boyutlu raporlama bir küp mantığında çalışır. Kübün her yüzeyi, farklı bir veriyi veya özelliği sembolize eder. Farklı veriler birbirleri ile ilişkilendirip çapraz sorgulamalar kurularak aralarındaki bağlantılar analiz edilir ve sürecin bütününü farklı açılardan görmek mümkün olur. Microsoft Dynamics AX; çok boyutlu raporlar oluşturma, bu raporları etkin biçimde izleme ve karar destek sürecinde bilgiye dönüştürmek için en uygun platformu sağlar. Merkezi yapısı sayesinde Microsoft Dynamics AX, kurum içerisindeki her noktadaki çalışanın her sorusuna cevap bulabileceği bir ortam yaratır. Farklı sistemlerde bulunan verileri kolaylıkla birleştiren Microsoft Dynamics AX, karar süreçlerine önemli katkı yapar. Microsoft Dynamics AX ile işinizin temeline yönelik birçok geniş bir bakış açısına kavuşabilirsiniz. Üreticiler verilerini karşılaştırmak, farklı müşteri profilleri yaratarak bunları elde tutmak ve kazanmak için stratejiler ortaya koymak son derece kolay. Ayrıca tedarikçilerinizi değiştirmek cironuza nasıl bir etki yapar, sipariş süreleri kısalırsa süreçler nasıl etkilenir gibi farklı fırsatları değerlendirmenize imkan verecek soruların yanıtlarını Microsoft Dynamics AX’ ın analiz özelliği sayesinde bulabilirsiniz.
Finansal Yönetim : Microsoft Dynamics AX’ ın Finansal Yönetim özellikleri muhasebe, finansal analiz ve raporlama süreçlerinin tamamını kapsarken yerel mevzuata uygun yapısıyla işlerin hızlı ve pratik biçimde akmasını sağlar. Genel muhasebe, borç-alacak işlemleri gibi temel süreçlerden grup şirketleri arasındaki konsolidasyonlar ve elektronik bankacılık uygulamaları gibi kapsamlı süreçlere dek birçok özelliği bünyesinde barındıran Microsoft Dynamics AX, finansal yönetim kavramının her noktasına dokunur. Birden çok para birimiyle çalışmak, finansal verilerin gerçek zamanlı güncellenmesi, nakit akışının etkin yöntemi, kapsamlı raporlar oluşturmak gibi birçok avantaj sunan Microsoft Dynamics AX, kurumların finansal yönetim süreçlerini en verimli hale getirir. Örneğin doğru yönetilmediği zaman sorunlu bir süreç olan muhsebe işlemleri Microsoft Dynamics AX sayesinde otomatize bir yapıya kavuşur. Muhasebe kayıtlarının işlemler sırasında oluşturulması (örneğin satın alma, satış, üretim ve envanter departmanlarında oluşan bilgilerin otomatik olarak muhabeleştirilmesi) ve birçok işlemin otomatik ve bir defa yapılması nedeniyle zaman ve emek tasarrufu sağlanırken, dönem kapamaları gibi yoğun zamanlarda yapılan hata sayısı azalır ve işlemler hızlanır.


www.pargesoft.com Microsoft Dynamics Çözüm Ortağı

13 Aralık 2009 Pazar

Industrial Machinery Group Cuts Costs by 15% with Microsoft Dynamics AX

Industrial Machinery Group Cuts Costs by 15% with Microsoft Dynamics AX

Faced with the global economic downturn, the company decided to reengineer its processes to achieve a more integrated supply chain and support diversification into other manufacturing sectors. By deploying Microsoft Dynamics AX 2009, Picanol no longer requires other proprietary software to manage its operations in Asia, Western Europe, and the United States.



http://www.pargesoft.com  Microsoft Dynamics NAV Global Partner

Data Reduction Systems: Microsoft Dynamics CRM Online

Data Reduction Systems: Microsoft Dynamics CRM Online

Data Reduction Systems is a document management company which specializes in information management for large and small clients. Company members discuss why they switched from Salesforce.com to Microsoft Dynamics CRM Online and the benefits that they have realized with the move.



http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics NAV Global Partner

12 Aralık 2009 Cumartesi

Microsoft Dynamics AX - Überblick



Microsoft Dynamics AX: ERP für den Mittelstand mit internationaler Ausrichtung und für Großunternehmen

Microsoft Dynamics AX ist die ideale Unternehmenssoftware für Firmen im gehobenen Mittelstand, die international ausgerichtet sind, sowie für Großunternehmen und Konzernniederlassungen in aller Welt mit mehreren tausend Anwendern. Die betriebswirtschaftliche Software vereint umfassende Funktionalitäten für ERP (Enterprise Resource Planning), ist vollständig integriert, mehrwährungs- und mehrsprachenfähig und basiert auf innovativer Technologie.


International und regional punkten: Für Ihre branchenspezifischen Anforderungen erhalten Sie bei Microsoft zusätzliche Lösungsbausteine, die so genannten Microsoft Dynamics Industry Solutions (MDIS). So wird Microsoft Dynamics AX eine maßgeschneiderte Komplettlösung, die Ihr Unternehmen heute, morgen und in Zukunft unterstützt.

Im Fokus

  • Branchenlösung für Dienstleistungsunternehmen - direkt von Microsoft


    Die Herausforderungen im Dienstleistungsbereich sind vielfältig und komplex. In jedem Unternehmen müssen sich die Teammitglieder untereinander, aber auch mit ihren Kunden und externen Geschäftspartnern optimal vernetzen.
    Professional Services for Microsoft Dynamics AX liefert Ihnen eine umfassende Sicht auf Ihr Projektgeschäft und stärkt durch die Bereitstellung relevanter Informationen die Zusammenarbeit zwischen Ihren Teams sowie Ihren Kunden und Geschäftspartnern. Ihre Mitarbeiter können effektiver arbeiten, interne Prozesse beschleunigen und effizienter gestalten sowie die Kundenzufriedenheit nachhaltig verbessern. Mehr.

  • Microsoft Dynamics AX als einziges Produkt im Führungsquadranten des Gartner Magic Quadrant


    Microsoft Dynamics AX ist vom Analystenhaus Gartner in den Führungsquadranten seines "Magischen Quadranten" für ERP-Systeme im Mittelstand eingeordnet worden – als einziges Produkt der gesamten Untersuchung. Die Analysten bewerteten vor allem die rollenbasierte Anwenderführung im Stil von Microsoft Office als eine Stärke der Lösung. Die ERP-Software sei intuitiv erlernbar und biete niedrige Kosten im Betrieb. Sie sei zudem hoch-flexibel, was sich besonders bei der Einrichtung eines Systems und der Anpassung an die individuellen Kundenanforderungen bemerkbar mache. Besonders hob Gartner die Kundennähe der Microsoft-Partner, die mehr als 300 unterschiedliche AX-Lösungen für eine Vielzahl von Branchen entwickelt haben, hervor.
    Einen Link zur Studie mit weiteren Details finden Sie hier.
    Die deutsche Pressemitteilung ist auf unserem Presseportal zu finden.

  • Dynamics AX 2009 – alle neuen Funktionen


    Microsoft Dynamics AX 2009 stellt einen Meilenstein in der Geschichte von AX dar. Die neue Version bietet eine Vielzahl von technischen und funktionalen Erweiterungen .
    Als eine der herausragende Neuerung bringt Microsoft Dynamics AX 2009 eine rollenspezifische Benutzeroberfläche und Rollencenter, über die Mitarbeiter Aufgaben und Informationen in einem einzigen Fenster organisieren, nach Prioritäten einteilen und abrufen können. Das Arbeiten wird deutlich einfacher und effektiver. Außerdem: 400 neue Features, breitere Integration in die Microsoft-Produktpalette, Compliance-Funktionalitäten und wichtige Features für wachstumsstarke und global agierende Unternehmen. mehr...

  • Microsoft Dynamics Industry Solutions (MDIS) für Microsoft Dynamics AX

    Jedes Unternehmen hat seine Eigenheiten, jede Branche ihre spezifischen Herausforderungen. Unternehmenssoftware muss diese Unterschiede berücksichtigen. Denn nur so werden Ihre Mitarbeiter gezielt dabei unterstützt, die Wettbewerbsfähigkeit Ihres Unternehmens zu stärken, den Vorsprung vor Mitbewerbern zu bewahren und Ihren Kundenservice langfristig auf einem hohen Niveau zu halten. mehr...
  • Buchempfehlung: Grundkurs Microsoft Dynamics AX

    Die neue Veröffentlichung „Grundkurs Microsoft Dynamics AX“ bietet einen kompakten Einstieg in Anwendung und Prozessabwicklung mit Microsoft Dynamics AX. Gleichzeitig bietet das Handbuch auch erfahrenen Benutzern die Möglichkeit, zentrale Themen rasch nachzuschlagen. Der Aufbau ist so gewählt, dass die durchgängige Darstellung von Geschäftsprozessen der Kernbereiche Vorrang vor der Behandlung von Teilaspekten hat. (erhältlich über alle Bestelllisten im Einzelhandel sowie auf den bekannten Onlineplattformen)

www.pargesoft.com Microsoft Dynamics Global Partner

11 Aralık 2009 Cuma

Diğer ERP Kavramları

MPS
MPS, belli bir planlama ufku içinde satılacak veya üretilecek tüm malzemelerin hangi tarihte ve ne miktarda temin edileceğini gösteren çizelgedir. MRP ve MRP II’nin girdisidir. Çizelge mamuller veya satılan malzemeler için olusturulabilir. Bağımsız talebin girildiği bölümdür.

MPS’nin amacı;

- Belli bir müsteri memnuniyet seviyesine ulasmak. Bu, mamul stok seviyelerini belli bir seviyede tutarak ve müsteriye verilen teslimat tarihlerine uyarak sağlanır.
- Malzeme, isçilik ve makinaların en iyi sekilde kullanılmasını sağlamak
- Malzemeye yatırımı istenen seviyede tutmak.

Planlama için gerekli satıs tahminleri pazarlama, diğer bilgiler satıs tarafından olusturulur. Genellikle, yakın dönemlere ait satıs miktarları gerçek verilere dayanırken, daha sonraki dönemlere ait rakamlar satıs tahminlerine dayanır.

Üretim planı tahmine dayalı olduğu için hesaplamalar periyodik olarak  tekrarlanarak planların güvenilirliği en üst düzeyde tutulmağa çalısılır. Satıs ve  pazarlama her dönem bekleyen siparisleri ve tahmin rakamlarını günceller.  Zaman ilerledikçe planlama ufku da ileriye doğru uzatılabilir. MPS’de geçmis dönemler silinip, daha ileri dönemlere ait tahminler eklenir. Bu, periyodik olarak tekrarlanması gereken çok önemli bir islevdir.

Ayrıca, MPS müsterilere teslimat tarihi bildirme olanağı sağlar. Bir siparisi karsılamak üzere ayrılmamıs olan miktarlar, müsteriye siparis sırasında söz verilebilir ve müsteriye teslimatlar doğru olarak planlanabilir.

B-MIS (Yönetim Bilgi Sistemi (YBS) - Management Information System)
Yönetim Bilgi Sistemi genel anlamda, isletmenin bilgi isleme ve kullanımındaki verimliliği ve etkinliğini arttırmayı amaçlayan sistematik bir yaklasımdır. Yönetim Bilgi Sistemleri örgüt içi ve örgüt dısı çevreden aldığı verileri derleyip, isleyerek bilgi haline getirdikten sonra yöneticilere sunan ve istedikleri bilgiyi  üretmeleri için gerekli araçları sağlayan bir sistemdir. Yönetim Bilgi Sistemleri  bir örgütteki isleyis, yönetim, analiz ve karar verme fonksiyonlarının  desteklenmesi amacıyla bilgi üreten, bilgi teknolojilerinin kullanımına dayalı, bütünlesik bir insan makina sistemidir.

C-CAD (Bilgisayar Destekli Tasarım (BDT) Sistemi - Comp Aided Design)
Bilgisayar Destekli Tasarım’ın görevi bir ürünün tasarımını yapmak ve üretim için gerekli olan veri tabanını olusturmaktır. Bir Bilgisayar Destekli Tasarım Sistemi temelde bir grafik terminalinden olusur. Tasarlanan parçanın teknik çizimi bilgisayar ekranında görülebilir ve klavye, tablet gibi araçlarla çizim yapılabilir. Bilgisayar Destekli Tasarım teknolojisinin Bilgisayar Tümlesik  Üretim ortamındaki önemi, tasarımla ilgili verilerin veri tabanlarında  saklanmasını ve gerektiğinde bu verilerin (örneğin, tasarımda yapılan değisikliğe
iliskin verilerin) bilgisayar aracılığıyla üretim sistemlerine aktarılabilmesini sağlamasından kaynaklanır. Bilgisayar Destekli Tasarım, üretim süreciyle tasarım süreci arasında tümlesik ve sistemik otomasyonu sağlamanın önemli kilit taşlarından biridir.

D-CAM(Bilgisayar Destekli Đmalat (BDĐ) - Computer Aided Manufacturing (CAM))
Bilgisayar Destekli Đmalat, genel olarak bir hammaddeyi satısa hazır hale gelmis ürüne çeviren bilgisayar denetimli üretim teknikleri ve onların ön hazırlık basamaklarının tamamı olarak tanımlanabilir. Bilgisayar Destekli Üretim genel olarak bir hammaddeyi satısa hazır hale gelmis ürüne dönüstürmede bilgisayar kontrollü üretim teknikleri ve onların ön hazırlık basamaklarının tümü olarak tanımlanabilir.

E-JIT(Tam Zamanında Üretim (TZÜ) - Just in Time (JIT))
Üretim için gerekli olan malzemenin gerektiği anda ihtiyaç noktasında bulunmasını temin eden ve sıfır envanteri hedef alan bir Malzeme Yönetim Sistemi'dir. Japonya'da bu yaklasım ilk önce Toyota fabrikalarında, KANBAN adı verilen kartlarla uygulanmya basladığı için bu sistemin adı Toyota Üretim Sistemi ya da Kanban Sistemi olarak da bilinir. Sıfır envanteri hedef aldığı için Sıfır Stok (zero stock) ya da Stoksuz Üretim (stockless production) seklinde de ifade edilir.

Küçük partilerle tekrarlı imalat yapan firmalarda, özellikle otomotiv ve elektronik olmak üzere plastik ve proses endüstrilerinde; motor, saft, çamasır makinası, buzdolabı, foroğraf makinası, ince film, teyp, lastik, ayakkabı, oyuncak, konserve vs üretimlerinde ve muhasebe, satınalma, pazarlama, paketleme, kırtasiye vs gibi servis sistemlerinde kullanılmaktadır.

JIT’in üç temel ana esası;
-  Savurganlığı ve kaçağı elimine ederek önleme,
- Toplam kalite kontrolü,
- Personel ve isçi politikalarıdır

F-Kanban Sistemi
Üretim planlama ve envanter yönetimi konusunda Amerika ve Japonya, farklı yönlere doğru ilerlemektedirler. Doğuya göre Kanban, batıya göre “Üretim Kaynakları Planlaması-MRP II”. Her birinin amacı aynıdır; sirketlere, müsteri servislerini, envanter devrini ve üretkenliğini arttırmak için yardım etmek. Bununla birlikte, kanban da kullanılan araçlarla MRP II’de kullanılanlar oldukça farklıdır. Japonya’daki ve Amerika’daki fabrikalarda yapılan uygulamalar incelendikten sonra asağıdaki sonuçlara varılmıstır:

1. Kanban, yalnızca kullanıcının yüksek oranda tekrarlı imalat yaptığı yerlerde basarılı olabilir. Bununla birlikte, MRP II stokla çalısılan ürünlerde, siparise çalısılan ürünlerde de iyi çalısır.

2. MRP II, kanbandan daha iyi araçlara sahiptir, fakat bu araçlar biraz pahalıdır. Bir sirket için önemli olan sadece maliyeti değil, aynı zamanda geri ödemesidir. Yöneticiler ve altındakiler kafalarında bir geri dönüs miktarı saptamadıkça, sirketin basarılı bir kullanıcı olması için yeterli zamanlarını ve  enerjilerini ayırmayacaklardır.

Kanban sisteminden öğrenilecek en az üç ders vardır.

Birincisi, Japon basarısı  altında yatan takım çalışmasıdır. Japon sirketleri çok miktarda takım çalısmasıyla islemektedir. Onlar bir takım olarak daha güçlü olacaklarını fark etmislerdir.

İkincisi,  eğitimin önemidir. Eğitimin önemi tüm basarılı kanban sistemlerinde olduğu gibi MRP II sistemlerinde de kanıtlanmıstır. Teknik olarak kusurlu fakat kullanıcıların anladığı çalısmak istedikleri bir sistem, kullanıcıların anlamadığı teknik olarak üstün bir sistemden daha iyidir.

Üçüncüsü, Japonların araçlarının kopyalanamayacağıdır. Bunun yerine MRP  II’nin tüm kapasitesinden faydalanma yoluna gidilmelidir. Toyota’nın eriştiği başarı, araçlarını çok iyi kullanmasına rağmen, ne araçlarının bir sonucu ne de  onları kullanma biçimidir. Anahtar, kendi sistemlerini kullanmadan evvel en iyi çalısacak biçimde tasarlanmalıdır.

G-OPT (Optimize Edilmis Üretim Teknikleri (OÜT) – Optimized Production Tecnics (OPT))
İsrailli bir fizikçinin organizasyon alanındaki amaçları ve prosedürleri incelemesi ve daha sonra önerilerini, “The Goal” adı altında bir kitapta, para kazanmak için üretim organizasyonunun asıl amacı üzerinde odaklasan, OPT (Optimize Edilmis Üretim Teknikleri) terimiyle adlandırılan yeni bir felsefeyi tanıtmıstır.

Bu felsefe, islem esnasındaki darboğazları tespit etme ve giderme anlayısını vurgulamaktadır. Bu, MRP II ve JIT düsüncesi üzerine kurulsa da, tüm bunları bir  adım öteye götürmektedir. Bu senkronize akıslı isi yapmak için gereken anahtar,  tüm fonksiyonel yöneticiler ve destek fonksiyonlar arasındaki iletisimdir. JIT ve
MRP II’ye benzer biçimde OPT’nin basarılı olabilmesi için planlama ve uygulama boyunca tüm alanlar dahil edilmelidir. OPT felsefesi, JIT’in toplam kalite ve sürekli akıs gibi ilkelerini kucaklamaktadır.

OPT felsefesi, fabrikanın mali yükünün darboğazdaki kaynaklara dayandırılmasını önermektedir. OPT, sistem veya teknolojideki değisimden çok, odağın kaydırılması yönündedir.

http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics Global Partner

9 Aralık 2009 Çarşamba

ERP Sistemlerinde Stok Kontrol Sistemi

Bir üretim sisteminde üretilen mamule dolaysız veya dolaylı olarak katılan bütün fiziksel varlıklar ve mamulün kendisi stok kavramı içerisinde düşünülebilir. Stoklar, döner sermayenin bağlı bulunduğu iktisadi kıymeti olan ve bir sermaye yatırımı olarak kabul edilen fiziksel unsurlardır.


Genel anlamda stok, üretilen veya satın alınan ve kullanılmak için bekletilen malzemedir. Ekonomik değeri olan, atıl kaynaklar olarak tanımlanan stoklar, birçok işletmede büyük yatırımları temsil ederler. Çoğu zaman stok ve envanter sözcükleri birbirlerine yakın anlamda kullanılmıştır. Ancak bu iki kavram özde farklılık taşır. Stok, somut olup, belli bir sınıra sahip, birikmiş bir düzeydir. Envanter ise, bir birime sahip ölçülmüş stok büyüklüğüdür ve muhasebede genellikle yıl sonlarında yapılan fiziksel sayım yolu ile stok tespiti anlamına gelir. Envanter aynı zamanda işletmenin sahip olduğu malların ve servetin gerekli özellikleri ile birlikte gösterildiği ayrıntılı bir listenin hazırlanmasını ifade etmektedir.


Stok’ un, iktisadi yönden bir tarifini vermek gerekirse: “ Ekonomik değeri olan, atıl bir kaynaktır ” diyebiliriz. Bu tarif analiz edildiğinde, şu unsurlar görülecektir: Bu kaynak içinde talep vardır. Talep, stoktan yapılan çıkışlarla karşılanmaktadır. Stoklar ise, yeni girişlerle beslenmektedir. Stokları, bir diğer şekilde şöyle tanımlayabiliriz: Eksiksiz, tahmine dayanan bir ekonomide, zorunlu bir yatırım olup, değişen bir talep veya tam tersi, mevsimlik karakterdeki doğal kaynaklar aracılığıyla karşılanan, devamlı bir talep karşısında, muntazam bir üretimi, süratli ve düzgün satın almayı sağlar. Başka bir deyişle stok, gelecekteki ihtiyaçları karşılamak için, en iktisadi olan stok miktarlarının, işletmenin üretim, satış ve mali durumu da dikkate alınarak belirlenmesini ve stok miktarlarının sürekli kılınmasını kapsar.

- Stok Bulundurma Nedenleri
Stok bulundurmanın üç nedeni vardır:
1. Faaliyetin düzenli sürdürülmesi
2. Emniyet
3. Spekülasyon

Genel olarak; mamul mallar, yarı mamuller ve hammadde diye üç sınıfa ayrılan stoklar, çeşitli görüş açısından farklılıklar gösterirler. Çeşitli faaliyetler için zamana ihtiyaç olması, talebin değişebilirliği, belirsizlik şartları, işletmenin kapasitesi, stokların oluşmasının ana nedenlerindendir. Üretim sürecinde malzemeler, çeşitli üretim kademelerinde değişik işlemler görmektedir. Bu ise, üretim sistemini dengelemek, daha açık bir deyimle, kademeler arasındaki farklı üretim hızlarının oluşturacağı aksaklıklar veya sistemin bir kısmında meydana gelebilecek arızalardan, sistemin tamamının etkilenmesini önlemek için, yarı mamul stoklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Diğer taraftan, son talebin belirlenmesi, yöneticileri tahminler yapmaya yöneltmektedir. Ancak, tahmin edilen talep ile, gerçekleşen talep arasındaki farkların meydana gelmesi, kaçınılmaz bir sonuçtur. Geleceğin belirsizliği nedeniyle, üretimin kesilmesi ve bunun sonucunda, üretim araçlarının atıl bırakılması, fiili ve potansiyel satış olanaklarının kaybedilmesi gibi risklerle karşı karşıya kalınabilir. Bu nedenle, gerçekleşen ve talep edilen arasında farklılık olması normaldir. Bu farklılığı ortadan kaldırmak, stoklarla olur. Bu ifadesi ile stoklar, talep tahminindeki yanılmaların ortaya çıkardığı zararları, minimum kılan unsurlardır. Mevsimlik dalgalanmaların geçerli olduğu piyasalarda, denge unsuru olarak stoklara ihtiyaç vardır. Müşteri talep düzeylerinde değişkenlik, üretimden ziyade, stoklar aracılığıyla karşılanır. Aynı şekilde, malın üretiminin mevsimlik olduğu durumlarda da, devamlı ve düzenli bir seviyede olan talebin karşılanabilmesi için, üretim devresinde bütün dönemin talebini kapsayacak ölçüde üretim yapmak, bunu stok olarak bulundurmak ve talep edildiğinde, piyasaya sunmak gerekir. Hammaddelerin ve satın alınan diğer malzemelerin stoklanması ise, bütün miktarlarda satın almanın avantajlarını elde etmenin, herhangi bir nedenle aksamasından doğacak riskini, azaltmak gibi nedenlerle gerekli olabilir.

- Stokların Faydaları
Stoklar rasyonel esaslara göre faaliyet gösteren ve iktisadi düzende, fonksiyonunu gerektirdiği gibi yerine getirmek isteyen işletmeler için, kaçınılmaz bir unsurdur. Stok bulundurmadan çalışan işletme, stok bulundurarak çalışan işletmeye göre, daha az kârlı ve daha çok masraflıdır. Stok bulundurmadan faaliyet gösteren bir işletme, tahmininin üzerinde bir taleple karşılaştığı zaman, ilave teçhizat ve ilave işgücü bulmak zorunda kalacak, stok tükenmesinden doğan, fiili ve potansiyel talebin kaybı ile karşılaşacaktır. Doğuş nedenleri ne olursa olsun, stoklar fayda sağlayan unsurlardır. Stokların sağladıkları bu faydalar, stokların üretim ve pazarlama faaliyetlerini, birbirinden ayırma fonksiyonuna bağlanmaktadır. Malzeme stoklarının temel fonksiyonu, üretim – dağıtım – tüketim zincirinde, birbirini izleyen kademelerin uyum halinde çalışmasını sağlamaktır.

Stoklar, işletmelerde üretim seviyelerinin düzenli olmasını sağlar. Talep miktarı ile, tedarik süresindeki dalgalanmalar, üretimi aksatarak, makine ve teçhizatın atıl kalmasına neden olur. İşletme, stok bulundurarak, üretimin duraklamasından doğacak bu zarardan, kendisini korumuş olur. Ayrıca, teçhizat ve işgücünden de, daha rasyonel olarak yararlanır. Yine stoklar sayesinde, üretim ve tedarik işlemlerinin en az masrafa sebep olacak miktarlar halinde, düzenlenmesi sağlanmış olur.

İşletmenin ürettiği mala yönelen talep, önceden tahmin edilen dalgalanmaları gösterdiğinden, ek kapasiteye ihtiyaç duyulmadan, stoklar yardımı ile talepteki artışlar karşılanabilir. Stoklar, talep tahminlerinin hatalı olmasından doğacak sonuçları hafifletir, tüketicilere kısa zamanda ve üstün bir seviyede hizmet temin eder.

Stokların sağladığı faydaları, prodüktivite ve rekabet gücünü arttırıcı etkileri bakımından, iki grupta düşünebiliriz. Buna göre stoklar, perakendeciyi, toptancıyı, üretim faaliyetleri içinde çeşitli safhaları ve tedarik kaynaklarını birbirinden ayırır. Dolayısıyla, üretim faaliyetlerinin verimi artar, talebin zamanında karşılanması sağlanır. Talebin zamanında karşılanmasının, işletmeye sağladığı fayda, talebin zamanında karşılanmaması halinde ortaya çıkacak kayıplarla belirlenir. Bu kayıplar, kısa vadede karşılanamayan satışların, dolayısıyla satış kararlarının kaybı, uzun vadede, müşterilerdeki güvenin zayıflaması kaybıdır.

Endüstri işletmelerinde, girdi kalemi olarak stoklar, üretim faaliyetlerinin, daha düzenli şekilde devamını sağlar, üretim kapasitesinin, daha verimli kullanılmasını mümkün kılar, üretim faaliyetlerinin minimum maliyete sebep olacak şekilde planlanmasını ve bunun bir sonucu olarak da, toplam maliyetlerin, minimum düzeyde seyrini gerçekleştirir.

Stoklar, sağladıkları faydalar nedeniyle, tasarruf unsurlarıdır. Ancak, stokların aynı zamanda maliyet nedeni olmaları, sağlanan bu tasarrufların, stoklardaki artışlarla, doğrusal bir ilişki içinde artmadığını gösterir. Bu durumda, stoklara ilave edilen, her birimin sağladığı marjinal tasarruf, azalarak artar ve belli bir ölçüden sonra, stoklarla ilgili maliyetler, stoklardan sağlanan tasarrufları aşar. Rasyonel davranmak isteyen bir işletme, stokların sağladığı tasarruflarla, sebep oldukları maliyetler arasında, ekonomik bir denge kurmak suretiyle, kendisine minimum maliyete sebep olacak, stok seviyelerini tespit etmek durumundadır. Aslında stok kontrolünün esas gayesi, belirli bir stoku elde bulundurmak veya bulundurmamaktan doğan maliyetleri, minimum kılmak başka bir deyişle, elde stok bulundurmakla doğacak maliyetlerle, bulundurmamaktan doğacak kayıplar arasında, bir dengenin sağlanmasına çalışmaktır.

- Stokların Sınıflandırılması
Stoklar farklı durumlarda ve farklı amaçlarla elde bulundurulur ve stok terimi ile anlatılan unsurlar, aynı karakterde değildir. Bu yüzden, stok kontrolü konusunu incelerken öncelikle, stokların sınıflandırılması gerekir. Böyle bir sınıflandırma, çok çeşitli şekillerde olabilir. Burada, stokların üretim sürecindeki yerlerine göre sınıflandırılması gösterilecektir:

1. İşlem Öncesi Stoklar

- Hammaddeler
- Yedek Parçalar
- Satın Alınan Montaj Parçaları
- İşletme Malzemeleri

2. Yarı Mamul Stokları
3. Mamul Stokları
http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics NAV Global Partner

BUMERANG

Follow by Email