2 Ağustos 2012 Perşembe

KDV Tevkifat İadesinde Özellikle Arzeden Hususlar


KDV tevkifat, tevkifatlı fatura, tevkifat, KDV tevkifat uygulaması, KDV tevkifat Mahsuben iade, 117 nolu kdv  2012 kdv tevkifatı, kdv tevkifat 2012, tevkifat oranları 2012, tevkifat sınırı 2012, kdv hesaplama, tevkifat nedir, kdv genel tebliği, Bilindiği üzere 14 Nisan 2012 tarih ve 28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 117 seri Nolu KDV Genel Tebliğine göre KDV tevkifat uygulamasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 21.06.2012 tarihinde ise bu uygulamaya ilişkin 63 Nolu KDV Sirküleri yayınlanmıştır.

Bu  ve bir sonraki makalede, tevkifata tabi işlemlerdeki katma değer vergisi iadesinde özellik arzeden hususlara  ayrıntılı olarak bakacağız.

KISMİ TEVKİFATTA KDV İADESİ
Kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade taleplerinin yerine getirilebilmesi için aşağıda belirtilen usul ve esasların mutlaka yerine getirilmiş olması gerekir.

1- KDV alacaklarının mükellefe iade edilebilmesi için, satıcının tevkifata tabi tutulmayan  KDV tutarını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmesi ve alıcının(yani sorumlunun) da yaptığı tevkifatla ilgili 2 No.lu KDV Beyannamesini vermesi gerekmektedir. Burada en önemli husus 2 No.lu KDV Beyannamesindeki tevkifat tutarının ödenme şartının aranmamasıdır.Sadece beyan edilmesi yeterlidir. Hatta Vergi İdaresi daha da ileriye giderek Genel Bütçe kapsamındaki idarelere yapılan işlemlerde sadece hakedişin harcama yetkilisince onaylanmış olmasını yeterli saymaktadır. Ayrıca beyan ve ödeme şartı aramamaktadır.

2- Normal İade uygulamasında iade olarak talep edilecek tutar, işlemin bünyesine giren KDV tutarına göre belirlenirken burada tevkif edilen KDV esas alınacaktır. Dolayısıyla iade istenilecek KDV tutarı, tevkifata tabi tutulan KDV tutarındanfazla olamayacaktır.

İADE TALEPLERİNDE VERGİ DAİRESİNCE HANGİ BELGELER ARANACAKTIR?
1- İade talep dilekçesi ve internet vergi dairesi aracılığı ile gönderilen listelere ait internet vergi dairesi liste alındısı verilecek.
2- Tevkifatlı işlemlerin gerçekleştiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi internet vergi dairesi aracılığıyla gönderilecek. (Kağıt ortamında ayrıca vergi dairesine verilmeyecek.)
3- Tevkifat uygulanan işleme ilişkin satış faturalarının dökümünü gösteren liste internet vergi dairesi aracılığıyla gönderilecek. (Kağıt ortamında ayrıca vergi dairesine verilmeyecek.)
İADE TALEBİ HANGİ TARİHTEN GEÇERLİ OLACAKTIR?
1- Vergi inceleme raporu, Yeminli Mali Müşavir KDV İadesi Tasdik Raporu (YMM Raporu) ve/veya teminat ile yapılacak nakden iade talepleri, bunların eksiksiz ibraz edildiği tarihte geçerlik kazanacaktır.

2- Teminat veya YMM Raporu ile yapılacak mahsuben iade talepleri, diğer belgelerle birlikte bunların eksiksiz ibraz edildiği tarihte, geçerlilik kazanacaktır. Vergi inceleme raporu sonucuna göre sonuçlandırılacak mahsuben iade taleplerinde ise mahsup talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibariyle iadeye hak kazanılacaktır.

YMM RAPORUYLA İADEDE SINIR VAR MI?
YMM Tasdik Raporunun arandığı hallerde, YMM raporlarına ilişkin limitlerde mal ihracından kaynaklanan iade talepleri için öngörülen tutarlar geçerlidir. Mükellef tam tasdik yapmamışsa 2012 yıl için geçerli limit her bir dönem için 364.000TL’dir. Ancak mükellef Yeminli Mali Müşavirle tam tasdik sözleşmesi yapmışsa talep edilecek iade tutarında sınır yoktur.
MAHSUBEN İADE
1-Mahsuben iade, mükellefin kendisinin, ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) ithalat sırasında uygulananlar dahil vergi borçları ile sosyal sigortalar prim borçları ve ferileri için söz konusu olabilecektir.

2- Mahsuben iade, tevkifatla ilgili olarak verilen 2 No.lu KDV Beyannamesine göre tahakkuk eden vergilere de yapılabilecektir.

3- VİR, YMM Raporu ve teminat istenmeyen yani mükellefin kendisinin normal mahsuben iade  taleplerinde belgelerdeki eksikliklerinin tespiti halinde, eksikliklerin mükellefe yazı ile bildirilmesinden itibaren 30 gün içerisinde eksikliklerin tamamlanması şartıyla mahsuben iade talepleri, mahsup dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibariyle yerine getirilecek ve bunlara gecikme zammı uygulanmayacaktır. Ancak 30 günlük ek süreden sonra eksikliklerini tamamlayan mükelleflerin mahsup talepleri ise eksikliklerin tamamlandığı tarih itibariyle yerine getirilecek ve borcun vadesinden mahsup tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı uygulanacaktır. Eğer YMM Raporuyla mahsuben İade talebi gerçekleşmişse talep YMM Raporunun verildiği tarih itibariyle geçerli sayılacaktır.

VERGİ İNCELEME RAPORUNA GÖRE ALINACAK NAKDEN VEYA MAHSUBEN İADELER
Aşağıdaki hizmetlerden doğan nakden veya mahsuben iade talepleri sadece vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilebilir.

1-Temizlik, bahçe ve çevre bakım hizmetleri,
2- Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri,
3- Her türlü yemek servisi ve organizasyon hizmetleri,
4- Etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetler,
5- Fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işleri ile fason ayakkabı ve çanta dikim işleri ve fason işlerle ilgili aracılık hizmetleri,
6- Yapı denetim hizmeti,
7- Servis taşımacılığı hizmeti,
8- Her türlü baskı ve basım hizmeti,
9- İşgücü temin hizmeti,
10- Turistik mağazalara verilen müşteri bulma/götürme hizmeti

YMM RAPORU, TEMİNAT VEYA VİR’E  GÖRE ALINACAK NAKDEN VEYA MAHSUBEN İADELER
Aşağıdaki teslim ve hizmetlerden doğan nakden veya mahsuben iade talepleri Yeminli Mali Müşavir Raporu,teminat ve/veya VİR sonucuna göre yerine getirilebilir.

1- Yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetleri,
2- Spor kulüplerinin yayın, isim hakkı ve reklâm gelirlerine konu işlemleri,
3- Tebliğin (3.2.13) bölümü kapsamındaki hizmetler (KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında),
4- Külçe metal teslimleri,
5- Bakır, çinko ve alüminyum ürünlerinin teslimi,
6- Metal, plastik, kâğıt, cam hurda ve atıklarının teslimi,
7- Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurda ve atıklarından elde edilen hammadde teslimi,
8- Pamuk, tiftik, yün ve yapağı ile ham post ve deri teslimi,
9- Ağaç ve orman ürünleri teslimi

TEVKİFAT İADESİNDEKİ DİĞER ORTAK HÜKÜMLER
1-Eğer iadeye ilişkin 117 nolu tebliğde açıklama bulunmayan durumlarda, KDV Kanununun (11/1-a) maddesinde düzenlenen mal ihracından kaynaklanan iade talepleri için geçerli olan usul ve esaslara (indirimli teminat uygulaması hariç) göre işlem yapılacaktır.

2-Mükellefler  tevkifata tabi tutulan KDV'yi, ilgili dönemde iade talep etmemeyi tercih etmiş olsa bile  sonraki dönemlerde bu tercihlerinden vazgeçerek iade talep etmeleri mümkündür. Ancak, tevkifatlı işlemin gerçekleştiği dönem için düzeltme beyannamesi verilmesi gerekmektedir. Veya tam tersi iade talebi varken bundan vazgeçebilir ki, yine düzeltme beyannamesi verilmesi gerekecektir. Her iki durumda da vergi dairesine dilekçe ile bildirimde bulunması gerekir.

3- Mükellefin aynı işlem dolayısıyla, tevkifat ve indirimli oran uygulamaları nedeniyle KDV iade alacağı doğmuşsa, öncelikle tevkifattan doğan KDV alacağı iade edilecektir. Eğer aynı dönemde diğer iade hakkı doğuran işlemlerin (indirimli orana tabi işlemler hariç) de bulunması ve iade edilmesi gereken KDV tutarının, tevkifat ve diğer iade hakkı doğuran işlemlere ilişkin iade beyanı toplamından küçük olması halinde, iade talepleri mükellefin işlem türü bazında tercihi doğrultusunda sonuçlandırılacaktır.

4-İade alacağının YMM raporu ile alınmak istendiği hallerde, farklı iade hakkı doğuran işlemlerden (tam istisna kapsamındaki işlemler, indirimli orana tabi işlemler, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki işlemler gibi) kaynaklanan iade taleplerinin, aynı vergilendirme dönemine ilişkin olması kaydıyla, aynı YMM raporuna istinaden sonuçlandırılması mümkündür.

5- 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin yürürlüğünden (01/5/2012) önce gerçekleşen işlemlere ilişkin verilen 1 No.lu KDV beyannamelerinde iadesi gereken KDV olarak gösterilen miktarlar ait oldukları dönemde geçerli mevzuata göre değerlendirilip sonuçlandırılacaktır. İade talep dilekçesinin 01/5/2012 tarihinden sonra verilmesi, mükellefe eksik belgelerini tamamlaması konusunda bildirimde bulunulması gibi nedenlerle iade işleminin 01/5/2012 tarihinden sonra yerine getirilmesi bu uygulamayı değiştirmeyecektir.

Bugünkü makalemizde KDV tevkifat uygulamasındaki nakden ve mahsuben iadenin usul ve esaslarını ve özellik arz eden durumları özetlemeye çalıştık. Ancak uygulamada vergi dairesi ile ihtilaf yaşamamak için özün olduğu kadar süreler, bildirimler gibi şekil şartlarının da bir o kadar önemli olduğu unutulmamalıdır.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com 

Etkili Bir Tedarik Zincirine Giden Yol


Bilginin entegrasyonu tedarik zincirindeki ilk aşamadır. Karar verme ve yürütme arasında sıkı bir bağ da verimli bir tedarik zinciri için vazgeçilmez bir unsurdur. 


Günümüzün bilişim teknolojileri, tedarik zincirindeki tüm üyelerin arasındaki bilgi akışını mümkün kılarak. iletişim engellerini yıkmaktadırlar. Bu teknolojilere en erken geçenler yavaş yavaş herkesin boy göstereceği pazarda kendilerine bir yer edinmişlerdir. Başarılı işletmeler, yüksek performanslı tedarik zincirine giden yolu dikkatlice adım adım takip etmeleri gerektiğinin farkındadırlar. 


Bu adımlar şunları içerir:


a) İş uygulamalarını tamamen otomatize ve optimize ederek yönetimde mükemmelliğe ulaşmak.

b)  Teşebbüsü tedarik zincirinin tum üyelerini kapsayacak şekilde genişletmek.

c) Ortak bir bilgi temeli oluşturmak üzere iş sistemlerini müşteri tedarikçi ve ortakların sistemleriyle entegre etmek,

d) Değişikliklere karşı duyarlılığını artırmak için gerçek zamanlı karar destek sistem geliştirmek

e) İş süreçlerinin optimize edilebilmesi için çalışanları, satıcıları ve tedarik zincirinin diğer üyelerini eğitmek

f) Evrensel iş konularıyla başa çıkabilecek bir firma yaratmak ve yönetmek için taahhütte bulunmak.

Değişimin cevaplarını ve karar vermeyi etkileyen faktörleri arayan firmalar artık eski sınırları içerisinde kalamazlar. Cevapların pekçoğu genişletilmiş teşebbüste yatmaktadır. Genişletilmiş teşebbüs firmanın tedarik zincirinin tüm üyelerini kapsar. Bunlar firma içindeki farklı birimler tedarikçiler ve bunların satıcıları; müşteriler ve bunların müşterileri ve hizmet sağlayıcılardır. İnternet gibi düşük maliyetli iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla, eskiden ancak en büyük firmaların ulaşabildiği entegrasyon düzeyi şimdi en küçük firmalar için de mümkündür.

Siparişe göre üretim yapan tipik bir bilgisayar firmasının tedarik, zincirini gözönüne alalım. Tüketiciler firmanın internet sayfasına girip arama yaparak, kendi ihtiyaçları ve bütçelerine uygun makinalara karar verirler. Müşteri sipariş verdiği an teslim tarihinin ne olacağını öğrenir ve bir teyit numarası alır. Müşteri hiçbir baskı, hissetmeden alışveriş yapabilir ve ürünün tam olarak ne zaman eline geçeceğini bilir.

Üretici firma da bu durumdan fayda sağlamaktadır. Siparişlerin doğrudan müşteriden toplanması nedeniyle, kendi iş süreçlerinde kullanmak üzere çok değerli satış noktası bilgilerine gerçek zamanlı olarak ulaşmaktadır. Üretim  departmanı tam olarak ne  üreteceğini,  satınalma  da  ne  sipariş  edeceğini  bilir. Pazarlama departmanı da belirli bir programın başarısını ölçebilir.

Bu senaryo bir adım daha ileriye götürüldüğünde, bilginin doğrudan parça tedarikçilerinin ve tamamlanmış mal distribütörlerinin sistemlerine gittiği senaryo elde edilecektir. Kısaca, eğer firma sadece kendi süreçlerini otomatize etmekle kalmayarak, bunları tedarik zincirindeki diğer üyelerin otomatize edilmiş süreçleriyle entegre ederse, bugünün hızla değişen pazar koşullarıyla zincirdeki firmalar hep beraber mücadele edebilirler.

Bilginin entegre edilmesi birçok işletmenin iş süreçlerini iyileştirme çabasının temelinde yatmaktadır. Modern ERP sistemleri, organizasyona, süreçlerini planlama, kontrol etme ve izleme olanağı sağlamak üzere tasarlanmışlardır. İletişim için standart mekanizmalar kullanarak, paylaşılan bilginin ne anlama geldiği hakkında genel bir anlayış geliştirerek ve verilere ulaşmak için bir dizi kural oluşturarak, ERP sistemleri yüksek seviyede entegrasyon sağlamaktadırlar.

30 Temmuz 2012 Pazartesi

KOBİ sahipleri ve "dinamik bilginin" değeri


Dr Rüştü BOZKURT / İşletme Yönetim Uzmanı
Hepimiz "bilgi-odaklı iş" yapmadan, değil uzun dönemli geleceğimizi, ortak ve kısa dönemli geleceğimizi bile güven altına almanın güçlüklerini biliyor ve anlıyoruz.
Bilgiyi, geçmişe dönük "durağan bilgiler" ve geleceği inşa etmenin "dinamik bilgileri" diye ayırmalıyız.
Geçmişin deneyim ve birikimini yansıtan bilgiler çok gereklidir. Biz insanlar, geçmişimizi iyi analiz edersek, çıkaracağımız derslerden, geleceği inşa etmede yararlanırız.
Bütün KOBİ'lerin bir geçmişleri, geçmişte kazandıkları deneyim ve birikimlerin zihinlerinde kristalleşen yargılar vardır; olmalıdır.

Asıl önemlisi, geçmişin durağan bilgilerine saplanıp kalmamaktır. Geçmişteki başarılarımızı da, başarısızlıklarımızı da aşırı değerlendirmeyelim. İşin sırrının "dengede" olduğunu hiç unutmayalım.

Geleceğimizi güven altına almanın "dinamik bilgisi" nasıl üretilir? Bir KOBİ sahibi ya da yöneticisi bu konuda neler yapmalıdır?

Öncelikle dünya genelinde her şeyi ve hepimizi etkileyen "genel eğilimler" hakkında bilgiye ve fikre sahip olmalıdır:

•Bilgi Toplumu aşamasının ne anlama geldiğini zihninde netleştirmelidir.
•Göçlerin ve kentleşme sürecinin, iş hayatımız kadar kişisel hayatımızın nasıl etkilediğine kafa yormalıdır.
•Ekonomide güç merkezi kaymasının olası etkileri hakkında düşünmüş olmalıdır.
•Tüketici değer, beklenti ve davranışlarının ne yönde geliştiğini merak etmiş olmalıdır.
•Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hızını, iş süreçleri ve işgücü profillerini nasıl değiştirdiğini gözlemelidir.
•Teknolojiye kolay erişebilirliğin üretimin mekansal dağılımını yeniden biçimlendirmesi üzerine bir fikre sahip olmalıdır.
•Sınırlı şeffaflıktan sınırsız şeffaflığa geçişi geçiş sürecinin etkilerini anlamak için zaman ayırmalıdır.

Denebilir ki, bir KOBİ sahip-yöneticisinin günlük çek, senet, ücret ödemesi, malzeme alımı, alacakların tahsili gibi çetrefil bir dizi işi varken, sözünü ettiğimiz eğilimleri anlama konusuna ayıracak zamanı var mıdır?

O zaman herkese şu soruyu yöneltmek isterim: Siz, çek, senet, risk sermayesi, banka kredisi, alacaklar, vadeler vb. güne fazlaca saplanıp kalırsanız, genel eğilimlerin etkileri iyice belirgin hale geldiğinde alacağınız tedbirlerin maliyeti daha yüksek olmaz mı?

"Dinamik bilgi" geleceğimizi biçimlendirecek temel eğilimlerin içinde saklıdır. Biz o eğilimleri kavramalıyız ki, kendi sektörümüzü ve iş alanımızı doğru tanımlayabilelim, gelişmeleri betimleyebilelim ve belirleyelim.
Demiyorum ki, krediniz, enerji maliyetiniz çekiniz, senediniz, vade, döviz kurunuz, vergi oranınız vb... önemsizdir... Demiyorum ki, banka ilişkilerinizi ihmal edin. Değişik destekleri yakın izlemeyin anlamında da bir şey söylemiyorum.

Diyorum ki, günlük sorunlar işlerin yarısıdır; diğer yarısı, geleceği biçimlendiren genel eğilimlerin kavranması, varsayımların sorgulanması, geleceğe taşıyacak zihni modellerin oluşturulmasıdır.
Bazılarına söylenenler çok "teorik" gelebilir... Unutmayalım ki, ciddi bir teori olmadan, tutarlı bir pratik asla olamaz... Bilginini değerlisi gelecek yaratan dinamik bilgidir.

Kaynak  : http://www.istekobi.com.tr web sitesi

BUMERANG