ERP Nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ERP Nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2016 Çarşamba

ERP Seçimi - Microsoft Dynamics ERP

ERP HABER – erpturk.com işbirliği ile hazırladığımız ERP Seçim Dosyasının bu seferki durağı Microsoft Türkiye oldu. ERP Seçen bir firmanın Microsoft Türkiye ve ürünleri olan Dynamics AX , Dynamics NAV ve Dynamics CRM ile ilgili tüm bilmek istediklerini Microsoft Dynamics Teknik Satış Uzmanı Sn. Sema ARMAĞAN cevapladı.



ERP HABER: Bize Microsoft’un Türkiye yapılanmasından bahseder misiniz?

Sema ARMAĞAN:  2003 yılından beri Dynamics ürün ailesindeki ürünleri Türkiye pazarına sunmakta. Diğer ürün gruplarında olduğu gibi, müşterilerine iş ortakları üzerinden hizmet vermekte olan Microsoft Dynamics, bünyesinde satış müdürleri, iş ortağı yöneticileri ve ürün teknoloji uzmanları bulundurmaktadır.  Ekip özellikle iş ortaklarımızı bilgilendirmek, satış ve pazarlama faaliyetlerini yönetmek, müşteri istek ve şikayetleriyle ilgilenmek, projelerin zamanında ve bütçesinde bitmesi için gerekli takibi yapmakla yükümlüdür. Lokalizasyon ile ilgili faaliyetlerin koordinasyonu da yine bu ekip tarafından yapılmaktadır.

ERP HABER: Microsoft’un ürettiği ERP çözümleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sema ARMAĞAN:  Microsoft Dynamics , Microsoft’ un sunmuş olduğu iş çözümlerinin genel adıdır. Microsoft Dynamics iş çözümleri ERP ve CRM çözümleri olmak üzere iki gruba ayrılır.

ERP Çözümlerimiz :
•    Dynamics AX : Büyük ölçekli ve hızlı büyümekte olan firmalara hitap etmektedir. Sadece ciro ya da kullanıcı sayısına bağlı olmamakla beraber çok uluslu, birden fazla lokasyona sahip, holding  yapısındaki firmaları kapsamaktadır. Kolay geliştirilen,  hazır pek çok sektörel  çözümleri bulunan, genellikle her müşteriye özel geliştirmeler yapılan, geliştirme kapasitesi çok yüksek olan bir Microsoft ERP çözümüdür.
•    Dynamics NAV : KOBİ ve  üstü firmalara hitap etmektedir. Hazırda sektörel çözümleri bulunan,  bakım ve geliştirme maliyetleri rakiplerine göre daha düşük, daha kısa sürede uyarlanabilen  bir Microsoft ERP çözümüdür.

CRM Çözümlerimiz :
•    Dynamics CRM : Microsoft CRM Web Tabanlı bir uygulamadır. Satış yönetimi, müşteri ilişkileri, pazarlama faaliyetleri, kampanyalar, fırsatlar, teklifler, servis talepleri vb ihtiyaçların web
üzerinden yönetildiği bir uygulama olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle Microsoft CRM, Dynamics serisindeki diğer ürünleri kullanan firmalarda eş zamanlı kullanılıyor olabilir.

ERP HABER: Microsoft Dynamics ERP nin yazılım dili ve mimarisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sema ARMAĞAN:  Dynamics AX2012  kendine  ait yazılımı dili x++ , geliştirme ortamının adı Morphx’ dir.  X++ object oriented bir yazılım dilidir. Visual Studio ortamından C# ile de sistem içerisinde geliştirme yapma olanağı mevcuttur. Dynamics AX2012 katmanlı mimari yapısı ile sürüm güncellemelerde ve değişikliklerin yönetiminde kişilere çok fazla kolaylık sağlar. Sistem açık kaynak kodludur. Çözüme sahip olunduğu zaman geliştirme ortamı da beraberinde gelmektedir. Ayrıca bir lisanslama ya da kurulum gerektirmez. Web servis teknolojileri ile her türlü intranet ya da extranet sistemleri ile entegrasyon sağlanabilir. Windows Client ve Enterprise Portal (AX2012 web arayüzü) ile sisteme erişilir. Veritabanı olarak Microsoft SQL Server ‘ ı kullanır. Application Object Server  ise business logic katmanı olarak orta katmanda yer alır.

ERP HABER: Microsoft Dynamics ERP nin fark yaratan özellikleri nelerdir?

Sema ARMAĞAN:  Kurumlar için geliştirilen, güçlü ve tek başına çalışan bir kurumsal kaynak planlaması (ERP) çözümüdür.
Microsoft Dynamics AX 2012, üretim, dağıtım, hizmet, perakende ve kamu sektörü için hazır olarak gelen sektöre  özgü yetenekleriyle, iş gereksinimlerinizi karşılamanıza yardımcı olur. Zengin çekirdek ERP yetenekleriyle kuruluşunuzu uçtan uca yönetebilirsiniz. Dünya genelinde erişilebilir olan Microsoft® İş Ortağı Ağı’ndan edineceğiniz paketlenmiş çözümlerle, özel iş gereksinimlerini kolayca destekleyebilirsiniz.

Microsoft Dynamics AX 2012, 36 ülkeye ilişkin yasal gereksinimleri karşılamak üzere yerleşik olarak gelen ülkeye özel yerelleştirmelerle, operasyonlarınızı yeni coğrafyalara genişletmenize olanak tanır. İş uygulamalarını uyumlu hale getirmek ve hızlandırmak için, çok lokasyonlu  global kuruluşlarda  aynı verileri, iş kurallarını ve süreçlerin paylaşımını sağlar.
Hazır gelen güçlü iş zekası ve beyaz sayfa raporları ile şirketlerle ilgili kritik bilgilere hızlı bir şekilde ulaşım sağlar.

Çalışanlar, işlerini kolaylaştıran, öğrenmesi ve kullanması kolay, alışık oldukları ve sezgisel bir kullanıcı deneyimi sunan bir çözüm kullanmak isterler. Microsoft Dynamics ERP kişilerin  Microsoft Office’e benzeyen ve onun gibi çalışan, kullanımı kolay bir kullanıcı arabirimi üzerinden bilgileri bulmalarına, sıralamalarına, görselleştirmelerine ve kullanmalarına olanak tanır. Verileri Microsoft Dynamics AX 2012 ve Microsoft Office 2010 arasında paylaşarak, her günkü araçlarla kolayca çalışma olanağı sağlar.

Kurumlara  sektörel çözümler sağlayarak operasyonel iş süreçlerinde katma değer sağlar.
Çok esnek, hızlıca uyarlanabilir ve ölçeklenebilir bir çözümdür.

Microsoft Dynamics ERP çözümleri  role uyarlanmış kullanıcı deneyimi sağlayarak bilgiye ve süreçlere kolay erişim sağlar, kullanıcı katılımını  ve üretkenliğini artırır.

Çalışanları, müşterileri, tedarikçileri ve iş ortaklarını self servis özellikli tümleşik işbirliği yetenekleriyle kolayca birbirine bağlar Microsoft Dynamics ERP, self servis, Microsoft SharePoint® tabanlı satıcı, müşteri ve çalışan portalları ve Site Hizmetleri üzerinden uçtan uca iş süreci tümleştirme yoluyla temel tedarik zinciri işbirliğini hızlandırmanıza olanak tanır.  Gelişmiş tedarik zinciri işbirliğini uyarlanabilir web hizmetleri ile basitleştirir ve Microsoft LyncTM gibi işbirliği araçlarını kullanarak ve SharePoint işbirliği sitelerini doğrudan Microsoft Dynamics ERP içinden oluşturarak bilgileri kolayca paylaşmanıza olanak sağlar.

MICROSOFT DYNAMICS AX’ ı diğer Microsoft  ürünleri ve teknolojileri ile birlikte kullanabilirsiniz.

İŞ VERİMLİLİĞİ ÇÖZÜMLERİ:
  • Microsoft Outlook®
  • Microsoft Excel®
  • Microsoft Word
  • Microsoft Lync
  • Microsoft SharePoint
UYGULAMA PLATFORMU:
  • Microsoft SQL Server
  • Microsoft BizTalk®
BT ALTYAPISI:
  • Windows®
  • Windows Server®
GELİŞTİRİCİ ARAÇLARI:
  • Microsoft Visual Studio®
  • Microsoft .NET
  • Windows Communication Foundation
  • Windows Workflow Foundation

ERP HABER: Sektörel Çözümleriniz var mı?

Microsoft Türkiye: 
  • İnşaat
  • Dağıtım
  • Sağlık
  • Üretim
  • Profesyonel Hizmetler
  • Perakende
  • Maden
  • Gıda
  • Kimya
Sektörlerinde çözümlerimiz mevcuttur.


ERP HABER: Bir ERP yazılımının Esnek olması Microsoft için ne ifade eder?

Sema ARMAĞAN:  Günümüz iş dünyası çok dinamik. Amerika’da bir merkezde, yazılım geliştiren kişilerin her türlü sürece uyum sağlayabilecek bir yazılım geliştirmesini beklemek biraz insafsızlık olur Bu nedenle Microsoft ürünlerinde her  türlü ihtiyacı karşılayacak şekilde katı ve karmaşık tasarımlar yapmak yerine, temel fonksiyonlar ve süreçleri destekleyen ancak her müşterinin kendisi için özel geliştirme yapmasına imkan veren bir altyapı kullanıyor. 9 ayrı katman ile desteklenen bu esneklik, farklı hiyerarşik seviyelerde duyulan ihtiyacın sisteme yansıtılmasını ve böylece kullanıcıların kendi tercihlerini bile ekran tasarımlarında ya da bazı fonksiyonalite de sisteme tanıtmasını sağlıyor. Yapılan bu geliştirmelerin belli kurallar ile yapılıyor olması sistemin yönetilememe riskini ortadan kaldırıyor. Sistemin kendi içinde yapılan değişiklik ve ekleri dosyalar olarak sistemin dışına alınıp, taşınabilir olması, sürüm yükseltmelerinde otomatik kontrolleri yapan ve geliştirmecileri yönlendiren raporlamalar, esneklik ile birlikte kolay yönetimi de sağlamaktadır.
Firmaların esnek iş süreçlerine  hızlı, kolay bir şekilde geliştirme ve uyarlamalarla cevap verebilmesi anlamına gelir.

ERP HABER: Orta Ölçekli olup üretim yapan bir firmanın MICROSOFT ERP çözümü alması durumunda, lisans ve projenin canlıya geçiş dönemine kadarki (Özel geliştirmeler hariç) danışmanlık ücretlerini de içine katarsak ortalama ne kadarlık bir bütçe ayırması gerekiyor?

Sema ARMAĞAN:  İşletme büyüklüğüne ve talep edilen modüllere göre değişiyor bu durum tahmini olarak bir rakam söylemek istersek 60.000$ civarında. Fakat işletmenin büyüklüğüne göre bu rakam 30.000$da olabilir 300.000$da...

ERP HABER: ERP Kurulum ve Danışmanlık Destek süreçleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sema ARMAĞAN:   Dünya geneline yayılan sertifikalı Microsoft Dynamics iş ortakları ağı, özel iş gereksinimlerinizi karşılamak için bir çözüm seçmenize, uygulamanıza ve korumanıza yardımcı olacak sektörel uzmanlık bilgisine ve teknik bilgiye sahiptir. Bu iş ortağı ekosistemi aşağıdakiler konusunda size yardımcı olabilir:
• Çözüm seçimi
• İş ortağı paket çözümleri
• Planlama ve tasarım
• Özelleştirme ve yapılandırma
• Uygulama
• Eğitim
• Microsoft Finans
• Sürekli destek


ERP HABER: Türkiye’deki ERP sektörünün gidişatı hakkında neler düşünüyorsunuz?

Sema ARMAĞAN:  ERP uygulamaları dünya genelinde hızla kullanıma alınmaya devam ediyor. Her sene ERP sağlayıcıları %5- %10 oranında büyüyor.. gelişmekte olan ülkelerde büyüme hızı da daha fazla. Gelişmekte olan ülkelerde yıllık büyüme %10-%20 arasında görülüyor. Türkiye’de son 3 senede görülen hızlı büyüme ve yurt dışında farklı pazarlara açılma eğilimi ERP’ye olan ilgiyi çok artırdı. Artık tüm firmalar performanslarını anlık olarak görmek ve doğru rakamlara bakmak istiyorlar. İş hayatı o kadar hızlı ki, geç gelen ya da yanlış çıkan bir rapor, firmaya uzun vadeli zararlar verebiliyor. Bu tür yanlışlıkların pahalıya mal olduğunu gören Türk firmaları, büyüme eğilimine girdikleri ve dış pazarlara açılma kararı aldıklarında, sağlam bir ERP yapısını kurmayı hedefliyorlar. Geçen sene ERP kurulumu yaptığımız 100’e yakın  firmanın 65’i küçük ölçekli işletme sayılabilecek düzeydeydi. Ancak büyüme hızları o kadar yüksekti ki, kendilerini yavaşlatmayacak, büyümelerini engellemeyecek, kullanıcıları veri girişinde yavaşlatmayacak, iş süreçlerini istedikleri gibi tasarlayabilecekleri ancak tasarlanan iş süreçlerine %100 uyumu kontrol edebilecek bir ERP kurulumunun kritikliğini görmüşlerdi. Eğer baştan sistemi kuramazlarsa, büyürken daha fazla problem çıkacağını bilerek, ERP yatırımlarını gerçekleştirdiler. İş dünyasındaki hızlı değişim, var olan büyük firmaların kendi içlerinde yeni iş modelleri ve faaliyetlere geçmesini zorunlu kıldığı için, bu yenilikleri devreye almak için mevcut  ERP yazılımlarını değerlendirme eğilimindeler.

ERP HABER: Türkiye ERP pazarındaki rekabet hakkındaki düşünceleriniz ve önerileriniz nelerdir?

Sema ARMAĞAN:  Türkiye’de ERP pazarı rekabet açısından oldukça zor bir pazar. Yıllardır yerel isteklere göre adaptasyon geçirmiş ve yüksek müşteri adetlerine ulaşmış yerel oyuncular ile birlikte, globalde büyük projelere imza atmış ve yüksek marka değeri olan oyuncular pazarın her alanında karşı karşıya gelmekteler. Lisans fiyatları, kullanıcı adedindeki artışa bağlı olarak artan bakım gelirlerinin olumlu etkisi ile sürekli düşerken, danışmanlık hizmetleri de şablonların devreye alınması ve hızlı kurulumu sağlayacak sektörel çözümlerin artması ile belli seviyelerin altına indirilmeye çalışılmakta. Tüm bu rekabet, müşterilerimizin lehine işlemekte, daha kapsamlı çözümleri daha düşük maliyetler ile devreye alma şansını yakalamaktalar. Türkiye pazarında önümüzdeki dönemde sektörel rekabetin daha da artacağı ve bulut çözümlerinin piyasaya alternatif olarak sunulması ile birlikte, rekabetin boyut değiştirebileceğini de öngörmekteyiz.

ERP HABER: Bir firma neden ERP kullanmalıdır?

Sema ARMAĞAN:  Firmalar dağınık olarak kullandıkları sistemleri tek ve bütünleşik bir platformda birleştirmek için ERP sistemlerine geçmelidirler. Ayrıca iş süreçlerinin belli bir disipline girmesini sağlamak, firmada rollerin belirgin hale gelmesini sağlamak, çalışanların görev tanımlarının yapılmasını sağlamak , düzgün ve konsolide raporlar elde temek, maliyetleri azaltmak ve karlılığı artırmak için ERP kullanılmalıdır. Teknoloji giderek hayatımızda daha fazla yer alıyor. Kabiliyetler arttıkça, ERP sadece kayıt tutmak için değil, süreci yönlendirmek ve süreçleri otomatik olarak kontrol etmek için kullanılmakta. ERP sayesinde, süreçlerin tasarladığınız gibi ilerlemesini, atlanan bazı adımlar varsa çok geç olmadan gerekli kişilerin uyarılmasını sağlarlar.

ERP HABER: Sizce Bir ERP yazılımına karar vermeden önce firmaların değerlendirmesi ve araştırması gereken en önemli 3 konu nedir?

Sema ARMAĞAN:  Firmalar öncelikle kendi süreçlerini gözden geçirmeli ve ERP geçişine hazır olmaları gerekir.
Buna bağlı olarak da kendileri için en uygun çözümü, ve iş ortağını seçmeleri gerekir.
Yani ,
  • Müşteri
  • Ürün
  • İş ortağı
Karar verme aşamasında en önemli etkenlerdir.

ERP HABER: ERP seçim sürecindeki firmalara tavsiyeleriniz nelerdir?

Sema ARMAĞAN:  ERP muhasebe, finans, stok yönetimi, ana üretim planlama, satınalma, üretim, proje yönetimi, kalite kontrol, insan kaynakları ve performans değerlendirmesini kapsar. Ayrıca her sektör için önemli olabilecek özel iş süreçleri vardır. ERP programları artık bu sektörel ihtiyaçları da barındıran çözümler sunmaktadır. Örneğin kablo üretimi, tekstil dokuma ve boyama, inşaat proje yönetimi gibi eskiden daha çok  müşteriye özel düşünülen ve proje sırasında özel geliştirilen  süreçler de,  ERP üreticileri tarafından programa dahil edilmektedir.

ERP seçilirken genelde şirketin bulunduğu durum ve kendi içinde iş süreçlerini yönetme kültürü önemlidir.  Her firmanın kendine özel bir yapısı bulunur. Gerek organizasyon yapısı gerekse çalışanların iş süreçlerini yönetme şekilleri belli yazılımların daha kolay uyarlanmasını sağlayabilir.  ERP seçiminde mevcut iş süreçlerinin yazılıma uyumu, uymayan noktaların geliştirme imkanının sınırları, toplam kurulum ve sürdürme maliyeti, kullanım kolaylığı, raporlama seçenekleri, destek hizmetlerinin kalite ve maliyeti, toplam donanım ihtiyacı, kurum dışı sistemler ve kullanıcılar ile entegrasyon kabiliyeti önemli kriterler olarak öne çıkar. Tabi bunların ötesinde toplam bütçe ve yapılan yatırımın geri dönüş hızı da finansal olarak sorgulanması gereken konulardır.

ERP HABER: Son olarak ERP seçimi yapacak firmalara Microsoft Dynamics ERP çözümününün doğru bir seçim olduğunu nasıl anlatırsınız?

Sema ARMAĞAN:  Microsoft’un amacı bir ERP çözümünü devreye almak demektir. Microsoft firmaların sahip olduğu tüm veriyi, kolay bir şekilde saklama, veriyi bilgiye çevirme, ve bilgi ile iş süreçlerini yöneterek, daha az kaynakla daha çok çıktı yaratmayı amaçlar. O nedenle Microsoft olarak, sadece ERP değil, ERP’nin yanında bilgi toplamaya ve paylaşmaya yardımcı Sharepoint, bilgileri analiz etmeye yardımcı Excel, bilgiyi paylaşmaya yardımcı Outlook, anlık iletişimi sağlayan Lync, eğilimleri bulmamıza yardımcı SQL İş Zekası gibi tüm teknoloji ile ERP’nin çevresini de kuşatmış durumdayız. Bu teknolojiler sayesinde, en düşük toplam sahip olma maliyeti ile firmanın tüm bilgi yönetim ihtiyacını karşılayabilmekte, entegrasyon ve veri kopyalama ihtiyaçlarını en aza indirgemiş durumdayız. Genelde başarılı bir ERP projesi için müşterinin ihtiyaçları, ürünün kabiliyetleri ve danışman firmanın tecrübesi belirleyici olur. Esasında ERP amaç değil araç olmalıdır.. Ürünümüz kadar, alanında pek çok başarıya imza atmış iş ortaklarımızın deneyimi de göz önüne alınmalıdır. Türkiye’nin sayılı firmalarına hizmet vermiş ve o sektörde benzersiz çözümler oluşturmuş iş ortaklarımız da, bu seçimi etkileyecek en önemli unsurlardan biridir.


Microsoft Dynamics  ürünleri hakkında  detaylı bilgi almak için www.pargesoft.com.tr adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Kaynak : Bu yazı ERPHABER.COM.TR sitesinden alınmıştır...

14 Ekim 2012 Pazar

Microsoft Dynamics, sağlıklı kararlar vermeyi mümkün kılar


İş gereksinimleri değişiyor. Bu değişimleri başlatmak ve yanıtlamak için kritik bilgilerin kapsamlı, gerçek zamanlı görünümünü sağlayan entegre bir iş yönetimi çözümü gerekmektedir. Microsoft Dynamics, gerek duyduğunuz bilgileri sağlar ve işinizin gelişen taleplerini etkili bir şekilde karşılamanıza olanak verir. Aşağıda Microsoft Dynamics'in güven duyabileceğiniz ve işletmenizi büyütmeye yardımcı olabilecek bilgiye dayanan kararlar almanızı sağlayabilecek bazı yöntemler verilmektedir.

Çalışanlarınızın işlerini yapmasını destekleyin

  • Çalışanlarınıza, işlerini yapmaları için gereken bilgileri sağlayın. Göreve Göre Ayarlanmış bilgiler, çalışanlarınızın günlük işleri gerçekleştirmek için gereken özel bilgilere hızlı bir şekilde erişmesini ve kuruluşun tamamını etkileyen değişiklikleri yapmasını sağlar.
  • Öğrenim eğrisini azaltın. Microsoft Dynamics, Microsoft Office Word ve Microsoft Office Excel gibi tanıdık yazılımlarla entegre olur. Bu, personelinizin zaten sahip olduğu becerileri kullanmasını sağlar.

İlgili, kritik bilgilere erişimle iş bilgisi edinin

  • İş amaçlarına uygun hale gelin. Temel performans göstergeleri (KPI), özel projeleri ve görevleri yüksek düzeyde iş hedeflerine göre analiz etmenizi sağlar. Yoldan sapmanız durumunda iş uyarıları yola dönmenizi sağlar.
  • Raporlama özelliklerini artırın. Microsoft SQL Server'ı entegre ederek kurumsal zeka bilgilerine optimum erişim elde edersiniz. SQL Server Raporlama Hizmetleriyle raporlar oluşturabilir, veri depoları oluşturabilir ve analiz edebilir ve verileri verimli bir şekilde organize edebilir ve kullanabilirsiniz.
  • Hassas bilgilere erişimi kontrol edin. Yöneticiler, özel bilgilere sadece ihtiyacı olanlar tarafından erişilmesini sağlamak için izinler verir.
  • Karar vermeyi geliştirin. Kuruluş bütünü hakkında kritik iş bilgileri elde ederek bilgiye dayanan kararlar vermek ve değişimi hızlı bir şekilde etkilemek için kritik iş bilgilerine erişebilir ve bunları analiz edebilirsiniz.

Yasalarla uyumlu olun

Tutarlı, yapısal süreçler uygulayın. Microsoft Dynamics, bu süreçleri devreye sokmanıza yardımcı olabilir. Bu, kuruluş bütününde sorumluluk ve güvenilirlik sağlamanıza yardımcı olur.
Süreçlerinizin bütünlüğünü sağlayın. Microsoft Dynamics, bilgileriniz ve iletişiminizin bütünlüğünü sağlamanıza ve doğru hissedarları zamanında bilgilendirmenize yardımcı olur.

24 Ağustos 2012 Cuma

ERP nasıl uygulanır?


Stratejik bir zemin üzerine oturtulmuş ve kurumsal gerçekler ışığında yürütülen ERP projeleri çok daha hızlı, güvenli ve başarılı biçimde hayata geçirilebilir.

ERP çözümlerinin kurum içerisinde hayata geçirilmesi çoğu zaman uzun, sıkıntılı ve maliyetli bir süreç olarak görülür. Oysa ERP projelerinde bu sıkıntıların yaşanmasının en önemli nedeni, çözümün planlanmasından hayata geçirilmesine dek sürecin sistematik biçimde kurgulanmaması ve gerçekleştirilmemesidir. Diğer tüm kurumsal uygulamalar gibi ERP çözümleri de kurumun bütününe yayılan, süreçleri ve iş yapma sistemini etkileyen bir uygulamadır. Bu nedenle stratejik bir zemin üzerine oturtulmuş ve kurumsal gerçekler ışığında yürütülen ERP projeleri çok daha hızlı, güvenli ve başarılı biçimde hayata geçirilebilir.

Üst yönetimin kararlılığı ve inancı
ERP, kurumun iş süreçlerini barındıracak ve iş yapma biçimini etkiyecek bir yapı oluşturur. Bu nedenle ERP’nin gerekliliğine ve avantajlarının gerçekleştirilebilirliğine en üst düzey yönetimden başlayarak inanmak ve bu süreci desteklemek gerekmektedir. Birçok ERP projesi, üst yönetimin inanç eksikliği veya ilgisizliği nedeniyle stratejik bakış açısından kopmuş, zaman içerisinde başarısız sonuçlar ortaya koymuştur. Bu nedenle üst düzey yönetimin bu süreci sahiplenmesi, her noktada duyurması ve desteklemesi büyük önem kazanmaktadır.

İhtiyaçların ve hedeflerin belirlenmesi
ERP çözümünün kurumsal verimliliği artırması için en önemli gereksinim, kurumsal işleyişine uygun bir çözümün seçilmesidir. Bu nedenle kurumlar, ERP çözümlerini bir teknoloji olarak değil, insan-süreç-teknoloji bütünü olarak görmeli ve bu yönde hareket etmelidir. Bunun için öncelikle amaçlar ve geleceğe yönelik hedefler net biçimde ortaya koyulmalıdır. Ardından kurumun işleyişinin sistematiği çözümlenmeli ve süreçlerin yapısı belirlenmelidir. Bu süreçleri hedefler çerçevesinde değerlendirilmeli ve gerekli noktalarda süreçleri üzerinde değişiklikler veya çözümün değerini maksimize edecek düzenlemeler yapılmalıdır.

Proje Yönetimi yaklaşımı
ERP çözümünün kurumsal yapıya entegre edilmesi önemli bir süreçtir. Bu nedenle implementasyon sürecinin bir proje gibi görülmesi, uygun kişilerin sürecin doğru noktalarında sorumluluk almasının sağlanması, sürecin işleyişinin zaman ve bütçe olarak sürekli izlenmesi ve üst yönetime raporlanması, başarı şansını büyük ölçüde artırmaktadır.

Çözümlerin belirlenmesi
Hedeflerini ve beklentilerini ortaya koyan kurumlar, bu parametrelere en uygun çözümleri tespit edecektir. Farklı üreticilerin farklı bakış açılarına göre yapılandırılmış bu çözümler içerisinden üreticinin ve çözümün özellikleri farklı parametreler ışığında değerlendirilmeli ve en doğru seçim yapılmalıdır.

Çözüm hayata geçirilmesi
Bu aşama en sıkıntılı ve maliyetli aşamadır. Bu nedenle çözümü kurum içerisinde uygulayacak olan entegratörün doğru seçilmesi, kurum içerisinde bu entegratör ile işbirliği yapacak olan ekibin doğru kurulması ve implementasyon sürecindeki maliyet unsurlarının önceden tespit edilmesi büyük önem taşır.

ERP’nin propagandası
Üst yönetimin de desteği alınarak ERP çözümünün neden gerektiği, neler getireceği ve nasıl kullanılacağı konusunda pozitif bir iletişim ortaya koyulmalıdır. Her kurumda mevcut düzenin değiştirilmesine bir direnç olacaktır. Bu direnci en aza indirmenin yolu, sistemi kullanacak olan çalışanlara sistemin gerekliliklerini ve yapısını net olarak anlatmak, onların çözümün gerekliliğine inanmalarını sağlamak ve çalışanları projenin bir parçası haline getirerek desteklerini kazanmaktır. Bunun için de etkili iletişim ve eğitim faaliyetleri yürütmek gerekirse danışmanlık desteği almak yararlı olacaktır.

Çözümün sürekli güncel kılınması
Gerek değişen iş yapısı gerek teknolojik yenilikler gerekse ihtiyaçların değişimi, ERP çözümünün sürekli güncel ve yeni tutulmasını gerektirmektedir. Çözümün bu ihtiyaçlar çerçevesinde sürekli güncel kılınması, yatırımın geri dönüşü anlamında da önemli getiriler sağlayacak ve çözümden elde edilen değeri maksimize edecektir.

23 Ağustos 2012 Perşembe

Hücresel Üretim Sistemi HÜS


Üretim faaliyeti, geçmişten beri insanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu bir faaliyet halinde gelişmiştir. Tarihe bakıldığında aslında üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmaktan çıkıp çağlar açıp çağlar kapatan bir olgu haline dönüştüğü görülebilir. İlkel insanın karnını doyurmak için avlanmaya başlaması ile birlikte insanın her ihtiyacı bir başka ihtiyacı gerektirmiş ve bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için ise çevrede bulunan kaynakların nasıl bu ihtiyaçlara doğru yönlendirileceği  sorusu insanın aklında yer etmiştir. Günümüze gelinceye kadar ihtiyaçlar çeşitlenmiş dolayısıyla mevcut kaynakların kullanımı hızla artmış ve sonuç olarak insanlar daha fazla üretmenin yollarını aramışlardır.

Üretim; ekonomik olarak, sınırsız kabul edilen ihtiyaçların karşılanabilmesi için mal veya hizmetlerin insanlara fayda sağlayacak duruma getirilmesi olarak tanımlanabilir. Ancak, üretimi yalnızca bu sınırlar içinde tutamayız. Çünkü, üretim başlı başına bir düşünce sistemi, bir yaşam biçimi niteliğindedir. Ancak, üretimin fayda sağlama niteliği, üretime hangi noktadan bakarsanız bakın ortaktır.
Üretime iş açısından bakacak olursak; bir işin faydalı hale getirilebilmesi için işi yapacak birisine ihtiyaç vardır. İşin sonucu olarak yaratılan değer üretimden başka bir şey değildir. Dolayısıyla, değeri yaratan kişi bu noktada önem kazanmaktadır.

Günümüzde, üretim ile iş ilişkilerinin en yoğun yaşandığı yerler işletmelerdir. İşletmeler, içlerinde işgücünün de bulunduğu çeşitli kaynakların birleştirilip insanlara sunulmak üzere mal veya hizmet çıktısı üreten yerlerdir. İşletmeler, ürettikleri ürünlerin teknik özelliklerine ve benimsedikleri anlayışlara göre belli bir üretim sistemi ile çalışmaktadırlar. Sahip oldukları donanınım tipleri, çalışanların tipleri ve üretmeyi hedefledikleri miktarlar bu sistemin seçiminde bir kriter olarak düşünülmelidir. Günümüzde müşteri isteklerinin farklılaşması ürün çeşitliliğinin artmasına sebep olmuş ve atölye tipi üretime (kesikli üretim) karşı eğilim arttırmıştır. Buradan hareketle grup teknolojisi yaklaşımı ortaya çıkmıştır. Grup Teknolojisi (GT), orta çeşitlilik ve hacimdeki parçaların diğer üretim sistemlerine göre daha ekonomik olarak üretilebildiği bir üretim sistemi ve bilinen bir görevi gerçekleştirmek için verilen durum ya da nesnelerin özellikleri arasındaki yakınlıktan istifade eden bir felsefedir. GT'nin bir felsefe olarak anılmasının sebebi, bir görev ya da işin tasarım ya da gerçekleştirme aşamalarının her ikisini de içermesidir. GT'nin uygulanması, bir fabrikada kullanılan otomasyonun derecesine bağlı değildir; tamamen otomasyona dayanan bir fabrikada olduğu kadar elle üretim sistemine dayanan bir işyerine de uygulanabilir.

Hücresel Üretim Sistemi(HÜS), GT'nin atölye düzenine uygulanmasıdır. Hücresel üretim, bir ya da daha çok makinenin bir hücre olacak biçimde gruplandığı üretim tipidir ve gruplamalar, benzer süreçleri gerektiren parça aileleri için çalışma yapmak amacıyla gereksinim duyulan işler aracılığıyla belirlenmektedir. Bu tekniğin kullanılması için, benzer süreçleme özelliklerine sahip olan parça grupları olması, dahası; bu parça gruplarının benzerliklerinin belirlenmesi gerekir.
HÜS içerisinde iki zorunlu ön koşul mevcuttur: Bunlardan biri yönetim desteği bir diğeri ise işgücünün bilgilendirilmesi ve katılımıdır. HÜS içerisinde özellikle işgücünün çok önemli bir yeri vardır. Wemmerlöv’ün “ Hücreler için dört bakış açısı vardır: kaynak, uzaysal, dönüşümsel ve organizasyonel perspektifler. İlk perspektif olan kaynak perspektifi; insan ve teknik kaynaklardan oluşur ve bunlar hücrede yapılan işe adanmışlardır”  sözü işçinin önemini vurgulamaya yetmektedir.

ÜRETİM SİSTEMLERİ
Atölye Tipi Üretim Sistemi
Bu tarzın ayırt edici özelliği genellikle, bir mamulden bir defada az miktarlarda ancak, farklı sayıda mamullerin üretilmesidir. Başlıca özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
· 1 Esneklik,
· 2 Çeşitlilik,
· 3 Kalifiye çalışanlar,
· 4 Yüksek dolaylı işçilik,
· 5 Yüksek manuel malzeme aktarımı

Akış Tipi Üretim Sistemi
Daha büyük miktarlarda üretilen ürünler için kullanılan bir sistemdir. Belirli
bir mamulün üretimine ayrılan özel teçhizattan yararlanılmaktadır. Üretimle ilgili becerilerin çoğu, operatörlerden makinelere aktarılır; bunun sonucu olarak, emeğin kullanım düzeyi atölye tipinden daha düşük olabilmektedir.

Proje Tipi Üretim Sistemi
Bu tip sistemde, bir mamulün büyüklüğü ya da ağırlığı nedeniyle üretim sırasında sabit bir konum veya yerde bulunması zorunlu olabilir. Bu sistem zorunlu olarak, geniş çaplı karmaşık proje için tüm bileşenleri oluşturan bir atölye sistemi gibidir ve buna göre işlevsel hale getirilmiş bir üretim sistemi özelliğine sahiptir.

Sürekli Proses Tipi Üretim Sistemi
Bu sistemde girdi, kendisini çıktıya dönüştüren bir dizi doğrudan birbirine bağlı süreç/işlemden geçer. Kesikli parçalar ele alınmadığı için, genellikle kimyasal üretim dışında göz ardı edilmektedir.
Aşağıdaki çizelge geleneksel üretim sistemlerini karşılaştırmalı olarak göstermektedir.

2 Ağustos 2012 Perşembe

Etkili Bir Tedarik Zincirine Giden Yol


Bilginin entegrasyonu tedarik zincirindeki ilk aşamadır. Karar verme ve yürütme arasında sıkı bir bağ da verimli bir tedarik zinciri için vazgeçilmez bir unsurdur. 


Günümüzün bilişim teknolojileri, tedarik zincirindeki tüm üyelerin arasındaki bilgi akışını mümkün kılarak. iletişim engellerini yıkmaktadırlar. Bu teknolojilere en erken geçenler yavaş yavaş herkesin boy göstereceği pazarda kendilerine bir yer edinmişlerdir. Başarılı işletmeler, yüksek performanslı tedarik zincirine giden yolu dikkatlice adım adım takip etmeleri gerektiğinin farkındadırlar. 


Bu adımlar şunları içerir:


a) İş uygulamalarını tamamen otomatize ve optimize ederek yönetimde mükemmelliğe ulaşmak.

b)  Teşebbüsü tedarik zincirinin tum üyelerini kapsayacak şekilde genişletmek.

c) Ortak bir bilgi temeli oluşturmak üzere iş sistemlerini müşteri tedarikçi ve ortakların sistemleriyle entegre etmek,

d) Değişikliklere karşı duyarlılığını artırmak için gerçek zamanlı karar destek sistem geliştirmek

e) İş süreçlerinin optimize edilebilmesi için çalışanları, satıcıları ve tedarik zincirinin diğer üyelerini eğitmek

f) Evrensel iş konularıyla başa çıkabilecek bir firma yaratmak ve yönetmek için taahhütte bulunmak.

Değişimin cevaplarını ve karar vermeyi etkileyen faktörleri arayan firmalar artık eski sınırları içerisinde kalamazlar. Cevapların pekçoğu genişletilmiş teşebbüste yatmaktadır. Genişletilmiş teşebbüs firmanın tedarik zincirinin tüm üyelerini kapsar. Bunlar firma içindeki farklı birimler tedarikçiler ve bunların satıcıları; müşteriler ve bunların müşterileri ve hizmet sağlayıcılardır. İnternet gibi düşük maliyetli iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla, eskiden ancak en büyük firmaların ulaşabildiği entegrasyon düzeyi şimdi en küçük firmalar için de mümkündür.

Siparişe göre üretim yapan tipik bir bilgisayar firmasının tedarik, zincirini gözönüne alalım. Tüketiciler firmanın internet sayfasına girip arama yaparak, kendi ihtiyaçları ve bütçelerine uygun makinalara karar verirler. Müşteri sipariş verdiği an teslim tarihinin ne olacağını öğrenir ve bir teyit numarası alır. Müşteri hiçbir baskı, hissetmeden alışveriş yapabilir ve ürünün tam olarak ne zaman eline geçeceğini bilir.

Üretici firma da bu durumdan fayda sağlamaktadır. Siparişlerin doğrudan müşteriden toplanması nedeniyle, kendi iş süreçlerinde kullanmak üzere çok değerli satış noktası bilgilerine gerçek zamanlı olarak ulaşmaktadır. Üretim  departmanı tam olarak ne  üreteceğini,  satınalma  da  ne  sipariş  edeceğini  bilir. Pazarlama departmanı da belirli bir programın başarısını ölçebilir.

Bu senaryo bir adım daha ileriye götürüldüğünde, bilginin doğrudan parça tedarikçilerinin ve tamamlanmış mal distribütörlerinin sistemlerine gittiği senaryo elde edilecektir. Kısaca, eğer firma sadece kendi süreçlerini otomatize etmekle kalmayarak, bunları tedarik zincirindeki diğer üyelerin otomatize edilmiş süreçleriyle entegre ederse, bugünün hızla değişen pazar koşullarıyla zincirdeki firmalar hep beraber mücadele edebilirler.

Bilginin entegre edilmesi birçok işletmenin iş süreçlerini iyileştirme çabasının temelinde yatmaktadır. Modern ERP sistemleri, organizasyona, süreçlerini planlama, kontrol etme ve izleme olanağı sağlamak üzere tasarlanmışlardır. İletişim için standart mekanizmalar kullanarak, paylaşılan bilginin ne anlama geldiği hakkında genel bir anlayış geliştirerek ve verilere ulaşmak için bir dizi kural oluşturarak, ERP sistemleri yüksek seviyede entegrasyon sağlamaktadırlar.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Vatan Kablo Microsoft Dynamics AX Projesi


Ülkemizin önde gelen kablo firmalarından birisi olan VATAN KABLO A.Ş. sektöründe sağlamış olduğu başarı ve üstün performans ile bugün tüm dünyada tanınan bir marka haline gelmiştir. Çorlu’daki; 30.000 m2 si kapalı, 100.000 m2 si açık sahada kurulu tesislerde dünya standartlarında, konusunda bilgi ve deneyim sahibi uzman ekipler tarafından en son teknolojik gelişmelere uygun makineler kullanılarak gerçekleştirir. Ürün yelpasesinde 66 kV’a kadar olan tüm alçak gerilim, orta gerilim ve yüksek gerilim enerji kabloları bulunmaktadır.
Ayrıca insan yoğunluğu fazla olan mekanlarda kullanımı yurdumuzda da zorunlu hale getirilen; standart kablolar gibi yangın anında yoğun duman ve toksit gaz çıkarmayan, HALOJENSİZ kablolar da üretilmekte, yangın esnasında can ve mal güvenliğini en üst düzeyde koruma bu sayede sağlanmaktadır. Yurtiçi pazarındaki güvenilir isminin yanı sıra VATAN KABLO A.Ş. küreselleşen dünyada rekabeti yurtdışına taşımış ve başta Avrupa ülkelerine olmak üzere Orta Doğu ülkeleri, Afrika ve Orta Asya ülkelerine yaptığı ihracatı ile güçlü bir marka olmuştur.
Enerji kabloları alanında Türkiye ve dünyanın büyük oyuncularından Vatan Kablo, artan iş hacmini yönetmek için ana üretim planlaması ve malzeme ihtiyaç planlamasını çalıştırabileceği, muhasebe satış ve üretim ile entegre kullanabileceği bir çözüm arıyordu. Kablo Sektöründe önemli bir çözüm olan Hollandalı Innovites tarafından geliştirilen Cable Builder (Kablo Tasarımcısı) ile ürün ve üretim tasarımını çözen Vatan Kablo, bu çözüm ile stratejik işbirliği yapan Microsoft Dynamics AX’ı da incelemeye aldı. Microsoft Dynamics’in sektöre özel uygulamalar geliştiren yazılım evleri ile yaptığı işbirliğinden etkilen Vatan Kablo, muhasebe, stok, satış ve planlama süreçlerinin Cable Builder’da yaratılan ürünler ile otomatik entegre olduğunu görerek aradığı çözümü bulduğunu gördü. 1.1.2012 itibari ile tüm süreçlerinde Microsoft Dynamics AX kullanmaya başlayan Vatan Kablo, en büyük katkıyı 30,000’i aşkın ürün ve 110,000’i aşkın yarımamul planlamasının otomatik olarak yapmakta görüyor.
Ayrıca kablo kesim iş emrileri, müşteri ve ürün bazında sipariş toleranslarının yönetimi de verimliliği çok artıran özellikler. Kablo üretiminde çok önemli olan ve sıklıkla müşteriye ya da kullanım alanına göre değişebilen dolgu, büküm, damar kalınlığı gibi parametrelerin Cable Builder ile yönetiliyor olması ve bir değişiklik olduğunda kullanılan tüm ürün ağaçları ve rotalarda değiştirebiliyor olması da işi çok kolaylaştırmakta. Hatta ürün özelliklerine göre çok basit parametreler ile makina seçim tercihlerinin yapılıyor olması da üretim maliyetlerini düşürmekte.

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Neden ERP ? ERP Nedir?



Muhasebe Yazılımları’ndan Kurumsal Kaynak Yönetimine Temel Değişiklikler ;
  • Muhasebe tahakkuk etmiş olan borç ve alacaklarla, gelir ve giderlerle ilgilenir. ERP ise tahakkuk etmemiş işlemlerin doğru planlanmasını ve izlenmesini hedefleyerek işe başlar.
  • Muhasebe yasal yükümlülüklerin doğru yerine getirilmesine yardımcı olur. ERP ise şirket içi iş yapış kurallarına kurumsallık ve kalıcılık kazandırır.
  • Muhasebe yasal olarak gerekli bilgilere kalıcılık kazandırır. ERP-II ise, yasaların ötesinde, bir kurum kültürü oluşması için gerekli tüm bilgilere kalıcılık kazandırır.
  • ERP ticari ve mali verilerden “yönetici için anlamlı bilgiler” üretilmesini sağlar.
  • ERP iş süreçlerinde yürütülen faaliyetlerin daha katma değerli hale getirilmesini hedefler.
  • ERP tasarım, satış, hizmet süreçlerinin müşteri odaklı olarak yürütülmesi için gerekli temel bilgileri üretir.
  • ERP’in temel misyonu şirket için gerekli Yönetim Bilgi Sistemi’nin oluşturulmasıdır. Bu nedenle Resmi Muhasebe yapısı ile birlikte yönetimsel bilgilerin üretileceği Yönetim Muhasebesi yapısının kurulmasını amaçlar.
  • ERP operasyon süreçlerindeki gizli israfların ve atıl kapasitelerin ortaya çıkarılmasını kolaylaştırır.
  • ERP işlerin (örneğin, teslimatların) “tam zamanında” ve“hatasız” yürütülmesi için gerekli mekanizmaların şirket içinde oluşturulmasını sağlar.
  • ERP süreçlere performans hedeflerinin konmasını ve sonuçların izlenmesini sağlar.
  • ERP temel iş süreçleri üzerinde “sürekli iyileştirme” sistemlerinin kurulmasını mümkün kılar.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Sumitomo Türkiye Yatırımına Microsoft Dynamics NAV ERP İle Başladı

Japonya'nın 400 yıllık devi Sumitomo ağır sanayiye yedek parça üretecek. Sumitomo yöneticileri geçen hafta İstanbul'da çalışmalara başladı

Japonya'nın sanayi devi Sumitomo, Türkiye'de üretime hazırlanıyor. Bankacılıktan demir-çelik sanayisine, iş makinelerinden sigorta sektörüne kadar hemen hemen her alanda üretimi bulunan Sumitomo, Türkiye'de ağır sanayiye yönelik üretime hazırlanıyor. Türkiye'ye gelen şirketin üst yöneticileri, çalışmalar için düğmeye bastı. Tarihi 1600'lü yıllara dayanan ve bünyesinde otomotiv firması Mazda'yı da bulunduran Sumitomo, geçen ay Türk ortağı ile İstanbul'da şirket kurdu. Sumisertmetal adı verilen şirketin Türk ortağı ve CEO'su Edip Bayizitlioğlu, "Sumitomo Electric, burada sanayiye yönelik matkap başta olmak üzere sert metaller ve kesiciler üzerine satış ağını genişletecek. Ardından üretime başlayacağız" dedi.

İSTANBUL'A GELDİLER
Geçen hafta Sumitomo Electric'in üst yöneticileri Takahiro Takadaya, Alex Murayama ve Nozomi Tshijima'nın İstanbul'a geldiğini söyleyen Bayizitlioğlu, 2015'e kadar üretim planlayan Japon firmasının ilk etapta 20 milyon dolara yakın bir bütçeyi düşündüğünü, ileride bu rakamın daha da artacağını kaydetti. Japon firmasının Türkiye dışında Brezilya ve Endonezya'da da ofis açtığını anlatan Edip Bayizitlioğlu, "Bu ülkelerde kurulan fi§rmalar tamamen Sumitomo tarafından yönetilecek. Sadece Türkiye'ye yerel bir ortakla gelmek istediler. Bu da onların pazara olan ilgisinin bir göstergesi" diye konuştu.

 Türkiye yatırımına Microsoft Dynamics NAV 2009 ERP yazılımını devreye alarak başlayan Sumitomo, Kurumsal Kaynak Planlama'da Dynamics NAV 2009'un muhasebe finans yönetimi, uluslararası dil ve raporlama desteği ile iş süreçlerinin yönetimi konularında güçlü olan altyapısını kullanacak.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Tedarik Zincirinde Karşılaşılan Problemler ve Uygulanabilecek İyileştirmeler


Yöneticiler her geçen gün kendilerini, müşterilerin artan talepleri ile aksi yönde bulunan işletmenin kar ve büyüme ihtiyaçlarını dengeleyen bir konumda bulmaktadır. Birçoğu, söz konusu dengeyi sağlayabileceklerini ve de tedarik zinciri yönetimini stratejik bir değişken olarak kullanarak kar sağlayabilecek bir büyümeye ulaşabileceklerini fark etmiştir.

Öncelikle, tedarik zinciri bir bütün olarak; yani, ürünlerin, hizmetlerin ve tedarikçilerin tedarikçilerinden ve müşterilerinin müşterilerinden gelen bilgi akışı yönetiminde görev alan tüm bağlantılar şeklinde algılanmalıdır. İkinci olarak, yöneticiler somut gelirler amaçlamaktadır, ve gelirlerin büyümesi, olanakların kullanımı, ve maliyet azaltılması üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Yöneticiler, şirkete geleneksel bakışı ve ayrık fonksiyonel varlıklar oldukları için bileşenlerini reddederek, başarının müşterilere değer oluşturmak için faaliyetlerin tedarik zinciri boyunca ne kadar iyi kullanıldığına bağlı olduğunun bilincine varmaktadır.

Kâr getiren büyümeleri sağlayan başarılı girişimlerin birkaç ortak yönü vardır: Bunlar tipik olarak stratejik ve taktik değişimleri birleştiren büyük çabalardır. Bu girişimler ayrıca, elde edilen iyileşmenin tümü tedarik zincirinin kısımlarının toplamından büyük olacak şekilde tedarik zincirini kapsayan bir bakış açısıyla ele alarak ve çabaları yönlendirerek holistik bir yaklaşım sergiler. Başarısız çabalar tutarlı bir profili olduğu izlenimini verir. Bunlar fonksiyonel olarak tanımlanmış ve dar bir noktaya odaklanmıştır, ayrıca taşıyıcı bir yapıdan yoksundur.

Koordinasyonsuz değişim faaliyetleri her bir bölüm ve fonksiyonda ortaya çıkar ve şirketi birçok girişim nedeniyle başarısızlığa sürükler. Bu başarısızlığın kaynağı bazen yönetimin, neyin onarılması gerektiğini belirtmedeki güçlüğüdür. Asıl konu; birden fazla, karmaşık bir şekilde çalışan (hem içteki, hem de dıştaki) hareketi aynı yönde yürütebilecek bir tedarik zinciri dönüşüm planının nasıl geliştirilip uygulanabileceğidir. Yöneticilerin ne şekilde çalışmaları gerektiğine karar vermelerine yardım etmek amacıyla, en başarılı yöneticiler tarafından gerçekleştirilen tedarik zinciri girişimleri incelenmiş ve tecrübelerinden tedarik zincirinin yedi ilkesi çıkarılmıştır. Söz konusu ilkelere sadık kalınması, müşteri hizmetleri ile kâr getirecek büyüme arasındaki çatışmayı dengeleyecektir.

Müşterilerin ne istediğinin ve bu isteklerin daha çabuk, daha ucuz ve daha iyi bir şekilde karşılanması için tedarik zinciri çerçevesinde çabaların ne şekilde koordine edilmesi gerektiğinin belirtilmesiyle, işletmeler hem müşteri tatminini hem de kendi finansal performanslarını artıracaktır. Fakat bu dengenin sağlanması ve devam ettirilmesi kolay değildir. Her bir işletme, tedarik zinciri stratejisiyle bu yedi ilkeyi kendi durumuna en uygun şekilde bütünleştirmelidir.


Tedarik Zinciri Yönetiminin Yedi İlkesi
1. İlke: Farklı grupların servis ihtiyaçlarına dayanan müşteriler gruplara ayrılmalı ve tedarik zinciri bu gruplara hizmet vermek üzere adapte edilmelidir. Bu ayrımlar ile, daha önce de müşteriler endüstri kolu, ürün veya ticaret kanalı bakımından gruplara ayırmış ve ardından da gruplar içinde ve arasında maliyetleri ve kârlılığının ortalamasını alarak onlara hizmet vermek için bir yaklaşım izlemiştir. Sonuçta tipik olarak işletmelerin hizmet tekliflerine müşterilerin verdiği değer tam olarak anlaşılmamıştır. Ancak, müşterilerin belirgin ihtiyaçları bakımından gruplara ayrılması, işletmeyi çeşitli grupların ihtiyaçlarına cevap veren bir hizmet portföyü geliştirmek üzere donatır.

Raporlar ve endüstri araştırmaları, gruplara ayırmanın temel kriterlerinin belirlenmesi için araçlar olmuştur. Bugün, ilerlemeci yöneticiler müşteri seçimlerini ölçmek ve her bir grubun marjinal kârlılığını öngörebilmek için bütünleşik analizler gibi bu tür ileri analitik tekniklere geri dönmektedir. İşletme, tedarik zinciri programlarından meydana gelen bir mönü oluşturmak için disiplinli ve fonksiyonlar arası bir proses uygulamalı ve herkes için olan temel servislerle belirli gruplarla en çok ilgili olan mönüdeki servisleri birleştiren gruplara özel servis paketleri oluşturmalıdır. Hedef, karlılığı maksimize etmek için gerekli gruplara ayırma ve çeşitlilik derecesini bulmaktır.

Elbette ki, müşteri ihtiyaç ve tercihleri her şey değildir. Servis paketleri bir kâr getirmelidir ve birçok işletme ise olası kârlılığı ölçmek üzere müşterilerinin ve kendilerinin maliyetleri hakkında yeterli bir finansal anlayıştan yoksundur. Hangi müşterilere hizmet verilmesinin en kârlı olacağı, hangilerinin en uzun süreli kârlılığı üreteceği, veya hangisiyle çalışılması gerektiği bilinmemektedir. Bu bilgi, hesapları hizmet paketleriyle eşleştirmek için önemli bir bilgidir, hacimce veya fiyatça artışların bir kombinasyonu vasıtasıyla arttırılan gelirlere dönüştürülebilir.

İşletmeler maliyetlerini sadece faaliyet seviyesinde anlayarak ve bu anlayışı devlet hazinesiyle ilgili kontrolleri güçlendirerek müşterilere kârlı bir şekilde değer ulaştırabilir mi? “Başarılı” bir besin üreticisi satıcılar tarafından yönetilen envanterlerini tüm müşteri gruplarına pazarlamış ve satışlarını arttırmıştır. Fakat, faaliyet tabanlı maliyet analizleri bir grubun işleme sınırı bazında olay başına 9 sent kaybettiğini ortaya çıkarmıştır. Birçok işletmenin yatırımlarını belirli bir müşteri ilişkisine dayama seçeneği bulunur. İşletmelerin bunu yapmak için, yatırımlarının makul bir miktarla geri dönmesi ve kaynakların en kârlı şekilde tahsisini garanti etmek için kısımların kârlılığını, alternatif hizmet paketlerinin maliyet ve faydalarını da analiz etmelidir. Birçok işletmenin, hizmet ile kârlılık arasındaki uygun dengeyi muhafaza etmesi için varolan imkanları sermayeye çevirmek ve müşteri etkisini maksimize etmek için düzenlenen programları sıraya koyarak öncelikler belirlemesi gerekir.


2. İlke: Lojistik ağı, hizmet ihtiyaçları ve müşteri gruplarının kârlılığına göre uyarlanmalıdır. İşletmeler lojistik ağı tasarımında envanter, depo ve nakliye faaliyetlerinin organizasyonunda tek bir standart sağlamak için değişmez bir yaklaşım sergilemiştir. Bazıları için lojistik ağı tüm müşterilerin ortalama servis ihtiyaçlarını karşılamak için, diğerleri için ise tek bir müşteri grubunun en zor ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmıştır.

Her iki yaklaşım da üstün niteliklerin kullanımına ulaşamaz ve mükemmel bir tedarik zinciri yönetimi için gerekli olan gruba özel lojistik için yeterli olmamaktadır. Birçok endüstri kolunda, özellikle kağıt endüstrilerinde bireysel lojistik ihtiyaçlarını karşılamak için dağıtım mallarının düzenlenmesi, bir üretici için tanıtılmamış olan asıl ürünlere göre daha büyük bir tanıtım kaynağıdır.

Bir kağıt işletmesi, temel iki grupta farklı müşteri hizmet istekleri bulmuştur. Bu gruplar uzun temin sürelerine sahip büyük yayınevleri ile 24 saat içerisinde teslimata ihtiyaç duyan küçük yerel basımevleridir. Üretici her iki gruba da hizmet verebilmek ve kâr getirecek büyümeye erişmek için, üç adet tam kapasite stok yapan dağıtım merkezi ile yerel basımevlerinin yakınına yerleştirilen sadece hızlı taşınan kalemleri depolayan 46 adet çabuk cevap verebilen çapraz yükleme platformu bulunduran çok seviyeli bir lojistik ağı tasarlamıştır. İyileştirilen mal ve gelir dönüşü kanıtlanabilir bir şekilde, çabuk cevap veren merkezleri ve nakliye faaliyetleri yönetiminin dış kaynakları tarafından desteklenen yeni envanter dağıtım stratejisine bağlı bulunmaktadır.

Bu örnek, gruba özgü hizmetlerin temel özelliklerini belirtmektedir. Lojistik ağı üçüncü parti lojistik sağlayıcıları ile olan birleşmeleri de kapsayarak daha kompleks, ve geleneksel ağa göre mutlaka daha esnek olacaktır. Sonuç olarak, depoların görevi, sayısı, yeri ve mülkiyet yapısındaki köklü değişiklikler gereklidir. Ağın, akış dağıtımını yönetebilecek gerçek zaman karar destek araçları ile nakliyat yönetimine olan daha fazla zaman duyarlı yaklaşımlar tarafından mümkün kılınacak daha sağlam lojistik planlamasına gereksinimi bulunur.

Lojistikle ilgili bazı daha az gelenekçi düşünceler dahi, ortak müşterilerin ve benzer yerel yaklaşımların gereksiz ağlarla sonuçlandığı bazı endüstri kollarında ortaya çıkmaktadır. Üçüncü parti mülkiyeti altında hem tamamlayıcı hem de rekabet eden firmalar için lojistiğin birleştirilmesi düşük maliyetli endüstri çapında bir çözüm sağlayabilir. Besin ve paketlenmiş mal endüstrileri üçüncü parti sağlayıcılarla etkili katılımlarla, her bir durum için lojistik maliyetlerini %42 kısabilir ve lojistik mallarını endüstri içerisinde birleştirerek sistemdeki toplam gün sayısını %73 azaltabilir.


3. İlke: Tutarlı tahminler ile optimal kaynak tahsisi garanti edilerek pazar işaretleri izlenmeli ve buna bağlı olarak tedarik zinciri çerçevesinde talep planlaması sıraya dizilmelidir. Tahminler her bir silo tarafından gerçekleştirilmiştir. Birden fazla bölüm her biri kendi varsayımlarını, ölçülerini ve detay seviyelerini kullanarak aynı ürünler için bağımsız olarak tahminler yürütmüştür. Çoğu pazarın görüşünü resmi olmayan bir şekilde almaktadır, birazı ise bu prosese kendi en önemli tedarikçilerini dahil etmektedir. Birçok işletmenin fonksiyonel yönelimi, üreticiler pazarın ne kadar ürün istediğini ikincil olarak düşünürken, satış tahminlerinin talebi büyüyor görmesine olanak vererek her şeyin daha kötü olmasına neden olmuştur.

Bu şekildeki bağımsız ve ben merkezci tahmin yürütülmesi mükemmel tedarik zinciri yönetimine uymamaktadır. Bir yönetici depoyu “bir akordeon” olarak adlandırmıştır; çünkü depo, gelire odaklanmış satış baskısı her bir çeyrek sonunda büyük iskontolar sunarak dönemsel talebi tetiklerken, durağan bir çizelgeye bağlı olan bir üretim işleminin üstesinden gelmek zorundadır. Söz konusu yönetici, talep planlama yazılımı tarafından desteklenen fonksiyonlar arası bir planlama prosesinin uygulanması gerektiğinin farkına varmıştır.

Nihai sonuçlar umutsuzluk verici olmuştur. Fazla envanter pazar tarafından göz önünde bulundurulmak zorunda olduğu için, satış hacmi önemli ölçüde düşmüştür. Ancak söz konusu işletme bugün daha düşük envanter ve depo maliyeti ile fiyat seviyelerinin muhafaza edilmesi ve iskontoların sınırlandırılması konusunda daha büyük imkanlardan faydalanmaktadır. Tüm en iyi satış ve işlem planlamaları gibi, bu proses de her bir fonksiyonel grubun ihtiyaç ve amaçlarının farkına varmakta fakat nihaî operasyonel kararları tüm kâr potansiyeline dayandırmaktadır.

Mükemmel tedarik zinciri yönetimi, aslında, her bir tedarik zinciri bağlantısını tahminler geliştirme ve işlemler arasındaki gerekli kapasiteyi muhafaza etmekte görev almak üzere işletme sınırlarını aşan satış ve operasyonel planlamayı gerektirir. Kanal kapsamında satış ve operasyonel planlama müşteri promosyonları, sipariş yapıları ve yeniden stoklama algoritmalarında gizli olan talep sinyallerini kontrol eder ve satıcı ve taşıyıcı imkanları, kapasiteleri ve kısıtlarını dikkate alır.


4. İlke: Ürün müşteriye tanıtılmalıdır ve tedarik zinciri boyunca olan dönüşümler hızlandırılmalıdır. Üreticiler üretim hedeflerini geleneksel olarak tamamlanmış ürünler için olan talep gösterimlerine dayandırmış ve tahmin hatalarını telafi etmek için envanter stoku yapmışlardır. Bu yöneticiler sistemdeki temin süresi sabit olarak görme eğilimindedir.

Bu yapıdaki gelenekçiler dahi hazırlık indirimi, hücresel üretim ve tam zamanında üretim teknikleri vasıtasıyla maliyetleri kısma konusunda ilerlemeler kaydederken, kitlesel uyarlama gibi daha az geleneksel olan stratejilerde daha büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Örneğin, kitlesel uyarlama gibi stratejiler vasıtasıyla bireysel müşteri ihtiyaçlarını verimli bir şekilde karşılamaya çalışan üreticiler, ertelemenin faydalı olduğunu fark etmektedir. Ürün tanıtımını mümkün olan en son ana bırakmakta ve böylece, bir bakım ürünleri deposu yöneticisi tarafından tanımlanan problemin üstesinden gelmektedir. Bir işletmede ana perakende satıcıların paketleme ihtiyaçlarının artışı ile, stokta tutulan birimlerin sayısı patlama göstermiştir. Günlük olarak bir perakendeciden siparişin geri alındığı durumlar olmuştur.
Bir hırdavat üreticisi bu problemi, standart bir destek parçasından stokta çok miktarda tutulduğu noktayı tanımlayarak çözmüştür. Bu nokta, desteğin belirgin müşteri ihtiyaçlarının karşılanması için 16 yolla paketlenmesi gerektiği zaman ortaya çıkmıştır. Bu destekler için olan tüm ihtiyaç nispeten sabit ve kolayca tahmin edilebilirken, stokta tutulan 16 biriminki daha fazla değişkendir. Çözüm olarak ise, destekler fabrikada yapılmış, ancak dağıtım merkezinde müşteri sipariş çevrimi içinde paketlenmiştir. Bu strateji envanter seviyelerini %50’den fazla kısarak mal kullanımını iyileştirmiştir.

Birçok üretici zamanın gerçekten para olduğunu anlayarak, tedarik zincirindeki temin sürelerinin sabit olması fikrini sorgulamaktadır. Temin sürelerini tedarik zinciri boyunca sıkıştırarak, müşteri ihtiyaçları için adapte edilen hammaddenin tamamlanmış ürünlere dönüşümünü hızlandırarak pazar sinyallerine cevap verme kabiliyetlerini güçlendirmektedir. Bu yaklaşım, ürün konfigürasyon kararlarını o anın gerçekleşen taleplerine çok yakın bir şekilde yapmaları için esnekliklerini artırmaktadır.

Apple’ın tepe satış periyotlarındaki PC eksikliğini göz önünde bulundurulsun. Taleplerin tahminindeki hatalar, tedarikçilerin özel sürücüleri ve çipleri 18 haftadan önce ulaştıramamasıyla birleşince, Apple yansıtılan müşteri taleplerindeki değişikliklere uyum sağlamakta yeterince hızlı davranamamıştır. Apple bu problemle başa çıkmak amacıyla, daha kolay elde edilebilir ve daha kısa temin süresi olan standart parçalar kullanılması için PC’leri yeniden tasarlamıştır.


5. İlke: Tedarik kaynakları, malzeme ve hizmet sahibi olmanın maliyetini azaltmak için stratejik bir biçimde yönetilmelidir. Malzemeler için mümkün olduğunca düşük bir fiyat ödemek amacındaki yöneticiler tedarikçilerle iyi ilişkiler geliştirmemiştir.

Mükemmel tedarik zinciri yönetimi, farkına varmayı gerektirmektedir. Tedarikçilerin maliyetleri, işletme maliyetlerini etkilemektedir. Eğer tedarikçi, 30 günlük malzeme sevkıyatı yeterliyken, 90 günlük malzeme sevk etmeye zorlanırsa, bu envanterin maliyeti maliyet yapısını değiştireceği için tedarikçinin işletmeye verdiği fiyatını etkiyecektir. Üreticilerin tedarikçilere yüksek talepler vermesi gerektiği gibi, ayrıca ortaklarının pazardaki fiyatları düşürmek ve sınırları arttırmak için tedarik zincirindeki maliyetleri azaltma hedefini paylaşması gereklidir. Bu düşüncenin arkasındaki mantık, daha büyük karlılığa katkıda bulunan herkesin ödüllendirilmesi için kazanç paylaşma düzenlemelerin yapılmasıdır.

Bazı işletmeler bu çeşit ilerlemeci bir düşünce için henüz hazır bulunmamaktadır, çünkü temel önkoşullardan yoksundurlar. Bu ise, tüm mallarının maliyetleri, sadece direkt malzemeler değil, ayrıca bakım, onarım ve çalıştırma kaynakları ile faydalar, geziler, ve diğer her şey için harcanan paralar hakkında bilgi anlamına gelmektedir. Bu gerçeğe dayalı bilgi, işletmenin satın aldığı her tür malzeme ve hizmetin elde edilmesinin en iyi yolunun belirlenmesi için gereklidir.

Böylece üreticiler, akıllarındaki pazardaki konumları ve endüstrideki yapılarıyla tedarikçilere ne şekilde yaklaşılması gerektiğini göz önünde bulundurabilirler. Kısa süreli fiyat teklifleri vermek, uzun süreli kontratlara ve dışarıdan kaynak alarak veya yatay olarak bütünleşerek stratejik tedarikçi ilişkilerine girmek Mükemmel tedarik zinciri yönetimi yaratıcılık ve esneklik gerektirmektedir.

Her bir bölümü kullandıkları karton kutuları bağımsız olarak sipariş eden bir üretici için yaratıcılık, daha az ve daha etkili tedarikçiler kullanarak, kalite kontrolü gibi proseslerde gereksizlikleri ortadan kaldırarak satın almaları birleştirmek anlamına gelmektedir.

Yedi tedarik zinciri ilkesi sadece beraber uygulandığı zaman tam kapasitelerine ulaşabilecekken, bu ilke, başlangıçtan algılayabileceği kazanımlar ek girişimler kurabileceği için dikkat çekici olmuştur.


6. İlke: Birden fazla karar verme seviyesini destekleyen ve ürünlerin, hizmetlerin ve bilgilerin akışını açık bir şekilde gösteren, tedarik zinciri kapsamında bir strateji geliştirilmelidir. Değişim mühendisliği uygulanmış iş proseslerini desteklemek için ilerlemeci birçok işletme kurumsal kapsamdaki sistemlerin yerine esnek olmayan ve yetersiz bütünleşik sistemleri yerleştirmektedir. Bir çalışma, SAP ve Oracle gibi şirketler tarafından sağlanan kurumsal kapsamdaki yazılım ve servis hizmetlerinin 1995 yılı gelirlerini 3,5 milyar dolardan fazla ve projelerin yıllık gelir artışlarının 1994 ile 1999 arasında %15’ten %20’ye ulaştığını ortaya koymaktadır.

Bu işletmelerden birçoğu kurdukları yeni güçlü sistemlerden zarar görecektir. Birçok bilişim sistemi veri elde edebilmekte ancak ne yazık ki günlük işlemlerini arttırabilecek, faal hale getirilebilecek iletilere dönüştürememektedir.

Bu yöneticinin önemli üç çeşit yeteneği birleştiren bir bilişim teknolojisi sistemi inşa etmesi gereklidir. Söz konusu sistem, kısa vadede günlük muameleleri ve tedarik zinciri çerçevesindeki elektronik ticareti yönetebilmeli ve böylelikle siparişler ve günlük çizelgelemeler hakkındaki bilgiyi paylaşarak tedarik ve talebi sıralandırmalıdır. Sistem orta vadede kaynakların etkili bir şekilde tahsis edilmesi için gerekli çizelgelemeyi kolaylaştırmalıdır. Uzun vadede bir değer eklenmesi için sistem, bütünleşik bir ağ modeli gibi, yöneticilerin imalathaneleri, dağıtım merkezlerini, tedarikçileri ve üçüncü parti hizmet alternatiflerini değerlendirmelerinde yardımcı olma amaçlı yüksek seviyeli senaryo planlamasında kullanılacak veri sentezleyecek araçlar sağlayarak stratejik analizleri mümkün kılmalıdır.
Teknolojiye büyük yatırımlar yapmalarına rağmen çok az işletme bu imkanların tamamını elde etmektedir. Günümüzün kurumsal kapsamdaki sistemleri, kuruma bağlı ve kanal ortaklarının ortak başarıya ulaşması için gerekli bilgiyi tedarik zinciri çerçevesinde paylaşmadan yoksundur. Birçok işletmenin tedarik zinciri yönetimini attırmak için acil olarak ihtiyaç duyduğu bilgi, sistemlerinin hemen dışında bulunmaktadır ve çok az işletme gerekli bilgiyi sağlamak için yeterli derecede iletişim içindedir. Elektronik bağlantı, tedarik zincirini temelden değiştirmek için, muamelelerin maliyetlerinin azaltılmasından başlayıp, siparişlerin, faturaların ve ödemelerin elektronik olarak yönetilmesi ve satıcı yönetimli envanter programları vasıtasıyla envanterlerin küçültülmesine kadar değişen seçenekler sunmaktadır.

İmalathaneden depoya kadar olan performansın izlenmesi önemli bir bira üreticisini memnun etmiştir. Perakendecinin deposunda %98’lik bir doluluk oranı bulunmaktaydı. Fakat tedarik zinciri açısından bakıldığında, üreticinin farklı bir izlenimi olmuştur. Bazı temel perakende zincirlerindeki tüketiciler, depo seviyesinin yetersiz bir şekilde ikmali ve tahmini nedeniyle söz konusu işletmenin zamanın %20’sinden fazla defa stokunun olmadığını ortaya çıkarmıştır. Üretici, şu anda müşteri hizmetini iyileştirmek için gerekli olan, depoya özel performans verilerini alabilmek amacıyla “gerçek zamanlı” bilişim teknolojisini kurmak için çaba harcamaktadır. Üretici, bu veriler olmadan mal kullanımını arttıracak ve depo seviyesindeki tükenmeleri azaltarak gelirleri arttıracak envanter dağılım kararlarını veremeyecektir.
Birçok işletme, bilişim teknolojisinin ilk yıllık çevrim ötesindeki faydaları desteklemedeki önemini kanıtlamak için tedarik zincirinde büyük ölçekli değişim mühendisliği uygulamalarına başlamışlardır. Bilginin sürekli akışını sağlayamayan işletmeler, maliyet, mal ve çevrim zamanlarının değişim mühendisliği uygulanmadan önceki seviyelerine döndüğünü görmüştür.

7. İlke: Uç kullanıcıya etkili ve verimli bir şekilde ulaşmada toplam başarıyı ölçmek için kanal çerçevesindeki performans ölçütleri benimsenmelidir. İyi çalışıp çalışmadıkları sorusuna cevap vermek için birçok işletme her tür fonksiyon yönelimli ölçümü uygulamaktadır. Fakat mükemmel tedarik zinciri yöneticileri tedarik zincirindeki her bağlantıya uygulanan ve hem hizmet, hem de finansal matrisleri kapsayan ölçüleri benimseyerek daha geniş bir bakış açısı kullanmaktadır.

Yöneticiler hizmeti öncelikle, söz verildiği anda gelen, tam, doğru bir biçimde fiyatlandırılmış ve faturalandırılmış ve hasar görmemiş olan mükemmel sipariş kapsamında ölçmektedir.
Faaliyet tabanlı maliyetlemeden maksimum faydanın sağlanması, ileri bir bilişim teknolojisi, özellikle de bir veri deposu gerektirir. Genel hesap defteri, verileri bir hesap tablosundan düzenlediği için, faaliyet tabanlı maliyetleme için gerekli bilgileri gizler. Depo, verileri ayrık birimlerde muhafaza ederek söz konusu bilgilere hazır erişim sağlar.

Birçok işletme kanal çerçevesindeki performansın ölçümünü kolaylaştırmak için ortak rapor kartları geliştirmektedir. Bu rapor kartları her bir işletmenin ortaklığa ne getirdiği ve bütünleyici özellik ve becerilerini anlaşmanın en büyük avantajlarına ne şekilde destek olarak kullanacaklarını göstererek ortakların aynı hedefler doğrultusunda çalışmasını sağlar.

Her ne kadar kendi ölçümleri performansının üstün olduğunu gösterse de, bir müşterisinden teslimat konusunda düşük notlar alan bilimsel ürünler yapan üretici göz önüne alındığında, problem aynı dili konuşmuyor olmalarıdır.

Ortak bir rapor kartı, ortakların tedarik zinciri boyunca olan sinerjilere yoğunlaşmalarında ve fayda sağlamalarında yardımcı olabilir.

18 Nisan 2012 Çarşamba

Tedarik Zincirinin Doğası ve Amaçları

Tedarik zinciri, bilişim teknolojisinin, sürekli büyüyen fabrikalar, dağıtım merkezleri, depolar, malzeme tedarikçileri ve dağıtım kamyonları ağının otomatik zeka kazanmaları için kullanılması şeklinde tarif edilebilir. Zincir, hammaddenin yeryüzünden çıkarılmasından başlar ve ürün tekrar kullanıldığında veya atıldığında sona erer.

Tedarik zincirindeki yönetim taktiği aradaki teşebbüs ve operasyonları yönetmektir: tedarikçilerden müşterilere, malzeme satınalmadan ürün tasarımı ve tüketici sonrası yeniden kullanıma, depolamadan dağıtıma ve muhasebeye. Tedarik zincirinin bu kadar karmaşık olmasının nedeni, bazı istisnalar dışında hiç kimsenin veya hiçbir departmanın yukarıdaki elemanların tümü hakkında sorumluluk veya bilgi sahibi olmamasıdır. Bu karmaşıklığa rağmen, tedarik zincirinin entegre edilmesinden sağlanan faydalar cezbedicidir.

Bu komplike ilişkileri yönetmek için bir yığın bilişim teknolojisine ihtiyaç vardır barkod tarayıcıları, elektronik veri değiş-tokuşu (EDI), uzman sistemler ve simülasyon yazılımları. Bilgi ve bilişim teknolojileri tedarik zinciri treninin lokomotif gücüdür. İlke, stokların bilgi ile yer değiştirmesidir. Tedarikçi ve müşterilerle iyi ilişkiler kurma sanatı, eski satınalma ve muhasebe fonksiyonlarını yeniden yapılandırma ve işlevler, hatta işletmeler arası ekipler kurabilme yeteneği de en az adı geçen teknolojiler kadar önemlidir.
Tedarik zincirindeki herbir oyuncunun amacı, en yeni bilgiyi zincirdeki diğer firmalara iletmek ve bu şekilde daha mükemmel arz ve talep dengesi sağlamaktır. Tedarik zincirinin kısa vadeli amacı gereksiz stokları ortadan kaldırmak ve üretim ile müşteriye cevap verebilme hızını artırmaktır. Uzun vadeli stratejik amaç ise, müşteri beklentilerini doğru yerde teslim edilmiş doğru ürünle karşılamak, bu şekilde pazar payını ve karları artırmaktır. Tedarik zinciri için ürünü kaynağından tüketim noktasına en  kısa zaman ve en düşük maliyette götürmek esastır.
Tedarik zinciri optimizasyonuna katkı sağlayan uygulama yazılımları, tahmin etme, müşteri etkileşimli yazılımlar, ileri planlama, dağıtım yönetimi, üretim planlama, depolama, ulaştırma planlaması ve tedarik zinciri optimizasyonu unsurlarını içermektedir. Bu yazılımlar yöneticilere en tecrübeli olanlarının dahi önsezileriyle öngöremeyecekleri fırsatları bulmalarına yardım ederler.
Tedarik zincirinin temel faydası, firmanın tüm aktivitelerini içerecek şekilde planlama yapılabilmesi ve bu planın zaman içinde ayarlanarak sonuçların optimize edilmesidir. Ancak bunu yapabilmenin ön koşulu, ayrı süreçlerin verilerini birleştirebilen bir altyapının olmasıdır: farklı tedarikçilerden sağlanan malzemeler, dünyanın farklı yerlerinde üretilen ürünler ve binlerce değişik şekilde paketlenen ve nakledilen çıktılar.
Stratejik Tedarik
1980'li yıllardan beri işletmeler satıcı tabanlarını daraltmaya çalışmışlardır. Stratejik temin kavramının amacı, parça numarası veya ERP sisteminden bağımsız olarak, aynı parçaya ait birçok siparişi belirleyebilmektir. İlk olarak, satın alınan parçalar şekil, uygunluk ve fonksiyona göre analiz edilir ve sınıflandırılır. Örneğin  firmanın satın aldığı her vida, metal tipi, uzunluk, çap vb özelliklere göre sınıflandırılmalıdır. Bu da firmaya tekrarları önlemesine yardımcı olarak, toplam vida alımları hakkında net bir tablo sunacaktır. Bu bilgiye dayanarak, firma en uygun satıcıyı seçebilir. Bu kararı verirken fiyat önemli rol oynamakta, ancak hizmet, teslim sıklığı, minimum sipariş miktarı ve ödeme koşulları da gözönüne alınması gereken kriterlerdir.
Stratejik tedarik, bölümler arasındaki satın almaları konsolide eder. Sistem içinde yavaş hareket eden bileşenlerin ayrı yerlerde tutulmasını elimine ederek ve idari maliyetleri düşürerek, satın alınan bileşenlerin fiyatını %5-15 arasında düşürebilmektedir.
Global Pozisyon Belirleme Sistemi
Şimdiye  kadar işletmeler, malın kamyonlara yüklenmesi ile depoya gelmesi arasında geçen süre içerisinde olup bitenlerden habersizdi, Ancak yeni teknoloji sayesinde firmalar, tedarik zinciri içerisinde malın akışını takip edebilmektedirler. Uydu temelli Global Pozisyon Belirleme Sistemi (GPS) alıcıları sayesinde distribütörler her an firmanın sürücülerinin nerede olduğunu bilirler ve yeri en uygun olan sürücüyü yeni bir iş için yönlendirebilirler. Bu sistemden önce farklı bir mesaj sistemi kullanılmaktaydı ve bu şekilde sürücünün mesajı alıp almadığından emin olunamıyordu.
Barkodlardan farklı olarak. herbir koli ürüne iliştirilmiş olan pilsiz etiketlerin bir hat üzerinden geçirilmesine gerek yoktur. Bunlar deponun içinde iken dahi alıcılar tarafından algılanırlar. Stok sistemleri kamyonlar depoların kapılarından geçerken güncellenir. Bu sistemin başka bir yararı da son satış tarihine yaklaşmış ürünlerin görüntülenebilmesidir. Bu tarihten sonra bu ürünler Avrupa'da satılamamaktadır.
İnternet Dalgası
Şu an tedarik zinciri yönetimindeki büyük dalga zincirin internete konulmasıdır. Web sayfasıyla, tüm üretim ortakları sipariş alabilirler veya stoklarını kontrol edebilirler, veya müşteriler sipariş verebilirler. Dikkatlerin üzerine çekilmesi gereken bir konu varsa, uyarı sistemi tedarik zinciri yöneticisini uyarır.

Etkili Müşteri Yanıtı EDI ve barkod tarayıcısı kullanarak, distribütör firmalar müşterilerin stoklarını kontrol edebilmektedir. Müşteri belirli bir üründen fazla miktarda kullandığında, gece müşterinin bilgisayarı distribütörün bilgisayarına veri ileterek hangi üründen satınalınması gerektiği konusunda uyarı vermektedir, Tam zamanında hizmet sayesinde müşteriler stok maliyetlerini düşürebilmekte, distribütörler de yeni müşteriler kazanmaktadır.
Endüstriyel distribütör ve üreticiler arasındaki tedarik zinciri ihtilali tam zamanlnda teslim üzerinde yoğunlaşmışken perakendeci ve tüketim mamulleri endüstrileri kendi tedarik zinciri markasını geliştirmişlerdir. Bunun adı Sürekli İkmal Programı (CRP-Continuous Replenishment Program) veya daha genel olarak Etkili Müşteri Yanıtı dır (ECR-Efficient Consumer Response). Temel düşünce satış noktası verilerinin perakendeciden tedarikçiye gerçek zamanlı olarak iletilmesi ve rafların otomatik olarak yenilenmesidir.

Tedarik zinciri yönetimi geliştikçe, aşagıdaki görüş yaygınlaşmaktadır: "Savaş benim firmam ile rakip firma arasında değil, benim tedarik zincirim ile rakip firmanın tedarik zinciri arasındadır"
Tedarik zinciri yönetimi konusunda önde gelen firmalar lojistik veya malzeme satınalma fonksiyonlarını yeniden yapılandırmaktadırlar. Yüksek teknoloji firmaları bu konuda en aktif olanlarıdır. 
En önde gelen firmalar yalnızca lojistik ve satınalma fonksiyonlarını yeniden yapılandırmakla yetinmemekte, rekabet avantajı sağlamak için diğer fonksiyonları da ele almaktadırlar. Bu konuda en atak girişimler uluslararası stoksuz teslim zinciri oluşturmaya çalışan Japon otomobil üreticileri tarafından yapılmaktadır. Ancak parçaları başka ülkelerden direkt olarak üretim hattına getirmek soğukkanlı olmayı gerektirmektedir. Zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.

Tedarik zincirinde firmalar az stokla çalıştıklarından, tedarik zincirindeki herhangi bir bağın kopması durumunda siparişleri karşılayamama söz konusu olacaktır. Tedarik zincirinin yeniden yapılanmasını yönlendiren, maliyetin düşmesinden çok müşterinin beklentileridir. Bu işe başlarken müşteriye hizmet vermedeki standardın ne olduğu sorulmalı ve cevaba göre strateji, stok politikaları, bilişim teknolojisi planları ve tedarik zinciri ortaklıkları belirlenmelidir.

30 Ocak 2012 Pazartesi

Microsoft Dynamics NAV

Gain greater control. Increase margins. Drive growth.
Microsoft Dynamics NAV (formerly Navision) is business management software that delivers comprehensive business management functionality, from financials to your supply chain to manufacturing and more. It connects the many moving parts of your organization, giving you better visibility into and control over what's going on in your business. And it supports highly specific industries with powerful solutions created by Microsoft partners.

Microsoft Dynamics NAV enables you to make smart decisions that have a direct impact on your bottom line—increasing margins and improving your cash flow. Simple to learn and use, Microsoft Dynamics NAV business management software works with your existing technology and scales as you grow to deliver long-term value.

A proven business management solution that's easy to adapt and connect

For nearly 30 years, Microsoft Dynamics NAV has delivered the capabilities, performance, and ease of use that power more than 84,000 diverse businesses in over 40 countries. It provides comprehensive core business management functionality, including sales, marketing, financials, reporting, supply chain management, and more. Easy to adapt, extend, and connect, Microsoft Dynamics NAV has enabled a global network of partners to create many powerful solutions that can meet the needs of small and midsize businesses across a wide range of highly specific industries and vertical businesses.

Microsoft Dynamics NAV delivers powerful comprehensive business management capabilities that provide the increased control, streamlined operations, and insight you need to improve profitability and, ultimately, support your business as it grows.

Comprehensive business management capabilities

Microsoft Dynamics NAV delivers powerful and comprehensive business management capabilities for:
  • Financial management
  • Manufacturing
  • Business intelligence and reporting
  • Supply chain management
  • Sales and marketing
  • Human resource management
  • Project management
  • Service management

Gain greater control

Microsoft Dynamics NAV increases visibility and improves insight at all levels of your business, making you confident that the right decisions are being made by the right people in your organization.
  • Streamline your operations and financial management processes with an intuitive RoleTailored user interface and built-in workflows.
  • Get a clear view of your business with integrated systems, shared data, and drill down capabilities that give you visibility into your transactions and provide detailed audit trails.
  • Provide self-service reporting tools and real-time business intelligence that help your people make fast, informed decisions and reduce ad-hoc requests to your IT department.

Increase margins

Make smarter decisions to improve your operating margins--and your cash flow. Microsoft Dynamics NAV helps you maximize profitability by getting the most out of your people and systems.
  •  Cut operational costs and reduce errors by automating key business processes.
  • Easily analyze financial data to spot trends and take action to improve cash flow.
  • Identify and target your top customers to find new sales opportunities and build loyalty.
  • Focus on your most profitable products and customers.

Drive growth

Turn improved profitability into new opportunities with a solution that helps drive and support your business growth.
  • Expand your business opportunities with flexible accounting processes and multi-currency support.
  • Choose the deployment option that works best for your business and increases the flexibility of your IT systems--without increasing IT costs.
  • Grow your business knowing that your systems will scale to match your ambition.

BUMERANG