MRP II etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MRP II etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2012 Cuma

ERP nasıl uygulanır?


Stratejik bir zemin üzerine oturtulmuş ve kurumsal gerçekler ışığında yürütülen ERP projeleri çok daha hızlı, güvenli ve başarılı biçimde hayata geçirilebilir.

ERP çözümlerinin kurum içerisinde hayata geçirilmesi çoğu zaman uzun, sıkıntılı ve maliyetli bir süreç olarak görülür. Oysa ERP projelerinde bu sıkıntıların yaşanmasının en önemli nedeni, çözümün planlanmasından hayata geçirilmesine dek sürecin sistematik biçimde kurgulanmaması ve gerçekleştirilmemesidir. Diğer tüm kurumsal uygulamalar gibi ERP çözümleri de kurumun bütününe yayılan, süreçleri ve iş yapma sistemini etkileyen bir uygulamadır. Bu nedenle stratejik bir zemin üzerine oturtulmuş ve kurumsal gerçekler ışığında yürütülen ERP projeleri çok daha hızlı, güvenli ve başarılı biçimde hayata geçirilebilir.

Üst yönetimin kararlılığı ve inancı
ERP, kurumun iş süreçlerini barındıracak ve iş yapma biçimini etkiyecek bir yapı oluşturur. Bu nedenle ERP’nin gerekliliğine ve avantajlarının gerçekleştirilebilirliğine en üst düzey yönetimden başlayarak inanmak ve bu süreci desteklemek gerekmektedir. Birçok ERP projesi, üst yönetimin inanç eksikliği veya ilgisizliği nedeniyle stratejik bakış açısından kopmuş, zaman içerisinde başarısız sonuçlar ortaya koymuştur. Bu nedenle üst düzey yönetimin bu süreci sahiplenmesi, her noktada duyurması ve desteklemesi büyük önem kazanmaktadır.

İhtiyaçların ve hedeflerin belirlenmesi
ERP çözümünün kurumsal verimliliği artırması için en önemli gereksinim, kurumsal işleyişine uygun bir çözümün seçilmesidir. Bu nedenle kurumlar, ERP çözümlerini bir teknoloji olarak değil, insan-süreç-teknoloji bütünü olarak görmeli ve bu yönde hareket etmelidir. Bunun için öncelikle amaçlar ve geleceğe yönelik hedefler net biçimde ortaya koyulmalıdır. Ardından kurumun işleyişinin sistematiği çözümlenmeli ve süreçlerin yapısı belirlenmelidir. Bu süreçleri hedefler çerçevesinde değerlendirilmeli ve gerekli noktalarda süreçleri üzerinde değişiklikler veya çözümün değerini maksimize edecek düzenlemeler yapılmalıdır.

Proje Yönetimi yaklaşımı
ERP çözümünün kurumsal yapıya entegre edilmesi önemli bir süreçtir. Bu nedenle implementasyon sürecinin bir proje gibi görülmesi, uygun kişilerin sürecin doğru noktalarında sorumluluk almasının sağlanması, sürecin işleyişinin zaman ve bütçe olarak sürekli izlenmesi ve üst yönetime raporlanması, başarı şansını büyük ölçüde artırmaktadır.

Çözümlerin belirlenmesi
Hedeflerini ve beklentilerini ortaya koyan kurumlar, bu parametrelere en uygun çözümleri tespit edecektir. Farklı üreticilerin farklı bakış açılarına göre yapılandırılmış bu çözümler içerisinden üreticinin ve çözümün özellikleri farklı parametreler ışığında değerlendirilmeli ve en doğru seçim yapılmalıdır.

Çözüm hayata geçirilmesi
Bu aşama en sıkıntılı ve maliyetli aşamadır. Bu nedenle çözümü kurum içerisinde uygulayacak olan entegratörün doğru seçilmesi, kurum içerisinde bu entegratör ile işbirliği yapacak olan ekibin doğru kurulması ve implementasyon sürecindeki maliyet unsurlarının önceden tespit edilmesi büyük önem taşır.

ERP’nin propagandası
Üst yönetimin de desteği alınarak ERP çözümünün neden gerektiği, neler getireceği ve nasıl kullanılacağı konusunda pozitif bir iletişim ortaya koyulmalıdır. Her kurumda mevcut düzenin değiştirilmesine bir direnç olacaktır. Bu direnci en aza indirmenin yolu, sistemi kullanacak olan çalışanlara sistemin gerekliliklerini ve yapısını net olarak anlatmak, onların çözümün gerekliliğine inanmalarını sağlamak ve çalışanları projenin bir parçası haline getirerek desteklerini kazanmaktır. Bunun için de etkili iletişim ve eğitim faaliyetleri yürütmek gerekirse danışmanlık desteği almak yararlı olacaktır.

Çözümün sürekli güncel kılınması
Gerek değişen iş yapısı gerek teknolojik yenilikler gerekse ihtiyaçların değişimi, ERP çözümünün sürekli güncel ve yeni tutulmasını gerektirmektedir. Çözümün bu ihtiyaçlar çerçevesinde sürekli güncel kılınması, yatırımın geri dönüşü anlamında da önemli getiriler sağlayacak ve çözümden elde edilen değeri maksimize edecektir.

18 Nisan 2012 Çarşamba

Tedarik Zincirinin Doğası ve Amaçları

Tedarik zinciri, bilişim teknolojisinin, sürekli büyüyen fabrikalar, dağıtım merkezleri, depolar, malzeme tedarikçileri ve dağıtım kamyonları ağının otomatik zeka kazanmaları için kullanılması şeklinde tarif edilebilir. Zincir, hammaddenin yeryüzünden çıkarılmasından başlar ve ürün tekrar kullanıldığında veya atıldığında sona erer.

Tedarik zincirindeki yönetim taktiği aradaki teşebbüs ve operasyonları yönetmektir: tedarikçilerden müşterilere, malzeme satınalmadan ürün tasarımı ve tüketici sonrası yeniden kullanıma, depolamadan dağıtıma ve muhasebeye. Tedarik zincirinin bu kadar karmaşık olmasının nedeni, bazı istisnalar dışında hiç kimsenin veya hiçbir departmanın yukarıdaki elemanların tümü hakkında sorumluluk veya bilgi sahibi olmamasıdır. Bu karmaşıklığa rağmen, tedarik zincirinin entegre edilmesinden sağlanan faydalar cezbedicidir.

Bu komplike ilişkileri yönetmek için bir yığın bilişim teknolojisine ihtiyaç vardır barkod tarayıcıları, elektronik veri değiş-tokuşu (EDI), uzman sistemler ve simülasyon yazılımları. Bilgi ve bilişim teknolojileri tedarik zinciri treninin lokomotif gücüdür. İlke, stokların bilgi ile yer değiştirmesidir. Tedarikçi ve müşterilerle iyi ilişkiler kurma sanatı, eski satınalma ve muhasebe fonksiyonlarını yeniden yapılandırma ve işlevler, hatta işletmeler arası ekipler kurabilme yeteneği de en az adı geçen teknolojiler kadar önemlidir.
Tedarik zincirindeki herbir oyuncunun amacı, en yeni bilgiyi zincirdeki diğer firmalara iletmek ve bu şekilde daha mükemmel arz ve talep dengesi sağlamaktır. Tedarik zincirinin kısa vadeli amacı gereksiz stokları ortadan kaldırmak ve üretim ile müşteriye cevap verebilme hızını artırmaktır. Uzun vadeli stratejik amaç ise, müşteri beklentilerini doğru yerde teslim edilmiş doğru ürünle karşılamak, bu şekilde pazar payını ve karları artırmaktır. Tedarik zinciri için ürünü kaynağından tüketim noktasına en  kısa zaman ve en düşük maliyette götürmek esastır.
Tedarik zinciri optimizasyonuna katkı sağlayan uygulama yazılımları, tahmin etme, müşteri etkileşimli yazılımlar, ileri planlama, dağıtım yönetimi, üretim planlama, depolama, ulaştırma planlaması ve tedarik zinciri optimizasyonu unsurlarını içermektedir. Bu yazılımlar yöneticilere en tecrübeli olanlarının dahi önsezileriyle öngöremeyecekleri fırsatları bulmalarına yardım ederler.
Tedarik zincirinin temel faydası, firmanın tüm aktivitelerini içerecek şekilde planlama yapılabilmesi ve bu planın zaman içinde ayarlanarak sonuçların optimize edilmesidir. Ancak bunu yapabilmenin ön koşulu, ayrı süreçlerin verilerini birleştirebilen bir altyapının olmasıdır: farklı tedarikçilerden sağlanan malzemeler, dünyanın farklı yerlerinde üretilen ürünler ve binlerce değişik şekilde paketlenen ve nakledilen çıktılar.
Stratejik Tedarik
1980'li yıllardan beri işletmeler satıcı tabanlarını daraltmaya çalışmışlardır. Stratejik temin kavramının amacı, parça numarası veya ERP sisteminden bağımsız olarak, aynı parçaya ait birçok siparişi belirleyebilmektir. İlk olarak, satın alınan parçalar şekil, uygunluk ve fonksiyona göre analiz edilir ve sınıflandırılır. Örneğin  firmanın satın aldığı her vida, metal tipi, uzunluk, çap vb özelliklere göre sınıflandırılmalıdır. Bu da firmaya tekrarları önlemesine yardımcı olarak, toplam vida alımları hakkında net bir tablo sunacaktır. Bu bilgiye dayanarak, firma en uygun satıcıyı seçebilir. Bu kararı verirken fiyat önemli rol oynamakta, ancak hizmet, teslim sıklığı, minimum sipariş miktarı ve ödeme koşulları da gözönüne alınması gereken kriterlerdir.
Stratejik tedarik, bölümler arasındaki satın almaları konsolide eder. Sistem içinde yavaş hareket eden bileşenlerin ayrı yerlerde tutulmasını elimine ederek ve idari maliyetleri düşürerek, satın alınan bileşenlerin fiyatını %5-15 arasında düşürebilmektedir.
Global Pozisyon Belirleme Sistemi
Şimdiye  kadar işletmeler, malın kamyonlara yüklenmesi ile depoya gelmesi arasında geçen süre içerisinde olup bitenlerden habersizdi, Ancak yeni teknoloji sayesinde firmalar, tedarik zinciri içerisinde malın akışını takip edebilmektedirler. Uydu temelli Global Pozisyon Belirleme Sistemi (GPS) alıcıları sayesinde distribütörler her an firmanın sürücülerinin nerede olduğunu bilirler ve yeri en uygun olan sürücüyü yeni bir iş için yönlendirebilirler. Bu sistemden önce farklı bir mesaj sistemi kullanılmaktaydı ve bu şekilde sürücünün mesajı alıp almadığından emin olunamıyordu.
Barkodlardan farklı olarak. herbir koli ürüne iliştirilmiş olan pilsiz etiketlerin bir hat üzerinden geçirilmesine gerek yoktur. Bunlar deponun içinde iken dahi alıcılar tarafından algılanırlar. Stok sistemleri kamyonlar depoların kapılarından geçerken güncellenir. Bu sistemin başka bir yararı da son satış tarihine yaklaşmış ürünlerin görüntülenebilmesidir. Bu tarihten sonra bu ürünler Avrupa'da satılamamaktadır.
İnternet Dalgası
Şu an tedarik zinciri yönetimindeki büyük dalga zincirin internete konulmasıdır. Web sayfasıyla, tüm üretim ortakları sipariş alabilirler veya stoklarını kontrol edebilirler, veya müşteriler sipariş verebilirler. Dikkatlerin üzerine çekilmesi gereken bir konu varsa, uyarı sistemi tedarik zinciri yöneticisini uyarır.

Etkili Müşteri Yanıtı EDI ve barkod tarayıcısı kullanarak, distribütör firmalar müşterilerin stoklarını kontrol edebilmektedir. Müşteri belirli bir üründen fazla miktarda kullandığında, gece müşterinin bilgisayarı distribütörün bilgisayarına veri ileterek hangi üründen satınalınması gerektiği konusunda uyarı vermektedir, Tam zamanında hizmet sayesinde müşteriler stok maliyetlerini düşürebilmekte, distribütörler de yeni müşteriler kazanmaktadır.
Endüstriyel distribütör ve üreticiler arasındaki tedarik zinciri ihtilali tam zamanlnda teslim üzerinde yoğunlaşmışken perakendeci ve tüketim mamulleri endüstrileri kendi tedarik zinciri markasını geliştirmişlerdir. Bunun adı Sürekli İkmal Programı (CRP-Continuous Replenishment Program) veya daha genel olarak Etkili Müşteri Yanıtı dır (ECR-Efficient Consumer Response). Temel düşünce satış noktası verilerinin perakendeciden tedarikçiye gerçek zamanlı olarak iletilmesi ve rafların otomatik olarak yenilenmesidir.

Tedarik zinciri yönetimi geliştikçe, aşagıdaki görüş yaygınlaşmaktadır: "Savaş benim firmam ile rakip firma arasında değil, benim tedarik zincirim ile rakip firmanın tedarik zinciri arasındadır"
Tedarik zinciri yönetimi konusunda önde gelen firmalar lojistik veya malzeme satınalma fonksiyonlarını yeniden yapılandırmaktadırlar. Yüksek teknoloji firmaları bu konuda en aktif olanlarıdır. 
En önde gelen firmalar yalnızca lojistik ve satınalma fonksiyonlarını yeniden yapılandırmakla yetinmemekte, rekabet avantajı sağlamak için diğer fonksiyonları da ele almaktadırlar. Bu konuda en atak girişimler uluslararası stoksuz teslim zinciri oluşturmaya çalışan Japon otomobil üreticileri tarafından yapılmaktadır. Ancak parçaları başka ülkelerden direkt olarak üretim hattına getirmek soğukkanlı olmayı gerektirmektedir. Zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.

Tedarik zincirinde firmalar az stokla çalıştıklarından, tedarik zincirindeki herhangi bir bağın kopması durumunda siparişleri karşılayamama söz konusu olacaktır. Tedarik zincirinin yeniden yapılanmasını yönlendiren, maliyetin düşmesinden çok müşterinin beklentileridir. Bu işe başlarken müşteriye hizmet vermedeki standardın ne olduğu sorulmalı ve cevaba göre strateji, stok politikaları, bilişim teknolojisi planları ve tedarik zinciri ortaklıkları belirlenmelidir.

10 Kasım 2011 Perşembe

Microsoft Dynamics – herkesin kullanabileceği şirket yazılımı

Dynamics_AX_NAV_CRM

Herkes için akıllı bir şirket çözümü
Şirketlerin başarısı daima karar verme süreçleri için zamanında ve hatasız bilgi erişimine dayanır. Daha sonra dijital devrim baş gösterir; şirket bilgilerinin hacmini ve karmaşasını artırır, hız artışı ve rekabetçi avantajı elde tutma becerisi gerektirir.

Pek çok şirket için bilgi savaşının kazanılması, başarı ve başarısızlık arasındaki farktan ortaya çıkmıştır. Bu savaşın tam ortasında, kağıt ya da kılavuz bazlı süreçlerden; yeni bir dinamizm ve rekabetçi yanı ekleyen dijital ve otomatikleştirilmiş süreçlere geçiş vardır. Tecrübelerimize dayanarak söyleyebiliriz ki, bu zorluğun üstesinden gelmek; yurtiçinde ya da birçok ülkede iş yapan şirketler ve başarısı belirgin sonuçlara dayanan şirketler için çok önemlidir.

Microsoft Dynamics’in yaptığı şey de aslında bu: karmaşık olanı basitleştirmek. Güvenli ve zamanında karar vermenizi sağlamak için şirket bilgilerini sizin ve şirket çalışanlarınızın anlayacağı bir formatta, net ve şeffaf bir şekilde sunmak.

Geniş Dynamics Ailesi
Microsoft Dynamics, şirketinizi daha güçlü, daha etkili ve daha karlı yapmanızı sağlayan bir dizi şirket yazılım ürününü tanımlamak için kullanılan marka adıdır. Finans, tedarik zinciri ya da müşteri ilişkileri yönetimi olması fark etmez; her türlü şirket ihtiyacını karşılayan ve şirketin başarıya ulaşmasına yardım eden bir Microsoft Dynamics çözümü her zaman vardır. Microsoft Dynamics çözümleri, şirket çalışanlarını ve şirket süreçlerini bir araya getiren bir teknoloji kullanarak, verimliliği ve etkinliği artırma imkanı oluşturarak şirket süreçlerinizi otomatikleştirir ve düzene koyar. Bu anahtar özellikler, şirketinizi daha iyigözlemleme imkanı sunarak şirketinizin değişen gereksinimlerini hızlı bir şekilde karşılamanızı sağlar. Bu sayede, Microsoft Dynamics çözümleri ile:

Finansmanınızın kontrolünü sürdürün ve yüksek etkinlik seviyeleriyle yönetin. Şirket planlaması yapmak için gereksinim duyan herkese, eksiksiz ve güncel mali bilgiler ve raporlar temin edebilirsiniz.

Rutin ve tekrarlayan fonksiyonları basitleştirin ve otomatikleştirin, böylece çalışanlarınız daha kritik işlere odaklansın.

Mali ve diğer raporlama gereksinimlerini daha kolay bir şekilde yönetin, şirket içi ve dışı alanlar da dahil.

Müşterileriniz ve potansiyel müşterilerinizle yakın ilişkilerinizi sürdürün, satış ve pazarlama girişimleri yürütün ve sonuçlarını takip edin. Oluşan müşteri taleplerini önceden belirleyin ve rakiplerinizden önce siz çözüm sunun.

• Tüm tedarik zincirinizi verimli ve hızlı ilerleyen bir akışa bağlayın,
- Hedeflerinize uygun olduklarından emin olmak için tedarikçinizin ve iş ortaklarınızın şirket değerlerini inceleyin.
- İşleri kolaylaştırmak ve diğer şirketleri sizinle iş yapmayı tercih eder hale getirmek için sofistike, iletişimsel, işbirlikçi ve self servis beceriler sunun.
- Müşteri memnuniyetini artırmaya yardım etmek ve giderleri azaltmak için dağıtımdaki etkililiği artırın.

Dynamics Ürün Ailesi
Özel şirket gereksinimlerini karşılayacak bir Microsoft Dynamics
ürünü mutlaka vardır.

Microsoft Dynamics® ERP:
Microsoft Dynamics® AX ve Microsoft Dynamics® NAV 2009 olarak iki ürün ile Türkiye’de temsil edilmektedir. Ana sektörlere odaklanmış iş ortakları ile, sektörlerin tüm ihtiyaçlarını sağlayacak tedarik zinciri, finans ve raporlama çözümlerini içerir.

Microsoft Dynamics® Retail Management System (RMS): Farklı perakende gereksinimlerini karşılamak için uyarlanabilir bir eksiksiz satış noktası (POS) çözümü sunar. POS süreçlerini ve mağaza faaliyetlerini otomatikleştirir ve birden çok mağazası olan perakendeciler için merkezi denetim sağlar. Yeni sürümü
Microsoft Dynamics POS 2009 adıyla çıkacaktır.

• Microsoft Dynamics® CRM: İlk iletişimden satın almaya ve satış sonrasına ya da servise kadar tüm şirket ilişkilerini netleştirmek ve bunu sürdürmek için gereksinim duyulan araçları ve becerileri sağlayan bir müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) çözümüdür.

Pek çok şirket için kazanmak ile kaybetmek arasındaki ince çizgiyi, bilgiyi nasıl yönettikleri belirliyor.

Şirketinizin başarısı direkt olarak çalışanlarınızın başarısına bağlıdır. Microsoft Dynamics; çalışanlarınızın önemli şirket kararlarını özgüvenle verebilmesini sağlayan uyarlanabilir şirket yönetim çözümleridir. Microsoft Dynamics; diğer Microsoft ürünlerine benzer ve onun gibi çalışır - uyarlamayı kolaylaştırır ve yeni bir
çözüm uygulanmasından doğan riskleri azaltır.

Bu çözümlerin kimler için uygun olduğu, ne yaptıkları ve sizinki gibi bir şirkete ne tür avantajlar sağladıkları hakkında bilgi sahibi olmak için bu dokümanı okumaya devam etmenizi arzu ederiz. Birbirinden değerli başarı hikayelerimizde, müşterilerimizin elde ettikleri faydalar sizler için de farklı bir bakış açısı getirip, yeni
ufuklar keşfetmenizi sağlayabilir.

www.pargesoft.com.tr Microsoft Dynamics ERP ürünleri Türkiye Çözüm Ortağı.

1 Eylül 2010 Çarşamba

TAM ZAMANINDA ÜRETİM ( JIT) JUST IN TIME )

Japon şirketleri, 1973 petrol krizi sonrasında girdikleri darboğazdan kurtulmak ve düşen karlılık düzeyini yükseltmek amacıyla, yeni yöntem arayışlarına girmişlerdir. Bu çabalar sonucunda TOYOTA firmasının geliştirdiği Tam Zamanında Üretim ( Just In Time) doğdu. Bu sistem, çeşitli tüketici istekleri ve sürekli artan uluslararası rekabet koşullarında olgunlaştırıldı. Günümüzde bu sistem, tüm sanayi şirketlerinin uygulamayı hedeflediği bir model haline geldi.
TAM ZAMANINDA ÜRETİM NEDİR?
Felsefenin hedefleri; israfı ortadan kaldırmak, kaliteyi geliştirmek, verimliliği arttırmak, ürünlerde ve üretim sürecinde sürekli gelişmeyi sağlamaktır. “Tam Zamanında” terimi, genellikle sloganlaşan tanımıyla sadece gerekli parçaların, gerekli olduğu miktarlarda, gerekli görülen kalite düzeyinde, gerekli olduğu zaman ve yerde üretilmesi durumunu açıklar.
Günümüz kıt kaynaklan yönetiminin de gerektirdiği gibi, pazar payını dikkate alarak stoğa yönelmeden üretim yapılmalıdır. Bu sayede parti büyüklükleri küçülecek ve bir ay aşırı üretim yapıp (talep+stok) ertesi ay boş kalmak da önlenebilecektir.
Değişik uygulamalar temelinde Tam Zamanında Üretim ( JIT ) sistemine çeşitli tanımlar getirilebilir. Bu tanımların bazıları, sistemi yalnızca stokların azaltılmasıyla sınırlar. Oysa, JIT bundan çok daha geniş kapsamlıdır. Yalnızca imalatla ilgili etkinliklerde değil, malzeme temininden depolamaya, bakım onarımdan mühendislik tasarımına, satıştan üst yönetime kadar üretim sisteminin diğer alanlarında da etkisini hissettirir. Çünkü JIT, tüm kuruluştaki zaman ve kaynak kayıplarının önlenmesi ve yok edilmesi yoluyla iş verimliliğinde önemli ölçüde ve sürekli iyiyleştirmeyi amaçlayan bir stratejidir. Daha genel bir ifade ile, JIT felsefesi, tüm birimlerin katılımıyla en az maliyet ve en yüksek müşteri memnuniyetini sağlayacak sürekli iyileştirmeyi amaçlayan bir stratejidir.
Önce sat sonra üret şeklinde özetlenebilecek bu ilkenin işleyişinde mamul-yarı mamul malzemeden oluşan gereksiz stoklar ortadan kalkıyor.
Stoksuz üretim veya envanter gibi isimlerle de bilinen JIT, tüm üretim kaynaklarının optimum kullanımı ilkesine dayanır. Bu sistemde kapital, ekipman ve işgücü gibi girdiler, en uygun bileşkelerde kullanılır. Müşterinin kalite ve teslimat konusundaki gereksinimlerinin en düşük maliyetlerle karşılandığı bir sistemin geliştirilmesi amaçlanır.
JIT’in hedefi üretimde üretkenliği engelleyen, müşterilere gereksiz maliyetler yükleyen veya firmanın rekabet gücünü tehlikeye sokan her türlü ögeyi ortadan kaldırmaktır. JIT: sisteminin geçmiş uygulamaları yok etmek gibi bir iddiası yoktur. Kendi içinde entegre bir sistem olmasına rağmen, uygulamada kuruluşun bütün birimlerini içine alması gerekmeyebilir. Ancak JIT, yan sanayi ilişkilerinden teslimata kadar, üretimle ilgili her aşamada, geleneksel yaklaşıma ters düşebilecek yeni kavram ve davranış değişiklikleri gerektiren bir sistemdir.
Kültürel bakımdan JIT ile Japonya arasında kuvvetli bağlar mevcuttur. JIT’ in Toyota imalat tesislerinde gelişmesi bu güçlü kültürel etkilerden bağımsız değildi. Japon çalışma ahlakı bu faktörlerden biridir. Bu çalışma ahlakı 2.Dünya Savaşından kısa süre sonra ortaya çıktı ve Japonların ekonomik başarısının tamamlayıcı bir parçası olarak görüldü. Bu dünyadaki en iyi üstün nitelikli yönetim tekniklerinin geliştirilmesinin arkasındaki birincil motivasyon faktörüdür. Japon çalışma ahlakı aşağıdaki maddeleri içerir.
    Çalışanlar sürdürülebilir gelişmeyi araştırmak ve daimi kılmak için yüksek derecede motive edilmelidir. Şirketler yeteneklerin birleştirilmesi, bilgini paylaştırılması, problem çözme yeteneklerinin ve fikirlerinin geliştirmesi ve ortak hedeflere ulaşma gereksinimleri için grup çalışmasına odaklanmalıdır. Çalışma zamanları boşta kalma zamanların üzerinde olmalıdır. Japon işçileri günde 14 saat çalışmaları normal karşılanır. Çalışanlar geriye kalan kariyerlerini tek bir firmada devam ettirmek isterler. Bu şekilde çalışanlar yeteneklerini geliştirme fırsatı bulurlar ve bu da şirkete sayısız kazanç sağlar. Bu çıkarların ortaya çıkışı işçi sadakati düşük işçi değiştirme maliyeti ve şirket hedeflerine ulaşmadır.
Ek olarak JIT limit dışı uygun kaynakların en yüksek kullanım derecesini elde etmek amacıyla önerilebilir. Baskı ile karşılaştıklarında, Japonlar üretim proseslerinde optimal maliyet\kalite ilişkilerine ulaşmaya çalıştılar. Bu israfı önlemeyi ve malzemeleri ve kaynakları olabilecek en etkili şekilde kullanmayı gerektirir.
JIT sisteminin özellikleri:
    Operasyon sırasına göre dizilmiş makineler Küçük ve ucuz teçhizat Tek parça akış üretimi Çok yönlü işgücü Kolay devreye alınabilen/çıkartılabilen operasyonlar U tipi hücresel yerleşim planları Tanımlı standart operasyonlardır.
JIT’İN UNSURLARI, ESASLARI, TEKNİKLERİ, VE YARARLARI
JIT’in üç temel ana esası;
    Savurganlığı ve kaçağı elimine ederek önleme, Toplam kalite kontrolü, Personel ve işçi politikalarıdır.
JIT’in esaslarının özelliklerini vurgulamak ve belirtmekte fayda vardır.
    Ürün dizaynı aşamasında yaşanan üretim problemlerini göz önünde bulundurarak, mükemmel bir arz ve ürün dizaynı kesişmelerini sağlamak, Hammaddenin alımının zamanında olmasını sağlayacak iş bağlantılarını yapmak, İleri görüşlülük, ileride neler olabileceğini iyi gözleyebilmek , Kanban metodunu kullanmak, Arz-talep dengesini, arza göre ürünün üretiminin zamanını ve siparişin hazırlık aşamasını iyi ayarlamak, Etkili bir çark sistemini, yani hammadde ve malzemeden ürüne ulaşan çark sistemini daha hızlı ve etkili olarak sağlamak.
Kullanılan JIT üretim metotlarında bulunan bazı önemli unsurlar vardır;
    Bir takım, tek tip üretim çizelgesini kurma, Çalışma alanlarını birleştirerek çekme metodunun uygulanması, İş merkezleri arasında uyumlaştırmanın sağlanması, Satın alma ve üretimin küçük miktarlarda yapılması, Hızlı, çabuk, ucuz tesis kurma ve ayarlamalar, Birden fazla becerisi olan ve elastiki yeteneğe sahip iş görenler, Yüksek kalite sevgisi ve düzeyi, Öncelikli ve etkili bakım, İlerlemeye yönelik çalışma.
JIT’in esasları başarılı bir çok ülkede ve firmada kullanılmıştır. Firmalar bu metod sayesinde dünya standartlarında rekabete ulaşmayı başarmıştır. Bu başarılar bazen sıfır yatırımla, sıfır stokla ve stoksuz üretimle, stok yapmadan elde edilmiştir.

JIT’I kullanarak başarı elde etmiş firmaların teknikleri;
a- Personeli takım çalışmasına sevk edip, disiplini ve kalite konusunda tüketici teşviği sağlayarak, herkesin kendi işiymiş gibi çalışmasını sağlamak,
b- Tam bir kalite kontrolü sağlamak. Bu da her işgörenin üretiminin kalitesinden kendisinin sorumlu olmasıdır.
c- Tam zamanında üretimi çok düşük bir stok seviyesi ile gerçekleştirmek için de, malların ihtiyaç olacak zamandan biraz önce üretimini sağlamaktır.
İşletmenin üretim sistemlerinde JIT’in kullanılması durumunda bir takım faydalar sağlanması mümkün olacaktır. JIT’in uygulanmasıyla elde edilecek yararları şu şekilde özetlemek yararlıdır:
    Yatırım ve uygunsuz çalışma ortamından hızlı bir düşüş, Malın üretimi ve sonrası satışında bekletme zamanı az olacağından fazla yer ihtiyacı olmaması, Malın kalitesi artar ve atık maliyetleri azalır. Atık maliyetinin düşmesinin nedeni ise az miktarda üretim olacağından, yapılacak bir hatada atık da az olacaktır, Ufak üretimler sayesinde hem üretilen malın, hem de stoklanacak hammadde ve malzemenin bakım ve benzeri maliyetleri düşük olur, Bir arada çalışma sayesinde de işgörenler birbirlerini görür, işlerini tanır, birbirlerine yardımcı olur, iletişim hızlanır. Bunlar da takım çalışmasının esaslarındandır. Merkezi üretim şekli sayesinde, üretim sorunları ve üretim esasları çabuk halledilebilir, Üretim maliyetleri azalır, işgücü verimliliği artar ve ürün kalitesi gelişir, Tüketici hizmetlerinde gelişme olur, Daha ufak iş çarkları oluşur.
Günümüzde birçok üretim sistemi, talebin miktar ve niteliklerindeki istikrarsızlık sorunuyla karşı karşıyadır. Bu denli değişken ve çeşitli talep değişikliklerine uyum göstererek müşterinin tam tatmini ile beraber, işletmenin karlılığını sağlayabilmesi çeşitlilik ekonomisidir. Bu yapının sağlanması da esnek teknolojik yatırımlarda mümkündür.

Günümüzde firmalar üretimin otomasyonu ve entegrasyonu ile ilgili programlar üzerinde durmaktadır. Otomasyon; insan gücünün makine ile ikame edilmesidir. Bu da sermaye yoğun bir yapı gerektirmektedir.sermaye yoğun teknolojilere yapılan yatırımlar, birim üretim maliyetlerinin düşmesini ve üretimde standartlığı sağlar. Entegrasyon; işletme içindeki fonksiyonel birimler arasındaki fiziksel ve bürokratik stokların azaltılması, mümkünse ortadan kaldırılmasıyla firmanın bütünleşmiş bir yapıda olmasını ifade eder.
Üretim tesislerinde esnek üretim sistemlerinin devreye sokulması ve satış, üretim, satın alma fonksiyonlarının entegrasyonu işletmenin ürün, servis dolayısıyla rekebet gücünü arttırır.
Örneğin: satış-üretim entegrasyonunu gerçekleştirmiş olan TOYOTA firması müşterilerine satın alacakları arabaların birçok özelliğini saptama olanağı vermektedir.
İşçiler büyük partiler yerine küçük partilerle çalıştığında, mamuldeki hatayı görmeleri kolaylaşır. Özellikle işçiler uzmanlıklarına göre bölümleştirildilerse, işçi bir öncekinden kendisine ulaşan parçadaki hatayı anında görüp buna anında müdahale edebilir. Bu da hatalı parça oranını düşürür. Ayrıca ürüne değer katmayan her şey firedir. JIT felsefesinde firenin tanımı, üretilecek miktar için gerekli olan minimum düzeyde ekipman, malzeme, işçi ve alan dışında kalan herşeydir.
JIT’İN İLKELERİ
1- Her üretim birimi, hem müşteri, hem sunucudur.
2- Müşteriler ve sunucular, üretim sürecinin uzantısıdır.
3- Sürekli olarak basite giden yollar aranmalıdır.
4- Problemi çözmek yerine, önlemek gerekir.
5- Malzeme, yarı mamul, mamul, ihtiyaç duyulduğu anda ( tam zamanında ) üretilir ya da elde edilir.
JIT’İN AŞAMALARI
Tam zamanında üretim ( JIT ) sisteminde hammadde girişinden, ürün oluşumu ve çıkışına kadar geçen süre beş aşamadan meydana gelmektedir.
Ürünün üzerinde çalışıldığı süre.
Kontrol süresi: Ürünün istenilen kalitede bulunması, eğer bu seviyede değilse,
istenilen kaliteye gelinceye kadar yapılan çalışmalar için harcanan süre.
Taşıma süresi: Ürünün bir yerden diğer yere taşınması için geçen süre.
Bekleme süresi: Ürünün, işlem görme, taşıma, kontrol gibi unsurlar için beklediği süredir.
Depolama süresi: Yarı mamul ve mamullerin işlem görme ve veya sevk edilme için stok kapsamına alınıp bekletildiği süredir.
Bu aşamalardan sadece işlem süresi ürünün değerini arttıran ve bununla ilgili çalışmaları kapsayan basamaktır. Diğer dördü maliyeti arttırır. Bu nedenle JIT’in hedefi, işleme süresi dışındaki süreleri kaldırarak, maliyeti düşürmektedir. Bu nedenle sıfır stok, sıfır makine ayarlama zamanı, sıfır temin zamanı ve sıfır malzeme taşıma üzerinde durulur.
ÖNERİLER
    Tam zamanında üretim bir sürekli iyileştirme olarak görülmelidir. Tam zamanında üretim bir yatırım projesi olarak ele alınmak ve işletme bazında; yatırım giderleri, olası yararları ile birlikte değerlendirilmelidir.
Değer ve Muda:
Genellikle JIT’in ne olduğu sorusuna verilen cevaplar bu sistemin bir Kanban sistemi olduğu ya da stoksuz üretim anlamına geldiği yolundadır. Toyota Üretim Sisteminin tam tarifini yapmak gerekirse israfların (mudaların) tamamen ortadan kaldırılmasını (elemination of waste) amaçlayan bir sitemdir. Bu bakış açısından bakıldığında ise bir üretim siteminin ötesinde bir felsefe olduğu da söylenebilir.
Muda Japonca da israf demektir. JIT terminolojisi açısından muda ürün üzerinde katma değer yaratmayan tüm faaliyetlerdir. Mudayı iki tipte tanımlamak mümkündür:
Ürün üzerinde değer yaratmamasına rağmen, mevcut teknolojiler ve üretim varlıkları nedeniyle kaçınılmaz olan mudalar. (Kaliteyi sağlamak için muayene yapmak)
Hiçbir değer yaratmayan ve hemen kaldırılabilen mudalar.
Mudaya Karşı 6 Sıfır
Toyota Üretim sisteminin temelini “entegre fabrika” tanımı oluşturur. Bu fabrika teknik boyutlarıyla altı sıfırdan oluşan bir üretim modelidir:
1.      Sıfır stok (sıfır mal fazlası, sıfır depo)
2.      Sıfır hata
3.      Sıfır çelişki
4.      Üretimde sıfır ölü zaman
5.      Müşteri için sıfır bekleme süresi
6.      Sıfır Kağıt (sıfır bürokrasi ve sıfır gereksiz iletişim)
JIT Sisteminin Dayandığı Temeller
    Ürünleri Ekonomik Üretime Yönelik Dizayn Etmek
Ürün dizayn edilirken, temin edilebilen üretim araçları ve süreçleri göz önünde bulundurulmalıdır. Gereksiz karmaşık işlemler kaldırılmalı ve ürün en az maliyetle üretilecek şekilde dizayn edilmelidir. Ürün dizaynında; modüler yapı ve basitlik mühendisin rehberi olmalıdır.
    İmalat Akışını Kolaylaştırmak İçin İşyeri Düzenlemesi Yapmak
İşyeri düzenlemede; malzeme hareketlerini en aza indirecek veya ortadan kaldıracak değişiklikler yapmalıdır. İmalat ön sürelerinin (leadtime) %90’ını işlevi üretim olmayan süreçler (non-production time) oluşturmaktadır.
    Çalışanların Katılımını Sağlayıcı Programlar Oluşturmak
İmalat sürecine çalışanların bilgisini katan ve çalışanları motive edici programlar oluşturulmalıdır. (Kalite kontrol çemberleri vb.)
    Doğru Veriyi Elde Etmeye Yönelik Çalışmalar Yapmak
Hiçbir sistem yanlış veri ile çalışamaz. Verilerin doğruluğu ve kesinliğini sağlamak için sorumlu insanlar atanmalı ve doğruluğu ölçmek için programlar oluşturulmalıdır.
    Kağıt Çalışmasını Azaltmak
Çok fazla kopyalanmış rapor, zamanla güncelliğini yitirir ve karar verme aşamasında geçersiz hale gelir. Veriyi güncelleştirmek, anında veriyi alabilmek ve etkileşimli karar vermek için gerçek zamanlı (real time) ve çevrimiçi (on-line) sistemler kullanılmalıdır.
    Iskartayı Azaltmak
Iskartanın oluşması; öncelikle kapasite, işgücü ve malzemenin israf edilmesidir. Iskartanın maliyeti, üretilen ürünün değerinden daha fazladır. Gerçek maliyet, aynı zamanda yeniden çizelgeleme, yeniden sipariş, sevkıyat, kayıp ön süreleri, vb. maliyetleri içerir.
    Stokları Azaltmak
Aşırı stoğu ortadan kaldırmak gerekir. Çünkü bu aşırı stok sadece gereksiz bir maliyet oluşturmaz aynı zamanda da işletme içindeki diğer problemleri de gizler. Stoklar çok fazla kişinin istihdam edilmesine, çok çeşitli güvenlik stoklarına ve üretim sürecinde (just in case) oluşan stoklara neden olmaktadır. Bu yüzden stokları en az düzeye düşürmek gereklidir.
    Bütün Alanlarda Sürekli Gelişmeyi Sağlamak
Varılacak hedefler ortaya konmalı ve bunlar başarıldığı zaman daha büyük hedefler ortaya konmalıdır. Örnek olarak verilerin %100 doğruluğunu sağlamak, sıfır ıskarta, sıfır stok düzeyine ulaşmaya çalışmak gibi. Bu hedeflere, gerçek problemler çözülerek ulaşılabilir.
Bu temel JIT prensipleri genel niteliklidir. Verimliliğini ve karlılığını arttırmak isteyen her işletme için uygundur. Verimliliğe ulaşmakta gerekli şartlar ise aşağıda sıralanmıştır:
    Doğru ve tam bilgi Hızlı haberleşme Kaliteye önem verme İsrafı ortadan kaldırmak için yaratıcı çözümler geliştirmek
JIT’ in Diğer Klasik Sistemlerden Farkı
JIT prensibini uygulamak isteyen bir yönetici konuyu daha derinden incelediği takdirde, geleneksel stok kontrolü ile arada önemli fark bulunduğunu görür. JIT prensibinin uygulandığı üretim sisteminin üretim özellikleri şöyle sıralanabilir:
Mamul politikası : Pazar sınırlıdır, az çeşit, çok miktar, düşük maliyet ve yüksek kalite öncelik taşır.
Kapasite kullanımı : Son derece esnek, verim nispeten az.
Fabrika düzeni : Sürekli akış, küçük alanlar, taşıma uzaklıkları.
İşgücü : Değişik yeteneklere sahip, esnek işgücü, ekip çalışması, işçiler
arasında sıkı işbirliği, etkin bir öneri sistemi, fertlerin sorumluluk taşıması, ödül sistemi.
Üretim programları : Küçük parti hacimleri, bir modelden diğerine geçiş süresi çok kısa.
Stoklar : İş istasyonları arasında minimum stok, malzeme ve parça  siparişleri çok küçük.
Tedarik kaynakları : Az sayıda tedarik kaynağı, etkin haberleşme, zamanında teslim. Tedarik kaynakları firmaya yakın mesafede.
Kalite : Çok düşük ıskarta oranı, seyrek muayene istasyonları, sürekli proses kontrolü.
Tamir bakım :Basit tamir bakım işçinin sorumluluğuna verilir. Koruyucu bakım  ağırlık taşır.
Üretim kontrolü :İşçiye sorumluluk verilir, kontrol işlemleri basit, fazla kayıt yok.
Tablo 1. Geleneksel ve JIT üretim sistemlerinin karşılaştırılması
GELENEKSEL ÜRETİM SİSTEMİJIT SİSTEMİ
Yığın üretimMakine tesislerindeki (gruplardaki) daha küçük parçalar üzerinde dikkatlerin toplanması
Fazla miktarda stokAzaltılmış stok
İmalat kurma ve yeniden faaliyete geçme süresine maruz kalınmasıİmalat kurma ve yeniden faaliyete geçme süresinin minimize edilmesi
Bir veya iki maliyet havuzundan geçerek genel imalat maliyetlerinin dağıtılmasıÜretimin az masrafla gerçekleştirilebilmesi için gerektiği kadar birkaç maliyet havuzu ile genel imalat maliyetlerinin dağıtılması
Üretim faaliyeti bittikten sonra kalite kontrolSürekli kalite kontrol
Normal ve anormal artıkların bulunmasıArtıkların tümünün anormal olması
Tek yönlü tecrübesi olan işçilerin çalıştırılmasıÇok yönlü tecrübesi olan işçilerin çalıştırılması

24 Haziran 2010 Perşembe

İşletmelerde Optimum Stok Yönetimi – MRP İle Stok Kontrolu


MALZEME MİKTARI İLE İLGİLİ SORUNLAR

Sanayi işletmelerinin kullandıkları malzemenin çeşitleri kimi kez binlerce kaleme ve eldeki malzeme stoklarının değeri de milyarlarca liraya varabilir. Bu nedendir ki sadece imalat esnasında kullanılan malzemenin cinsi değil, malzemenin elde bulunması gereken miktarı da önem gösterir. Ortaya çıkan sorunlar;

1. Sürekli ve alakasız bir üretime olanak verebilmek için gerekli tür ve nitelikte malzemeden elde yeterli miktarda bulundurmak

2. Eldeki stoklara olabildiği kadar az sermaye bağlamak

3. Eldeki malzemeyi zaman ve emek bakımından en kolay kullanılabilecek biçimde güvenlik içinde bulundurmak.

Sıralanan sorunlar kısmen üretim bölümünü, kısmen de yönetim ve finansman servislerini ilgilendirir. Bir sanayi işletmesinde üretimden sorumlu olanların amacı, imalat programının aksaksız olarak gerçekleştirilmesidir. Buna göre malzeme eksikliğinden üretimin aksaması gibi bir sorunu ortadan kaldırmak için üreticiler her malzemeden olabildiğince fazla elde bulundurulmasını isterler.

İşletmede finansman bölümünün amacı ise işletmenin faaliyetlerini en az sermaye bağlayarak gerçekleştirmektir. Bundandır ki finansman bölümü çalışanları stokların gereksinimi karşılayabilecek en düşük düzeyde tutulmasını isterler. Bu iki zıt görüşü birleştirmek amacı ile işletmecilikte “Stok Kontrolu” son yıllarda büyük önem kazanmış ve bu alanda matematiksel yöntemler ve bilgisayardan geniş çapta yararlanılmıştır.Ve bu amaçları gerçekleştirebilmek için, başvurulabilecek başlıca önlemler;

1. Her şeyden önce satış ve üretim kısımları arasında eşgüdüm sağlanmalıdır. İşletmenin “üretim planı” yapılan satış tahminleri doğrultusunda hazırlanmalı.

2. Hangi mamullerden ne miktarda üretileceği kararlaştırıldıktan sonra, programı gerçekleştirmek için gerekli malzemenin cins, miktar ve tedarik zamanı ile ilgili “malzeme tedarik planı” yapılmalıdır.

3. Satın alma işleri bir merkezden ve düzenli yürütülmeli, fiyat bakımından en uygun koşullar sağlanmaya çalışılmalı.

4. Malzemenin güvenli ve imalata kolay varabilecek bir şekilde bulundurulması sağlanmalıdır. Kullanım ve stok miktarı hızlı ve sağlıklı kontrol edilmeli.

OPTİMAL SİPARİŞ MİKTARI
Bir malzemeden bir seferde ne miktarda satın alınması halinde işletme için en az maliyet olacağı konusu literatürde “optimal sipariş miktarı” olarak geçer. Bu sorun yalnızca dışarıdan malzeme satın alınması değil, işletmede imal edilecek bir mamulün parti ve seri büyüklüğünün saptanması için de söz konusu olur. Konu şu sorularla daha iyi açıklanabilir. Bir malzemeden ufak partiler halinde, fakat bir zaman zarfınsa bir çok kez sipariş vermek mi daha uygundur. Yoksa bir seferde örneğin bütün bir yılın gereksinimini karşılayacak miktarda malzeme sipariş etmek mi daha hesaplıdır.

ÇOK STOK BULUNDURMANIN MALİYETİ

1. Çok stok için daha büyük bir depo yerine ihtiyaç olduğundan, depo kirası ve depo binası amortismanları çok olur.

2. çok stok çok sermaye bağlamasını gerektirdiğinden, faiz maliyetleri yükselir.

3. Büyük stoklar fiziki bakımdan bozulabileceği gibi faiz bakımından da değer kaybına uğrayabilir. Karşılaşılabilecek rizikolar için ödenen sigorta primleri de maliyeti artırır.

4. Büyük stoklar, stok bulundurma ve kayıt işlemleri için daha çok eleman, malzeme ve enerji maliyetleri gerektirebilir.

AZ STOK BULUNDURMANIN MALİYETLERİ

1. Az stok bulundurmak ufak partiler halinde fakat çok sayıda sipariş vermek demek olacağına göre, sipariş, nakliye ve depolama işlemleri maliyetleri çok olur.

2. Yetersiz stok yüzünden üretim aksayabilir ve bu aksamalar maliyete katma değer sağlar

3. Üretim aksaması dolayısıyla satışlar da azalacağından, satışlardan beklenen katkı da düşer

4. Üretim ve satış akaklıkları yüzünden kaybedilen müşteriler, işletme için bir “goodwill” veya firma değeri kaybı olur

STOK BULUNDURMA (STOKLAMA) MALİYETİ

Çoğunlukla belirli bir yüzde veya birim başına belirli bir tutar olarak kabul edilen bu maliyetlerin ortalama stok için yapılan faiz, kira, sigorta, v.s. gibi bütün maliyetleri içine aldığı varsayılmaktadır. Ortalama stok olarak sipariş miktarının ½’si temel alınmaktadır.

SİPARİŞ MALİYETLERİ

Bir siparişin verilmesinden depoya girmesine kadar geçen her türlü yazışma, tesellüm, kontrol ve kayıt maliyetleri “sipariş maliyeti” olarak tek bir tutar biçiminde belirtilmektedir. Pratikte belirli bir hesap dönemi içerisinde katlanılan bu tür maliyetlerin sipariş sayısına bölünmesiyle ortalama bir sipariş maliyeti hesaplanmaktadır. Optimal sipariş miktarını bulabilmek için, yukarıda sözü geçen iki maliyetin toplamının en az (minimum) olması gerekmektedir.

STOK KONTROLU

Stok kontrolünün en önemli sorunlarından biri olan optimal sipariş miktarı konusu yukarıda incelendikten sonra, bu kontrolle ilgili diğer bazı sorunlarda aşağıdaki gibidir.

a) En az stok miktarı Herhangi bir hammaddeden elde en az ne miktarda bulunması gerektiği özellikler şu faktörlere bağlıdır.

- Günlük kullanımı

- Tedarik süresi

- Emniyet stoku ihtiyacı

Bir malzemeden günlük kullanım miktarı ne kadar çok ve bu malzemenin tedarik süresi ne kadar uzun olursa, elde o kadar çok stok bulundurmak gerekmektedir.

b) Stok miktarının izlenmesi Çeşitli malzeme için en az stok miktarı saplandıktan sonra, eldeki stokların fiilen bu miktarların altına düşüp düşmediğini sürekli olarak izlemek ve kontrol etmek gerekir. Bu konuda uygulanan birkaç yönteme kısaca değinmekle yetinelim. ABC Yöntemi: sanayi işletmelerinde az veya çok kullanılan

http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics AX NAV CRM ERP Partneri

http://www.karedanismanlik.com/ web sitesinden alıntıdır.

14 Haziran 2010 Pazartesi

Microsoft Business Intellgence - About BI

Microsoft leads the industry in business intelligence solutions.


Microsoft business intelligence solutions are scalable and designed to evolve with your business. With continuous innovation since initial release, Microsoft business intelligence solutions are built on open, industry-wide standards – making integration with your other systems easier and less costly than the alternatives.

BI Benefits

Improve organizational effectiveness
Microsoft business intelligence enables you to create and manage information through an integrated system that includes core business productivity features, such as collaboration tools, search capabilities, and content management. The workplace becomes highly efficient, resulting in cost savings and low total cost of ownership (TCO).

BI In Action

Accurate, integrated data empowers success at Northumbria University
Stakeholders at Northumbria University use Microsoft Business Intelligence solutions to gain access to near real-time, streaming reports to support effective decision-making.

"Within one year the team was able to launch the full decision support system, a user friendly web-based portal, called Northumbria World. It includes dashboards, scorecards, KPIs and advanced drill-down capabilities. We almost surprised ourselves with the rather quick and smooth implementation process -- it really exceeded expectations every step of the way." Eugene McCrossan, Financial Planning Director for Northumbria

Enable IT efficiency while reducing costs

With Microsoft business intelligence, you can cut costs and reduce complexity by leveraging existing IT investments to extend the reach of technology you already own.

Because Microsoft Excel, SQL Server and SharePoint are integrated and inter-operable, you can rely on your existing IT resources and skill sets for faster implementation and lower total cost of ownership.

Conceptus Achieves Effective, Integrated Solution at Half the Cost
Conceptus deployed Microsoft business intelligence solutions to achieve increased visibility into key data and trends at half the cost of a competitor.

"By choosing Microsoft, we gained an effective BI solution at half the cost of an alternative. We were able to use our existing CRM and ERP systems and our existing data warehouse for building the OLAP cubes." Jeff Letasse, Vice President of Information Technology and Business Systems

http://www.pargesoft.com/ Microsoft Business Intelligence Partner

12 Haziran 2010 Cumartesi

MRP’ nin Varsayımları, Önkoşulları ve Karakteristikleri

MRP, ana üretim planını göz önünde tutarak, her bir parçadan ne zaman , ne kadar gerektiğine karar verip ekonomik parti büyüklükleri halinde sipariş verilmesini sağlar, böylece stokları minimize eder. Yüksek maliyetler getiren bazı parçaların stokta tutumu bu şekilde önlenip, maliyetler düşürülür.

MRP sistemi bazı varsayımlar ile çalışır. Artık standart hale gelmiş MRP sisteminin temelini oluşturan ana varsayımlar ve gerekli ön koşullar şunlardır.

1. Varsayımlar

MRP sistemi, kontrolü altındaki tüm envanter birimlerinin temin sürelerinin bilindiğini varsayar.

MRP sistemi, kontrolü altındaki tüm envanter birimlerinin stoğa girip çıktığını varsayar.

MRP sistemi, brüt ihtiyaçların tespiti aşamasında, bir montaj için gerekli tüm alt parçaların, o montaj parçasının üretimi için iş emri verildiği anda hazır olduğunu varsayar. Yani :

Her bir montaj parçası en az birkaç bileşen parçadan oluşur.

Birim montaj parçası için üretim zamanı yani;bileşen parçalarının bir araya getirerek montaj parçasının elde edilmesi için gerekli zaman oldukça kısadır.

Kesikli dağıtım ve bileşen parçalarının kullanımı:örneğin herhangi bir parçadan, üretim hattında 50 adet gerekiyorsa, MRP sistemi tam 50 adet parçanın üretim hattına sevk edileceğini ve bunların hepsinin tüketileceğini varsayar. Yapısı sürekli olan malzemeler (adet cinsinden ölçülemeyen saç levha, tel vb. malzemeler) bu varsayımın dışındadır.Bu durumda ,sistemin bu tür envanter birimlerine uygun olarak düzeltilmesi gerekir.

Bir diğer varsayım da süreç bağımsızlığıdır. Süreç bağımsızlığı şu şekilde açıklanabilir: herhangi bir envanter biriminin imalatı için verilen iş emri tamamen kendi başına başlatılıp, bir diğer iş emrinin tamamlanmasını beklemeden bitirilir.Bu durumda aşağıda belirtilen ilişkiler standart MRP sistemi için söz konusu olamaz:

i)”parça çiftleşmesi” olarak bilinen ilişkiler.Örneğin 30 no’ lu operasyondaki A parçası ,50 no’ lu operasyondaki B parçası ortak bir yüzey işlemi için bir araya gelmelidir.

ii)”tezgah hazırlama bağımsızlığı ” olarak bilinen ilişkiler.Örneğin Y parçası için tezgah hazırlama iş emri, sadece X parçası için önce tezgah hazırlandığında başlatılabilir. Daha çok süreç tipi sistemler için söz konusu olan bu tip ilişkiler, standart MRP sisteminde kullanılmaz. Ancak standart sistemde gerekli düzeltmeler yapılarak, MRP yaklaşımının, süreç tipi üretim ortamında kullanılması sağlanır.

2. Önkoşullar

Ana üretim planı

MRP sisteminin işleyebilmesi, kuruluş içinde bir ana üretim planının bulunmasına bağlıdır.Ana plan, son ürünlerin ne kadar ve ne zaman üretilmeleri gerektiğini belirler.

MRP sistemi, ana üretim planının “malzeme listesi” cinsinden (parça numaraları cinsinden ) ifade edilebileceğini kabul eder.Bu sistemin anlayabildiği tek lisan “parça numaraları”dır. Parça numaraları, malzeme,parça, yarı montaj ve son ürünleri tek tek tanımlayan envanter birimleri numaralarıdır.

Her envanter birimi, bir kodla (parça numarası) tanımlanmalıdır. Bu kodlama sistemi kolay anlaşılıp kullanılabilen ve karışıklığa yol açmadan birimleri tanımlayabilen bir yapıya sahip olmalıdır.

Malzeme listesi – ürün ağacı bilgileri

Malzeme listesi, sadece son ürünü üretebilmek için gerekli tüm malzemelerin bir dökümü olmayıp, ürünün yapılma aşamaları ile üretim yöntemleri gibi bilgileri de içerir.

Envanter kayıtları (envanter durumu bilgileri)

Envanter kayıtları, sistemin kontrolü altındaki tüm birimlerin envanter durumları hakkındaki veriler içerir.

Ürün ağaçları bilgileri ile envanter durumu bilgileri kütüklerindeki verilerin doğru, tam, güncel ve bütünlük içinde olmaları ihtiyacı: Hiç şüphesiz ki MRP sisteminin çıktıları, kullanılan verilerin doğruluğu derecesinde doğru olacaktır.

Klasik stok kontrol yöntemleri kullanılan işletmelerde genellikle bu iki veri kütüğü oldukça zayıf yapıdadırlar. Sipariş noktası yönteminde ürün ağacı ve malzeme listeleri bilgilerine ihtiyaç duyulmaz.

3. Karakteristikler

Ürün Yapısına Bağlılık

Malzeme İhtiyaç Planlaması sistemi kontrolü altındaki her bir birime duyulan ihtiyacı belirlerken ürün ağacını, diğer bir değişle ürün ağacında belirlenmiş olan ilişkilerini kullanır. Ürün ağacında son ürünün üretimi veya montajı için gerekli olan bileşen ve montaj parçaların ihtiyaçlarının belirlenmesini sağlar.

Geleceğe Yönelik Olmak

Malzeme İhtiyaç Planlaması sistemi sadece geçmiş dönemlere ait verilere dayanarak tahminlerde bulunup ihtiyaçları bu tahminlerden çıkarmaz, halihazırda bulunan Ana Üretim Planını kullanarak gelecek dönemlerdeki malzeme ihtiyacını belirler.

İhtiyaçları Zaman Periyodunda Göstermek

Malzeme İhtiyaç Planlaması sisteminde herhangi bir parçaya olan ihtiyaç, zaman boyutunda periyotlar itibariyle gereksinim duyulan miktar olarak belirlenir. Bu ihtiyaçları karşılayacak siparişlerin açılış tarihi ve miktarı ise temin süresi, sipariş parti büyüklüğü gibi bilgiler ışığında belirlenir.

Kontrollü Yapısı Sayesinde Öncelik Planlaması Yapmak

Malzeme İhtiyaç Planlaması herhangi bir parçaya olan ihtiyacı karşılamak üzere açılacak siparişin tarihini belirlerken açılması gereken diğer siparişleri göz önünde bulundurur. Ürün ağacı üzerinde çalıştığı için her bir parça ihtiyacını de belirlediği için söz konusu ihtiyaçlar arasında bir öncelik planlaması da yapmış olduğunu söyleyebiliriz.

wwww.pargesoft.com Microsoft Dynamics AX NAV CRM Çözüm Ortağı

13 Mayıs 2010 Perşembe

ERP Sistemlerinde Stokların Sınıflandırılması

Stok tanımına giren bütün varlıkları bir arada incelemek yanılmalara sebep olabilir. Stok edilen varlıklar arasında; cins, değer, kullanılma yeri, stoklama biçimi gibi faktörler açısından farklılıklar vardır. Bunları amaca uygun biçimde sınıflandırarak incelemede fayda vardır. ÜPK, tedarik, satış ve maliyet muhasebesi departmanları açsından da uygun görülen stok sınıflandırılması şöyledir: 

ERPHammadde (a) Hammaddeler : İşletmede imalata giren ve üzerinde işlem yaparak değer kazandırılan tüm varlıklar hammaddedir. Bu iktisattaki birincil madde kavramından farklıdır. Hammadde tanımı işletmeye göre değişebilir. Örneğin, bir demir-çelik fabrikasında demir filizi hammadde, pik mamuldür. Halbuki kalorifer radyatörleri üreten fabrikada pik hammadde, radyatör dilimleri mamuldür.
(b) Yan mamuller : Üzerlerinde yapılması gereken işlemler henüz tamamlanmamış bulunan ve iş istasyonları arasındaki ara depolarda biriktirilen varlıklardır. Bunların yan mamul niteliği bir süre sonra, son işlemlerin tamamlanması ile mamule dönüşür.
(c) Mamuller : Fabrika içinde yapılması düşünülen işlemlerin tümü tamamlandıktan sonra müşteriye teslim edilmek üzere ambara konulan varlıklardır. Mamuller, belirli bir aşamayı tamamlayıp belirli bir yerde hareketsiz durdukları için, sayma, değerleme ve kontrol açısından pek güçlük göstermezler. Hammadde ve yarı mamullerde belirsizlik nispeten fazla olduğundan kontrolleri daha güçtür.
(d) Hazır parçalar : Mamulün bir kısmını oluşturan ve genellikle dışarıdan tedarik edilen varlıklardır. Bunlar cıvata, somun gibi basit fakat çok kullanılan parçalar olabileceği gibi, elektrik motoru, dişli kutusu, jeneratör gibi büyük mamullere monte edilen karmaşık mamuller de olabilir.
(e) Yardımcı malzemeler : Mamulde doğrudan kullanılmayan veya yer almayan, tamir parçaları, kesme sıvısı, makina yağı vb. malzemelerdir.
Bu genel sınıflandırma işletmenin amaçlarına göre farklı biçimde yapılabilir veya yukarıdaki sınıflardan birine alt sınıflar eklenebilir. Örneğin, stokların hizmet ettikleri ana amaç göz önüne alınarak şöyle bir sınıflandırma yapılabilir:
(1)Talep dalgalanmalarını karşılamak amacı ile oluşturulan stoklar.
(2) Beklenmedik aşırı talebi karşılamak amacına hizmet eden stoklar.
(3) Sipariş ve elde bulundurma maliyetleri toplamını minimum yapan ekonomik sipariş miktarı stokları.
(4) Üretim kaynağı ile tüketici arasında taşınan miktarı karşılamak amacı ile oluşturulan dağıtım stokları.
Bunun gibi mamulün değerini, tedarik süresini, tüketim hızını vb. kriterleri temel alan başka sınıflandırmalar yapmak mümkündür. Bu bölümdeki açıklamalar bakımından stok sınıfları yerine bir stok kontrol faaliyetindeki temel elemanlar önem taşır. İşletmenin stok durumunu formüle etmek için; talep (tüketim) hızı, tedarik süresi, maliyetler, üretim hızı vb. faktörler önem taşır. Dışardan alınan bir parça ile, işletme içinde hareket eden malzeme arasında formülasyon bakımından bir fark yoktur. Dolayısıyla hammaddeler için geliştirilen bir formül, sadece katsayıları değiştirmek şartı ile mamullere veya yardımcı malzemelere de uygulanabilir.
http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics AX NAV ve CRM Çözüm Ortağı

10 Mayıs 2010 Pazartesi

YARI MAMULLERİN MALİYETLENDİRME YÖNTEMİ

UretimMaliyetlendirme Özellikle safha maliyet sistemini kullanan ve büyük birimler halinde üretim yapan işletmelerde maliyetlendirme çalışmalarının daha dikkatli bir şekilde yürütülmesi gereklidir. Çünkü, üretim işlemi birden fazla esas üretim gideri yerinde gerçekleşmekte, her esas üretim gider yerinde işlem gören birimler ile yan mamul olarak kalan birimlerin maliyetlendirilmesi önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun yanında, dönem sonunda yarı mamul olarak kalan birimlerin bir sonraki dönemin dönem başı yarı mamul birimlerini oluşturması durumu maliyetlendirme çalışmalarının daha bir özenle ve birtakım maliyetleme yöntemleriyle yapılmasını gerektirir.
Esasında safha maliyet sisteminde, döner başı yarı mamul bulunmaması halinde maliyetlendirme çalışmaları çok fazla sorun teşkil etmez. Fakat dönem başı yarı mamulün bulunması durumunda maliyetlendirme çalışmalarında dikkat edilmesi gereken önemli hususlar bulunmakta ve bu çalışmanın da çıkış noktasını oluşturmaktadır.
SAFHA MALİYET SİSTEMİNDE DÖNEM BAŞI YARI MAMUL STOKLARININ BULUNMASI DURUMU
Bilindiği üzere, safha maliyet sistemi; üretimin birbirine paralel ve zincirleme olarak bağlı esas üretim gider yerlerinde gerçekleştiği, sürekli olarak ve kitle halinde bir tek veya birkaç mamulün üretildiği işletmelerde uygulanır. Bu sistemde üretim türü, sipariş maliyet sisteminde olduğu gibi özel istek ve beğenilere göre değil, daha çok belirli stoklama döneminden sonra satış amacıyla yapılır. Birbirine benzerlik gösteren eşdeğer özellikte sürekli mamul üretimi gerekli olan üretim işletmelerinde üretilen mamulün maliyetini saptayabilmek için belirli dönemlerde (haftalık, aylık gibi) üretimi durdurmak mümkün olmasa bile, durmuş gibi işlem yapılarak maliyetleri belirleme yoluna gidilebilir. Hiç kuşkusuz, bu gibi durumlarda dönem başı yarı mamul stokunun bulunma "maliyetlendirme çalışmalarını daha da güçleştirmekte ve maliyet hesaplama çalışmalarında bazı değerleme yön­temlerinin kullanılmasını zorunlu kıl­maktadır.

Safha Maliyet Sistemi Uygulamasında Önemli Ayrıntı Üretim tekniği gereği bu sistemi kullanmak zorunda olan işletmelerin ilgili üretim safhalarında, mali­yetlendirme döneminin sonunda ya­rı mamul stok kalıyor ve doğal ola­rak bu stoklar bir sonraki mali­yetlendirme döneminin dönem başı yarı mamul stoklarını oluşturarak mamul haline gelmeleri için tekrar ilgili safhada üretim sürecine dahil ediliyorsa, safha maliyet sistemine ilişkin hesaplama çalışmalarını yürü­türken ya FIFO (İlk Giren İlk Çıkar-First in First Out) ya da Orta­lama Maliyet Yönteminin kullanıl­ması kesin olarak gerekmektedir.

Daha da ileriye gidilecek olursa; lite­ratürde dönem başı yarı mamullerin maliyetlendirilmesinde LIFO yönte­minin kullanılabileceği belirtilmekte­dir. Ancak, yarı mamullerin maliyet­lendirilmesinde LIFO yönteminin kullanılması biraz da mantıksız oldu­ğundan, son yıllarda yazılan kitaplar­da artık LIFO yöntemine pek yer ve­rilmemektedir. Bu noktada şu önemli ayrıntı vur­gulanmalıdır: Şimdiye kadar söz edilen envanter değerleme (akış) yöntemle­rinin ilk madde ve malzemelerin değer­lemesinde kullanılan yöntemlerden farklılığı bulunmaktadır. Mantığı aynı olmasına karşın uygulama yeri farklı­dır. Birbirine karıştırılmamalıdır.

İlgili safhanın başında tekrar üretim sü­recine sokulacak olan yarı mamul sto­ku, bir önceki dönemde işlem görmüş ve maliyet payı almış olabilir. Fiyat ha­reketlerinin olduğu bir ortamda bir ön­ceki dönemde gerçekleşen direkt ilk madde ve malzeme, direkt işçilik ve GÜG (genel üretim giderleri) tutarları ile bir sonraki dönemde­ki maliyet unsurlarının tutarları birbi­rinden farklılık arz edebilir. Safha ma­liyet sistemini uygulayan işletmelerde dönem başı yan mamul bulunması du­rumunda maliyetlendirme çalışmala­rında yukarıda söz edilen yöntemler­den bir tanesinin kullanılmasını zo­runlu kılmaktadır.

Yarı mamul, MSUGT'ye (Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği) göre düşü­nüldüğünde aynı zamanda bir stok kalemidir (151 YARI MAMULLER ÜRETİM) ve değerlemesinin de bir değerleme yöntemlerine göre yapıl­ması gereklidir. Maliyetleme çalışmalarında stokta kalan yarı mamul FIFO yöntemi gereğince üretime ön­celikli olarak mı verilecek? Yoksa bu kalemlerin üretim işlemi sonucundaki değerlemesi yapılırken önceki dö­nemden almış oldukları paylara göre ortalaması alınarak mı yapılacaktır? Burada karar işletmelere aittir. İşlet­meler isterlerse "FIFO"yu isterlerse" Ortalama Maliyet Yöntemi"ni kullanarak maliyetlendirme yapabilirler. Ancak bu noktada karar verilir­ken fiyat hareketlerinin maliyet­lendirme çalışmaları üzerindeki etki­sini göz ardı etmemelidirler.

Yukarıda açıklandığı üzere safha mali­yet sisteminde dönem başı yarı mamul stok bulunması durumunda FIFO ve ortalama maliyet yönteminden birinin kullanılması zorunludur. Özellikle bu hususa hem uygulamacılar dikkat etmeli, hem de yanşma sınavlarında bu konuda sorulacak olan sorularda bu önemli ve özellikli durum göz ar­dı edilmeyerek hangi yönteme göre maliyet hesaplanacağı önceden belir­tilmelidir. Eğer uygulamacılar bu özellikli ayrıntıyı ihmal ederek maliyetlendirme çalışmalarını yürü­türlerse, doğru olmayan birim mali­yetleri hesaplayarak yanlış değerleme yapılmasına yol açabilirler.

Ayrıca, MSUGT'de gelir tablosu dipnotlarına da kanımızca bu konuda gereken eklemelerin yapılma­sı uygun olacaktır. Şöyle ki; gelir tablosunun 9. dipnotu Tebliğ'de şu şekilde derlenmiştir;  "Maliyet he­saplama sistemleri (safha ve sipa­riş) ve stok değerleme yöntemleri (ağırlıklı ortalama maliyet, ilk gi­ren ilk çıkar, hareketli ortalama maliyet gibi)" konularda açıklama yapılmalıdır. Dikkat edilirse bu dip­notta mamul üretimi için kullanılmak amacıyla stoklanan hammadde ve malzemeler, ticari mallar ve diğer stoklar için muhasebede kayıtların yapılmasını etkileyen kalemlerin de­ğerlemesinden bahsederken, safha maliyet sistemini kullanan işletmeler­deki maliyet hesaplama çalışmalarını yakından ilgilendiren yarı mamullerin üretime aktarılmasında son derece önemli olan FIFO ve ortalama maliyet yöntemine ilişkin bir dipnot bulun­mamaktadır. Bu dipnotta sadece hangi maliyet sistemini kullandığının (safha ve sipariş gibi) belirtilmesi istenmek­te, fakat dönem başı yarı mamul varsa safhalara ilişkin maliyetlendirme çalışmalarını etkileyecek olan yöntemle­re hiç değinilmemektedir. Bu bağlam­da gözden kaçan bu durumun 9. gelir tablosu dipnotuna yaptığımız açıkla­malar doğrultusunda eklenmesi bu ka­rışıklığı ortadan kaldıracaktır.

Diğer yandan, bu yöndeki açıklamala­rın gelir tablosu dipnotunda yer alma­sı gerekliliği genel kabul görmüş mu­hasebe ilkelerinden tutarlılık ilkesi gereğince de zorunludur. Eğer 9. dip­nota önerdiğimiz türden bir ibare yazılmazsa, safha maliyet sistemini kullanan işletmeler aynı yıl içerisinde bu yöntemleri tutarlılık ilkesine aykırı biçimde değiştirerek yanlış değerle­meye neden olabileceklerdir.

SONUÇ
Özellikle, safha maliyet sistemini kullanan ve büyük birimler halinde üretim yapan işletmelerin stoklarında yarı mamul bulunması durumunda, bunların maliyetlendirilme çalışmala­rında yöntem kullanılması zorunludur. Aksi halde, maliyet hesaplayabilmek mümkün değildir. "FIFO" veya "Ortalama Maliyet" yöntemlerinden birisinin kullanılması gerektiğine göre bu yöntemin de hazırlanacak bilanço veya gelir tablosu dipnotlarında belir­tilmesi gereklidir. Kanımızca en uy­gun yer de gelir tablosunun 9 no.lu dipnotuna maliyet hesaplama siste­minden sonra "yarı mamullerin maliyetlendirilmesinde FIFO/Ortalama Maliyet Yöntemi kullanılmak­tadır" biçiminde bir not uygun ola­caktır.

Kaynak; Süleyman YÜKÇÜ Türker SUSMUŞ Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Ege Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü Araştırma Görevlisi
http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics AX, NAV Çözüm Ortağı

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Industry software for Microsoft Dynamics AX

Drive innovation faster with a standard solution that fits your industry needs
DynamicsAx2009Banner

Microsoft Dynamics AX delivers a rich industry foundation on which partners build packaged vertical applications to help you improve your ability to cope with individual market dynamics. These strong industry capabilities deliver breakthrough innovation for organizations in key industries—manufacturing, distribution, retail, services, and the public sector.

News!
To accelerate this road map, Microsoft has acquired deep industry functionality for manufacturing, retail, and services, so these industry capabilities are now at the core of a single, standard solution.

This single, standard platform makes it easier to implement, maintain, and upgrade Microsoft Dynamics AX industry software, resulting in significantly lower total cost of ownership. For example, vertical templates, part of the Microsoft Dynamics Sure Step implementation methodology, simplify and speed up implementation while helping to ensure you can meet the demands of your specialized business.

Mark Holt, IT Manager for Cayman Chemical says this about his company’s decision to run a Microsoft Dynamics AX industry solution:

“We choose Microsoft Dynamics AX with the process manufacturing solution from Fullscope over Oracle and SAP because Microsoft’s industry solution enabled a better fit with our business processes instead of dictating a fixed set of industry practices. Microsoft’s move to add industry solutions directly in to Microsoft Dynamics AX provides a predictable industry road map allowing partners to focus on the vertical solutions that can keep pace with the rate of innovation.”

Manufacturing

Support discrete and process manufacturing environments with a single solution for greater flexibility and growth.

Distribution

Identify market trends for effective demand planning and peak performance.

Retail

Manage retail products, processes, and relationships for greater profitability.

Services

Increased profitability and unmatched client service for firms providing services such as accounting, legal and management consulting firms.

www.pargesoft.com Microsoft Dynamics AX Global Partner

21 Nisan 2010 Çarşamba

Microsoft Dynamics AX Finans Yönetimi

ax_finansal
Finansal Yönetimi Etkin Kılın Maliyet tasarrufu ve verimliliğin öne çıktığı günümüz iş dünyasında finansal kaynakları etkin biçimde yönetmek büyük önem kazanıyor. Microsoft Dynamics AX, finansal yönetimi en doğru ve etkili biçimde gerçekleştirmek isteyen kurumlara hızlı, güvenli ve güvenilir bir yapı üzerinde muhasebe, finansal raporlama ve analiz becerileri kazandırıyor. Microsoft Dynamics AX sayesinde finansal yapıyı analiz etmek için gerekli olan her türlü raporun hazırlanması, varlıkların yönetilmesi son derece kolay biçimde gerçekleştirilebiliyor. Yerel mevzuata uygun yapısı sayesinde Microsoft Dynamics AX, başarısı kanıtlanmış global süreçlerin avantajını yerel koşullarda yaşamayı mümkün kılıyor.

Microsoft Dynamics AX’ ın finans modülü; Finansal Yönetim, Sabit Kıymetler ve İş analizi modüllerinden oluşuyor. Finansal yönetim özelliği sayesinde tekdüzen hesap planı, Türkiye mevzuatına ve koşullarına uygun çek/senet işlemleri, firmalar arası muhasebe ve konsolidasyon, çoklu bütçe, kredi işlemleri kolaylıkla gerçekleştirebilirken tüm bu süreçler yerel mevzuata uygun, kolay ve güvenli biçimde hayata geçiriliyor, etkin biçimde raporlanabiliyor.

Sabit kıymetler modülünde tüm ticari aktivitelerin muhasebe ve vergi işlemleri için kayıt altına alınması, varlık kayıtlarının tutulması, amortisman işlemlerinin farklı metotlarla gerçekleştirilmesi mümkün oluyor. Tüm bu işlemler, hızlı, tasarruflu ve etkin raporlarla desteklenerek gerçekleştirilebiliyor.

Diğer bir modül olan iş analizinde finansal veriler çok boyutlu analizlerle değerlendirilerek fırsatlar ve olasılıklar ortaya koyuluyor. Pazar taleplerine en hızlı cevabı vermekte büyük öneme sahip olan bu analizler, son derece etkili, uygun maliyetli ve yatırımın geri dönüşünün yüksek olduğu bir yapı içerisinde gerçekleştirilebiliyor.

İş Analizleri:
Çok boyutlu raporlar, arklı verilerin birbiri ile ilişkisinden çıkarımlarda bulunmak için son derece önemlidir. Çok boyutlu raporlama bir küp mantığında çalışır. Kübün her yüzeyi, farklı bir veriyi veya özelliği sembolize eder. Farklı veriler birbirleri ile ilişkilendirip çapraz sorgulamalar kurularak aralarındaki bağlantılar analiz edilir ve sürecin bütününü farklı açılardan görmek mümkün olur. Microsoft Dynamics AX; çok boyutlu raporlar oluşturma, bu raporları etkin biçimde izleme ve karar destek sürecinde bilgiye dönüştürmek için en uygun platformu sağlar. Merkezi yapısı sayesinde Microsoft Dynamics AX, kurum içerisindeki her noktadaki çalışanın her sorusuna cevap bulabileceği bir ortam yaratır. Farklı sistemlerde bulunan verileri kolaylıkla birleştiren Microsoft Dynamics AX, karar süreçlerine önemli katkı yapar. Microsoft Dynamics AX ile işinizin temeline yönelik birçok geniş bir bakış açısına kavuşabilirsiniz. Üreticiler verilerini karşılaştırmak, farklı müşteri profilleri yaratarak bunları elde tutmak ve kazanmak için stratejiler ortaya koymak son derece kolay. Ayrıca tedarikçilerinizi değiştirmek cironuza nasıl bir etki yapar, sipariş süreleri kısalırsa süreçler nasıl etkilenir gibi farklı fırsatları değerlendirmenize imkan verecek soruların yanıtlarını Microsoft Dynamics AX’ın analiz özelliği sayesinde bulabilirsiniz.
Microsoft_BI Finansal Yönetim: Microsoft Dynamics AX’ ın Finansal Yönetim özellikleri muhasebe, finansal analiz ve raporlama süreçlerinin tamamını kapsarken yerel mevzuata uygun yapısıyla işlerin hızlı ve pratik biçimde akmasını sağlar. Genel muhasebe, borç-alacak işlemleri gibi temel süreçlerden grup şirketleri arasındaki konsolidasyonlar ve elektronik bankacılık uygulamaları gibi kapsamlı süreçlere dek birçok özelliği bünyesinde barındıran Microsoft Dynamics AX, finansal yönetim kavramının her noktasına dokunur. Birden çok para birimiyle çalışmak, finansal verilerin gerçek zamanlı güncellenmesi, nakit akışının etkin yöntemi, kapsamlı raporlar oluşturmak gibi birçok avantaj sunan Microsoft Dynamics AX, kurumların finansal yönetim süreçlerini en verimli hale getirir. Örneğin doğru yönetilmediği zaman sorunlu bir süreç olan muhsebe işlemleri Microsoft Dynamics AX sayesinde otomatize bir yapıya kavuşur. Muhasebe kayıtlarının işlemler sırasında oluşturulması (örneğin satın alma, satış, üretim ve envanter departmanlarında oluşan bilgilerin otomatik olarak muhabeleştirilmesi) ve birçok işlemin otomatik ve bir defa yapılması nedeniyle zaman ve emek tasarrufu sağlanırken, dönem kapamalrı gibi yoğun zamanlarda yapılan hata sayısı azalır ve işlemler hızlanır.

http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics AX Çözüm Ortağı

16 Nisan 2010 Cuma

13 Nisan 2010 Salı

Microsoft Business Intelligence

Business Intelligence for Your Role
it Microsoft Business Intelligence solutions build on your existing technology investments to help employees gain access to accurate, up-to-date information for better, more relevant decisionmaking.
Through role-based dashboards that work within the familiar, easy-to-use Microsoft Office environment, people get the information they need, when they need it – reducing training time, increasing productivity, and improving profitability across the enterprise.
Improve Performance Management
Microsoft Business Intelligence solutions allow you to leverage your existing technology investments to enable your IT staff to gain insight beyond the event logs and performance counters – helping staff identify root causes behind events and make course corrections that improve performance.
Microsoft Business Intelligence empowers IT staff to:
    - Go beyond canned operational reports with integrated, interactive performance dashboards, comprehensive scorecards, and powerful analytics all built on Microsoft platform components.
    - Aggregate seemingly disparate metrics into a single overall performance scorecard.
    - With Managed self-service Business Intelligence, empower users to create their own ad-hoc reports using familiar, easy-to-use tools they already know.
    - Identify patterns and exceptions with data trending.
    - Understand performance issues such as capacity spikes or downtime with greater event detail.
    - Rely on a robust security model that provides data security starting at web sites and dashboards, all the way down to cell-level detail.
    - Deploy IT staff more efficiently.
Stay in Control of Profitability
Today’s financial professional needs integrated, accurate information to go beyond producing monthly reports and quarterly financial statements.
Microsoft Business Intelligence empowers Financial staff to:
    - Gain visibility into the entire organization’s performance through familiar, easy-to-use dashboards that monitor key financial metrics.
    - With an integrated, unified, trusted data platform, ensure data quality and create reports with numbers people can count on.
    - Get up to speed quickly and spend less time on training by relying on tools you already know and use every day, such as Microsoft Excel.
    - Minimize manual financial processes and reduce errors in spreadsheets.
    - Enable organizational transparency to meet compliance requirements.
Empower process improvements
Operations managers need unified, accurate, up-to-date information to track inventory, analyze shipping costs, and resolve production problems quickly and efficiently.
With Microsoft Business Intelligence solutions, Operations managers are empowered to:
    - Monitor and improve operational performance by consolidating data across multiple information sources.
    - Gain visibility up and down the supply chain, across multiple locations and time zones.
    - Support quality initiatives such as Lean Manufacturing and Six Sigma.
    - Accurately forecast demand and spot trends to align resources more effectively.
    - Measure and manage vendor performance.
    - Analyze returns, exchanges, new orders, cancellations, raw materials and distribution costs.
    - Optimize transportation methods by analyzing packing data and weights.
    - Identify inefficient processes in production, customer service, and order processing. Get up to speed quickly and spend less time on training by relying on tools you already know and use every day, such as Microsoft Excel and Microsoft Outlook.
Capitalize on Sales Opportunities
Today’s sales team needs unified, accurate, up-to-date information to analyze sales forecasts, targets, quotas and customer buying patterns, and promotions—to drive sales growth.

Microsoft Business Intelligence solutions empower sales professionals to:
    - Gain visibility into the sales pipeline sooner through familiar, easy-to-use dashboards and scorecards that track performance and monitor key performance indicators (KPIs).
    - Analyze sales data and trends to identify issues and implement solutions that help meet sales quotas by target dates.
    - Make accurate forecasts about future sales and get ahead of the next sales cycle.
    - Understand and predict customer buying patterns to boost profitability.
    - Analyze purchasing history to identify the best qualified sales prospects to increase effectiveness and productivity.
    - Identify and capitalize on new sales opportunities in a fast-moving competitive environment.

8 Nisan 2010 Perşembe

Microsoft Business Intelligence - BI

bi_content_top_bg

Microsoft leads the industry in business intelligence solutions
Microsoft business intelligence solutions are scalable and designed to evolve with your business. With continuous innovation since initial release, Microsoft business intelligence solutions are built on open, industry-wide standards – making integration with your other systems easier and less costly than the alternatives.
BI Benefits Improve organizational effectiveness Microsoft business intelligence enables you to create and manage information through an integrated system that includes core business productivity features, such as collaboration tools, search capabilities, and content management.
The workplace becomes highly efficient, resulting in cost savings and low total cost of ownership (TCO).

Enable IT efficiency while reducing costs With Microsoft business intelligence, you can cut costs and reduce complexity by leveraging existing IT investments to extend the reach of technology you already own.
Because Microsoft Excel, SQL Server and SharePoint are integrated and inter-operable, you can rely on your existing IT resources and skill sets for faster implementation and lower total cost of ownership.
BI In Action Accurate, integrated data empowers success at Northumbria University
Stakeholders at Northumbria University use Microsoft Business Intelligence solutions to gain access to near real-time, streaming reports to support effective decision-making.
"Within one year the team was able to launch the full decision support system, a user friendly web-based portal, called Northumbria World. It includes dashboards, scorecards, KPIs and advanced drill-down capabilities. We almost surprised ourselves with the rather quick and smooth implementation process -- it really exceeded expectations every step of the way."
Eugene McCrossan, Financial Planning Director for Northumbria
Conceptus Achieves Effective, Integrated Solution at Half the Cost Conceptus deployed Microsoft business intelligence solutions to achieve increased visibility into key data and trends at half the cost of a competitor.
"By choosing Microsoft, we gained an effective BI solution at half the cost of an alternative. We were able to use our existing CRM and ERP systems and our existing data warehouse for building the OLAP cubes."
Jeff Letasse, Vice President of Information Technology and Business Systems for Conceptus
http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics ERP and Business Intelligence
bi_page_header

BUMERANG