Üretim Planlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Üretim Planlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Üretim Planlamada Talep Tahmini


Üretim planlamasında, planlama öncesinde ön planlama çalışmaları yer alır. Ön planlama aşamasındaki çalışmalar olmadan güvenilir bir üretim planı yapmak olanaksızdır.

Talep tahmini ve kapasite planlaması da ön planlamanın ana unsurlarıdır. Burada bir tanım yapmak gerekirse; gelecekteki bir zaman süresi için bir veya çeşitli mamuller bazında talep düzeyini tespit etme çalışmalarına talep tahmini denir.

Üretilmesi düşünülen mala ne kadar talep olacağı bilinmeden herhangi bir planlamaya girişilmez. Çünkü bu planlamaya göre hammadde, yedek parça, yarı mamul, makine, insan gücü ve yatırım ihtiyaçlarının saptaması yapılacaktır.

İşletme organizasyonunun çeşitli üniteleri talep tahminlerine farklı açıdan bakarlar. Orta büyüklükteki bir imalat firmasında talep tahminlerinin satış veya pazarlama departmanının başlıca görevi olduğu söylenebilir. Ancak sonuçları kullanma açısından ÜPK’nın konuyla ilgisinin daha fazla olduğu söylenebilir. Bununla birlikte pek çok işletme için geçerli sayılabilecek şöyle bir paylaştırma yapmak mümkündür.

Faaliyet                                                                                 Sorumlu Departman
1.      Talep tahmininin yapılması                                                        Satış
2.      Üretim planında veri olarak kullanılması                                    ÜPK
3.      Gerçek değerle satışlar arasındaki                                            ÜPK   
Sapmaların tespiti                                                           
4.      Sapmaların nedeninin araştırılması                                            Satış               
5.      Düzeltmelerin yapılması                                                           Satış
6.      Düzeltmelerin üretim planlarına yansıtılması                               ÜPK

Talep tahminlerini, zaman aralığı, kullanma amacı, mamul cinsi, hesaplama tekniği gibi çeşitli kriterlere göre sınıflandırmak mümkündür. Bunların içinden en fazla rastlanan sınıflandırma tahminlerin kapsadığı zaman aralığına göre yapılanlardır.

Zaman aralığına göre tahminler dörde ayrılır:

1.      Çok Kısa Vadeli Tahminler : Günlük veya haftalık yapılırlar. Parça, malzeme ve mamul stoklarının kontrolü veya montaj hattı iş programlarının hazırlanması amacı ile yapılırlar. Daha çok işletme içi verilerden yararlanılır.

2.      Kısa Vadeli Tahminler: En uygun imalat parti hacimlerinin tedarik zamanlarını ve sipariş büyüklüğünün saptanmasına yöneliktir. Genellikle üç veya altı aylık süreleri kapsar.

3.      Orta vadeli Tahminler: Tedarik süresi belirsiz veya uzun olan malzeme alımlarının üretim prosesi karmaşık mamullere ait imalat faaliyetlerinin, mevsimsel dalgalanma gösteren mamul stoklarının planlanmasından oluşur. Altı ay ile beş yıl arasındadır.

4.      Uzun Vadeli Tahminler: Tesislerin genişletilmesi, yeni makinaların alınması gibi yatırım planlamasını ilgilendiren konulara veri sağlama amacını taşırlar. Beş yıl veya daha uzun süreler için yapılırlar.

Talep tahmininin kapsadığı zaman aralığı büyüdükçe sonucu etkileyen faktörlerin sayısı artar ve bunlar arasındaki ilişkiler gittikçe karmaşık bir hal alır. Doğru bir tahmin için her detayı önemsemek gerekir. Buna karşılık vade kısaldıkça tahminlerin gerçeğe uygunluk derecesi önem kazanır.

Tüketiciden talep gelmeye başladığı andan itibaren mamulün istenen teslim zamanına kadar geçen sürenin uzunluğu talep tahmin ihtiyacını ortaya çıkarır. Tüketici ihtiyaçlarını zamanında karşılamak için stoklamaya gidilmesi de talep tahmininin önemini bir kat daha artırır. Sipariş üretimi yapan fabrikalarda geleceğe ait tahminlere pek ihtiyaç yoktur.

İmalat işletmelerinde olabilecek talep tahmin çalışmaları tahminerine göre şöyle gruplanır.
a)      Yeni mamul talep araştırmaları
b)      Endüstri dalına ilişkin talep araştırmaları
c)      Fabrikalar grubuna ait talep araştırmaları
d)     İşletmenin geleceğine ait toplam talep tahminleri
e)      Bir mamul grubuna ait talep tahminleri
f)       Belirli bir mamul için yapılan talep araştırmaları

2.2.  TALEP TAHMİN PRENSİPLERİ

Talep tahmininde göz önüne alınması gereken bazı prensipler vardır. Bunların başlıcaları şunlardır:
1)      Büyük gruplar (miktar veya çeşit) için yapılan tahminler daha duyarlıdır.
2)      Tahminlerin kapsadığı zaman aralığı kısaldıkça duyarlılık artar.
3)      Her tahminin kabul edilen bir hata oranı olmalıdır.
4)      Herhangi bir talep tahmin metodunu uygulamaya geçirmeden önce metot denenmelidir.

Talep Tahmininde Yapılacak İşler
1)      Tahmin için gerekli bilgiler hazırlanır, veriler toplanır.
2)      Talep tahmin periyodu tespit edilir.
3)      Tahmin metodu seçilir ve hata hesabı yapılır.
4)      Tahmin sonuçlarının geçerliliği araştırılır.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Vatan Kablo Microsoft Dynamics AX Projesi


Ülkemizin önde gelen kablo firmalarından birisi olan VATAN KABLO A.Ş. sektöründe sağlamış olduğu başarı ve üstün performans ile bugün tüm dünyada tanınan bir marka haline gelmiştir. Çorlu’daki; 30.000 m2 si kapalı, 100.000 m2 si açık sahada kurulu tesislerde dünya standartlarında, konusunda bilgi ve deneyim sahibi uzman ekipler tarafından en son teknolojik gelişmelere uygun makineler kullanılarak gerçekleştirir. Ürün yelpasesinde 66 kV’a kadar olan tüm alçak gerilim, orta gerilim ve yüksek gerilim enerji kabloları bulunmaktadır.
Ayrıca insan yoğunluğu fazla olan mekanlarda kullanımı yurdumuzda da zorunlu hale getirilen; standart kablolar gibi yangın anında yoğun duman ve toksit gaz çıkarmayan, HALOJENSİZ kablolar da üretilmekte, yangın esnasında can ve mal güvenliğini en üst düzeyde koruma bu sayede sağlanmaktadır. Yurtiçi pazarındaki güvenilir isminin yanı sıra VATAN KABLO A.Ş. küreselleşen dünyada rekabeti yurtdışına taşımış ve başta Avrupa ülkelerine olmak üzere Orta Doğu ülkeleri, Afrika ve Orta Asya ülkelerine yaptığı ihracatı ile güçlü bir marka olmuştur.
Enerji kabloları alanında Türkiye ve dünyanın büyük oyuncularından Vatan Kablo, artan iş hacmini yönetmek için ana üretim planlaması ve malzeme ihtiyaç planlamasını çalıştırabileceği, muhasebe satış ve üretim ile entegre kullanabileceği bir çözüm arıyordu. Kablo Sektöründe önemli bir çözüm olan Hollandalı Innovites tarafından geliştirilen Cable Builder (Kablo Tasarımcısı) ile ürün ve üretim tasarımını çözen Vatan Kablo, bu çözüm ile stratejik işbirliği yapan Microsoft Dynamics AX’ı da incelemeye aldı. Microsoft Dynamics’in sektöre özel uygulamalar geliştiren yazılım evleri ile yaptığı işbirliğinden etkilen Vatan Kablo, muhasebe, stok, satış ve planlama süreçlerinin Cable Builder’da yaratılan ürünler ile otomatik entegre olduğunu görerek aradığı çözümü bulduğunu gördü. 1.1.2012 itibari ile tüm süreçlerinde Microsoft Dynamics AX kullanmaya başlayan Vatan Kablo, en büyük katkıyı 30,000’i aşkın ürün ve 110,000’i aşkın yarımamul planlamasının otomatik olarak yapmakta görüyor.
Ayrıca kablo kesim iş emrileri, müşteri ve ürün bazında sipariş toleranslarının yönetimi de verimliliği çok artıran özellikler. Kablo üretiminde çok önemli olan ve sıklıkla müşteriye ya da kullanım alanına göre değişebilen dolgu, büküm, damar kalınlığı gibi parametrelerin Cable Builder ile yönetiliyor olması ve bir değişiklik olduğunda kullanılan tüm ürün ağaçları ve rotalarda değiştirebiliyor olması da işi çok kolaylaştırmakta. Hatta ürün özelliklerine göre çok basit parametreler ile makina seçim tercihlerinin yapılıyor olması da üretim maliyetlerini düşürmekte.

27 Şubat 2012 Pazartesi

Microsoft Dynamis AX ERP Çözümünü Tercih Eden Vatan Kablo'da 140 bin ürün Microsoft Dynamics ile yönetiliyor

Kablo endüstrisinde faaliyet gösteren Vatan Kablo, Microsoft Dynamics AX ve sektöre özel Cable Builder çözümü ile 110 binden fazla yarımamul ve 30 binden fazla mamulu kolayca yönetiyor.


Enerji kabloları alanında Türkiye ve dünyanın büyük oyuncularından Vatan Kablo, artan iş hacmini yönetmek için ana üretim planlaması ve malzeme ihtiyaç planlamasını çalıştırabileceği, muhasebe satış ve üretim ile entegre kullanabileceği çözümü Dynamics’te buldu.

Kablo sektöründe önemli bir çözüm olan Hollandalı Innovites tarafından geliştirilen Cable Builder (Kablo Tasarımcısı) ile ürün ve üretim tasarımları yapan Vatan Kablo, bu çözüm ile stratejik işbirliği yapan Microsoft Dynamics AX’ı da incelemeye aldı.

Microsoft Dynamics’in sektöre özel uygulamalar geliştiren yazılım evleri ile yaptığı işbirliğinden etkilen Vatan Kablo, muhasebe, stok, satış ve planlama süreçlerinin Cable Builder’da yaratılan ürünler ile otomatik entegre olduğunu görerek aradığı çözümü bulduğunu gördü.

Bu yılın başından bu yana yüz binlerce mamul kontrol altında
Bu yıl başından itibaren tüm süreçlerinde Microsoft Dynamics AX kullanmaya başlayan Vatan Kablo, en büyük katkıyı 30 bini aşkın ürün ve 110 bini aşkın yarımamul planlamasının otomatik olarak yapmakta görüyor. Ayrıca kablo kesim iş emrileri, müşteri ve ürün bazında sipariş toleranslarının yönetimi de verimliliği çok artıran özellikler.

Kablo üretiminde çok önemli olan ve sıklıkla müşteriye ya da kullanım alanına göre değişebilen dolgu, büküm, damar kalınlığı gibi parametrelerin Cable Builder ile yönetiliyor olması ve bir değişiklik olduğunda kullanılan tüm ürün ağaçları ve rotalarda değiştirebiliyor olması da işi çok kolaylaştırmakta. Hatta ürün özelliklerine göre çok basit parametreler ile makina seçim tercihlerinin yapılıyor olması da üretim maliyetlerini düşürmekte.

Daha fazla bilgi için info@pargesoft.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

31 Mart 2011 Perşembe

Upgrade your Microsoft Dynamics ERP solution

Upgrade your Microsoft Dynamics ERP solution and realize even greater business success

A thriving business is a dynamic business—one that can adapt quickly to change and capitalize on new opportunities as they arise. By keeping your Microsoft Dynamics enterprise resource planning (ERP) solution up-to-date, your organization can stay agile, drive productivity, save money, and stay ahead of the competition.

Remaining on an older ERP solution carries risk: Increased integration and maintenance costs, limited productivity and scalability, and difficulties accessing and retaining the skilled personnel who can help drive your business forward. If your solution is no longer supported, your organization is vulnerable to external factors—such as compliance with new legislation or tax regulations—that require immediate changes to your business.

By adopting the newest version of your Microsoft Dynamics ERP solution, you can tap into the most advanced capabilities for streamlining and optimizing your business systems.
 
Increase the long-term value of your ERP solution
Microsoft Dynamics ERP solutions are designed to increase organizational agility so you can quickly support the changing needs of your organization. With each new release, we drive for greater simplicity, making it easier to learn and use. We also continue to increase the value of your technology investments by optimizing how Microsoft Dynamics ERP solutions work with your existing systems.
Learn more about the benefits of upgrading your Microsoft Dynamics ERP solution:

6 Ocak 2010 Çarşamba

Kimyasal madde üreticileri için neden Microsoft Dynamics?




Hızlı teslimat ve düşük maliyet konusundaki müşteri talepleri ve ayrıca artan biçimde sıkı devlet düzenlemeleri kimyasal madde üreticileri için birçok sorun oluşturur. Sürekli yeni ürün formülleri gereksinimi, sık paketleme değişiklikleri eklendiğinde sonuç, geliştirme, satın alma, üretim, dağıtım ve satış dahil her alanda artan bir karmaşıklıktır.


Microsoft Dynamics iş yazılımı, formül yönetimi ve etkili talep planlamayı destekleyen güçlü ve esnek üretim, finans ve müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) çözümleri sağlar. Microsoft ve iş ortakları, geliştirme döngülerini azaltmanıza, müşteri trendlerine hızlı yanıt vermenize ve değişen düzenlemelere uymanıza yardımcı olan sistemler sağlar. Doğru sistemin kullanılmasıyla işlemleri geliştirebilir, tedarik zincirinde görünürlük sağlayabilir ve rekabet kapasitenizi artırabilirsiniz.

Formülleri daha iyi bir şekilde yönetin
- Manuel kayıtlar ve elektronik tabloların ötesine geçin.
- Geliştirmeyi doğrudan yığın ve formül yönetim, envanter bilgileri, tedarik ve üretim planlamayla entegre edin.
- Ham materyal özelliklerine göre formülleri otomatik olarak ayarlayın.
- Formülde tanımlanan standartlarla kazançları izleyin.
- Etki, raf ömrü, sınır ağırlık, sınıflandırma, lot ve ölçüm birimleri gibi ürüne özgü materyal özelliklerini takip edin.

Üretim, kalite ve uyumluluğu takip edin
- Entegre bilgiler, kapsamlı lot ve üretim izleme ve uçtan uca şeffaflıkla tam takip uygulayın.
- Kalite değişiklikleri veya beklenmeyen koşullara hızlı, proaktif ve bilgiye dayanan yanıtlar verin.
- İzleme, test etme, karantinaya alma ve ürün düzey azaltma için Kalite Güvencesi Kontrolü (QAC) süreçlerini kolaylaştırın ve etkili geri çağırma prosedürlerini destekleyin.
- Kolaylıkla uyumluluk belgeleri sağlayın.

Daha fazla verimlilik için bağlanın ve otomatikleştirin
- Şirket içi sistemleri bağlayın ve temel bilgileri müşterileriniz ve tedarikçilerinizi kapsayacak şekilde genişletin.
- İş ve üretim süreçlerini otomatikleştirin, işlemleri hızlandırın ve operasyonel geliştirmeler için bilgi edinin.
- Üretim için verimli bir şekilde çizelge oluşturun, yönlendirmeleri tanımlayın ve ortak ürünler ve yan ürünleri planlayın.
- Üretim özelliklerini modelleyerek ve hassas kapasite planlama ve ilgili üretim maliyetlerini sağlayarak, ortaya çıkan yeni fırsatlara yatırım yapın.

Çalışanlarınıza, başarılı olmaları için gereken bilgileri sağlayın.
- Birden fazla tesis ve departmandan gelen verilerin tek, gerçek zamanlı görünümünü sağlayın.
- Kuruluşunuz bütününde güvenilir, görev tabanlı bilgilere merkezi erişim sağlayın.
- Şirket içi araştırma, üretim, satış ekipleri ve şirket dışı ortaklar arasındaki işbirliğini geliştirin.
- Üretim çizelgeleri, kapasite, mağaza katı etkinlikleri ve üretim maliyetleri hakkında gerçek zamanlı bilgilerle envanteri kontrol edin.

http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics NAV Global Partner

30 Aralık 2009 Çarşamba

ERP Sistemlerinde Üretim Yönetimi - Planların Uygulanması


PLANLARININ UYGULANMASI
Kısa vadeli planlama “ pratik” planlama; uzun vadeli planlama “ stratejik “ planlama kavramları içinde yer almaktadır.

Standart üretim yapan işletmelerde planlama, siparişe göre üretim yapan işletmelere göre daha kolaydır. Yıllık talep tahminleri ve bunların aylara göre dağılımı mevcut makina kapasitelerine göre programlama ve sonra makinaların boş zamanlarının saptanması ve bu zamanlarında üretime yönlendirilmesi ile işlem büyük ölçüde tamamlanır . Ancak bu planlamada serbest zamanların karlı üretimlere yönlendirilmesi ve maliyetlerin de göz önünde tutulmasını gerektirir.

Siparişe dayalı üretim yapan işletmelerde planlama daha zorlaşır ve önem kazanır. Zira ürün özel olduğundan fazla üretilmeyecek, belli zamanda tamamlanacak ve sevk edilecektir. Makinenin bu siparişin arkasından boşta kalmaması için yeni siparişin hazırlıkları tamam olmalıdır. Siparişe bağlı çalışan işletmelerde aylık planlamanın zorluğu, Yönetimi, üretim planlamasını haftalık yapmaya zorlar. Zira üretim planlamacı bir hafta sonrasını görmekte güçlük çeker veya aşırı plan değişikliği, planın başarısını azaltır.

1-Üretim Hızını Sabit Tutmak :
Bir işletmenin Direkt işçilik giderleri dışındaki işçilikler; Endirekt işçilikler ve Genel işletme giderleri genelde üretimin artması yada azalmasında pek fazla değişken değildirler. Şöyle ki bir işletmede çalışan makine sayısını azaltmak yada çoğaltmak endirekt çalışanların sayısını pek fazla etkilemez. Yönetim pozisyonundaki ustalar,mekanik ve elektrik bakımcılar vinç ya da forklift operatörleri, muhasebe, personel elemanları aşçı, bekçi gibi çalışanların giderleri aynen devam eder. Bu durumda üretimin maliyeti bu çalışanların da giderlerine göre hesaplandığından, üretimin hızının sabit tutulması yani düşürülmemesi temel hedef olmalıdır.Çünkü üretim düşerse, maliyetler yükselecek, kar azalacak; belki de zarar söz konusu olacaktır. Bu tip planlamalarda ihmal edilen ama önemli bir sorun haline gelebilen “stok maliyetleri”dir. Üretimini satabilen işletmelerde bu sorun olmaz. Ürettiğini sat!. Ne kadar fazla üretebilirsen o kadar maliyet azalacak, kar artacaktır. Bu model. Stok sorunu olmayan işletmeler için geçerlidir. Ürettiklerini zaman zaman stoka koyan işletmelerde yer ve finans gündeme gelince bu plan geçerliliğini yitirir. Dağ gibi stoklara dağ gibi de para gerekir.

2-Talebin mevsimlik dalgalanmalarını üretim hızını değiştirerek karşılamak, stokları minimum düzeyde tutmak.
Talep mevsimlere göre değişken ise, örneğin kola, dondurma gibi mevsime göre değişen taleplerde stok yapılması hem ekonomik olarak hem de son kullanım ömrü, olarak zorlaşır. Bu durumda stoka üretim yerine üretimin azaltılması zorunlu bir yol olur. Doğaldır ki yaz aylarında daha yüksek kapasite kış aylarında kısmi kapasite kullanımı ve üretimin buna göre yapılması gerekir.

3-Bu iki alternatifin kombinasyonu:
Bir yandan bazı üretim tiplerinde üretim hızını sabit tutarken diğer yandan mevsimlik dalgalanmaya göre bazı tiplerin üretimini azaltmak yada ara vermek bu alternatif için geçerli olabilir. Örneğin dondurma yapan bir işletme kendisini süt ürünlerinin başka bir tipini de üretebilirse, yoğurt, yağ vb. üretim hattında talebi sürekli olan tiplerde üretim hızı sabit, değişken olan tiplerde değişken üretim ile bu kombinasyonu sağlayabilecektir.

4-Esnek Üretim Planlaması:
Eğer tüm planlar, varsayımlar ve çevre koşulları beklendiği gibi sonuçlansaydı, değil “ Esnek Üretim Planlaması”na Üretim planına dahi ihtiyaç olmazdı. Çünkü, “Üretim Planı” Satış Bütçesi”nin bir türevi olurdu. Oysa iş dünyası ve koşulları sürprizlerle doludur. Hele oynak piyasalar ve kriz ortamları satış, üretim ve alım bütçelerini kökünden değiştirmekte, yeni yeni kurallar ortaya çıkarmaktadır. Amaç, “Vakit, Nakit ve Kalite’nin verimli yönetimi” olduğuna göre Planlama kriterlerinin bu doğrultuda incelenmesi gerekir.

İstenildiği zaman değiştirilebilen üretim planına esnek üretim planı adı verilmektedir.

Bu sayede

• Yüksek ham madde stoklarına,

• Çok düşük ürün stoklarına,

• Uygun olmayabilen bir kapasite dağılımına

• Çok yüksek müşteri memnuniyetine ulaşılmış olunur.

Kısaca dört ana grupta sıralanan bu parametrelerde, değer ve koruma riski yüksek olan ürün stoklarının en az seviyeye inebilmesi şüphesiz büyük avantajdır.

Hammadde stoklarının en düşük seviyede tutulabilmesi ise,

• Çok kısa “tedarik süreleri” ne

• Ürün, ürün türevleri ve hammadde ilişkisinde doğru planlamaya bağlıdır.

KAPASİTE
Kapasiteyi belirleyen ölçüler çok geneldir.Üretim yapan bir işletmenin kapasitesini tanımlamak oldukça güçtür. Makinaların tek tek kapasitelerini toplamakla, işletmenin tüm kapasitesini bulmak olası değildir. İşletmenin tüm birimleri arasındaki veya iş istasyonları arasındaki ilişkiler karmaşıklaştıkça kapasiteyi tanımlamak güçleşir. İş istasyonları arasındaki üretim hızların farklılıkları, tamir bakım faaliyetleri, program hataları yüzünden boş beklemeler, defolu ve ıskarta miktarları, işçi ve daha pek çok faktör fiziksel kapasite üzerinde sapmalara yol açar. Üretim plan ve programları bu sapmalar göz önüne alınarak yapılmalıdır.

Kapasite genellikle; bir üretim oranı veya belirli bir zaman içindeki üretim miktarı olarak tanımlanır.

KAPASİTE İLE ÜRETİM HIZI İLİŞKİLERİ
Üretim hızının düzgün tutulması amacı ile başvurulacak çareler:

a) Stok yapmak

b) Düşük talep dönemlerinde satışları artıracak önlemler.

c) Yüksek talep düzeylerini düşürücü önlemler.

d) Çalışma saatlerinin artırılması veya azaltılması,

e) Yeni insan gücü alma yada işten çıkarma ile insangücü ayarlama.

Bu çarelerin hiçbirinin sorunu ekonomik olarak tek başına çözümlesi beklenmemelidir. Fakat bunların birkaçının kombinasyonu ile izlenecek politika ile istenilen sonuç gerçekleştirilebilir.

Kapasite planlamasında belirsizlikler
Talep, arıza, işçi verimliliği, ıskarta gibi pek çok faktör kapasite planlamasına belirsizlik getirir. Belirsizliği olasılık hesapları ile incelemek ve söz konusu problemleri belli varsayımlar altında çözümlemek mümkündür.

İnsan gücü kapasitesi : Üretim plan ve programlarının hazırlanmasında makine ve insan gücü kapasiteleri ayrı ayrı hesaplanır. Makine gücünün ağırlık kazandığı bir işletmede makine kapasitesi öne geçer. Otomatik ve yatırım değeri yüksek makinaların kullanımında insan gücü ikinci planda kalır. Öncelik makinelerin maksimum düzeyde kullanımıdır. Emeğin yoğun ve pahalı olduğu hallerde durum tersine döner.

Planlama açısından makine ve insan gücü kapasiteleri arasında pek fark yoktur. Kapasite ayarlamalarında insan gücünde belirsizlik daha fazladır. Örneğin bir işçinin maksimum kapasitesi kişisel niteliklere bağlıdır. Psikolojik ve yasal kısıtlayıcı faktörler de etkendir.

http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics ERP (AX, NAV) Çözüm Ortağı

25 Aralık 2009 Cuma

ERP Sistemlerinde - Üretim Yönetimi



İşletmelerin rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri ve varlıklarını sürdürebilmeleri üç ana parametreye (kalite, verimlilik ve maliyet) bağlanmıştır-ki son zamanlarda bu parametrelere dördüncüsü “hızlı tepki verme” de eklenmiştir.  Bütün bunlar kıt kaynakların etkin kullanılmasına bağlıdır. Bu kaynaklarda hammadde-malzeme, işgücü, makine ve teçhizat ve finansmandır. Bu kaynakların etkin ve gerçekçi kullanılması üretim planlama ve kontrol faaliyetleri ile yani ÜRETİM YÖNETİMİ ile mümkündür. 

Günümüzün global iş ortamında şirketler hızlı bir değişim ve değişimin getirdiği yeni fırsatlarla karşı karşıya bulunmaktadırlar. Rekabet tüm işletmeleri daha yüksek düzeylerde hizmet vermeye iterken, gelişen teknoloji de ürünlerin yaşam döngülerini kısaltarak ve şirketleri yeni teknolojileri benimsemeye ya da pazar paylarını kaybetme riskine katlanmaya zorlamaktadır.

Yerel bazdan ulusal ve uluslar arası baza tırmanmış olan rekabet, rekabet gücünü korumak ve geliştirmek isteyen işletmelerin vizyon ve stratejilerini yeniden yapılandırmalarını gerekli hale getirmiştir. Katı ve bazende acımasız rekabet, işletmeleri ürün/hizmet kalitelerini artırmaya, pazara tepki hızını yükseltmeye ve bunları başarırken de maliyetlerini düşürmeye zorlamaktadır. Her işletme, bir tedarik zinciri içindedir. Değişimlere hızlı ve ekonomik tepki verebilmek için, işletmenin tüm fonksiyon, süreç ve kaynaklarının entegre bir şekilde planlanması ve kontrol edilmesi gerekmektedir.

Bu sürekli değişim ortamında rekabette başarılı olmak, değişen iş koşullarını önceden tahmin edebilmek ve bunlara hızla yanıt verebilmek demektir. Şirketinizin bunu yapabilmesi için işinizin tüm cephelerini güçlü ve esnek bir biçimde destekleyen sağlam bilgi sistemlerine ihtiyacı vardır. Bu sistemler şirketinize, iş uygulamalarından ve örgütsel yapılardan lojistik, proje yönetimi, finans, servis, dağıtım, nakliye ve imalata kadar her cephede değişimlere uyum sağlama yeteneği kazandıracaktır. Bütün bunları İşletme Kaynaklarını iyi planlamak ve yönetmekle yapmak mümkündür. 

Değişimle birlikte talepte çeşitlilik, teslim sürelerindeki kısaltma, kalitenin ön plana çıkması ile birlikte yepyeni  üretim yönetimi anlayışını getirdi 20.yy. sonlarına doğru  arz/talep ilişkisi 1980’lere kadar arzın yönlendirdiği Push by the industry (Sanayi’den kaynaklanan itme ) iken yeni dönemde yerini talepin yön verdiği Pull by the Customer’a ( müşteriden gelen kaynaklanan çekme ) kavramına bıraktı.

1930’lu yıllarda başlayarak başlayarak kullanılan istatistiksel stok kontrol yöntemleri( yeniden siparişş, ekonımik sipariş miktarı,ABC klasmanı vb.gibi ) bilgisayarların gelişmesi ve  özellikle 1980’liyıllarda PC’lerin yaygınlaşması ile birlikte yepyeni bir dünyaya açıldı

ABD ve bazı batı ülkelerinde geliştirilen  kantitatif bazı yöntemlerle, önce MRP ( Malzeme İhtiyaç Planlaması ) ve daha sonra geliştirilen MRP ll ( Üretim Kaynak Planlaması ) ve nihayet, ERP (İşletme  Kaynakları Planlaması ya da Kurumsal Kaynak Planlaması )’na ulaşıldı. Bu yöntemde ortak amaç, çok çeşitli ve yüksek variasyonlu ürünlerin üretim sürecinde  insan gücünden en verimli yararlanmak ve; hammadde, ara stoklar ve mamul stoklarını en aza indiren, hatta sıfır stok’u   hedef alan üretim yönetimi sistemlerine ulaşmaktı.


Üretim Yönetimin de;  Üretim , Üretim süreçleri ve yönetim söz konusudur.

Ekonomistlerin “ Fayda yaratmak” diye tanımladıkları üretimi, mühendisler; Bir fiziksel varlık üzerinde onun değerini artıracak bir değişiklik yapmayı yada hammadde veya yarı mamulü mamule dönüştürmek şeklinde tanımlıyorlar...


Yönetim kavramını da  “Değişen çevrede  sınırlı olan kaynakları  kullanarak, organizasyon amaçlarına etkili ulaşmak için başkaları ile işbirliği yapmaktır”diye tanımlarsak  Üretim Yönetiminde ki parametrelerden “Üretim Planlama”nın birinci derecede önemini vurgulamış oluruz.

Üretim Planlama  Teknikleri    

İşletmelerin yapısına göre üretimi ve bunu ilgilendiren girdileri kontrol altına alacak ve sistemli takip edecek Üretim Planlama ve Kontrol ; işletmenin hemen hemen tüm departmanları ile yakın ilişkili ve bilgi alışverişinde bulunmayı zorunlu kılar.
ÜPK tekniklerinin öğrenilmesi ve başarı ile uygulanması; mühendislik , matematik, istatistik, işletmecilik ve yöneticilik bilgilerinin,  kazanılan tecrübelerin ışığında dikkatli bir sentezi ile gerçekleşebilir.
Üretim planlaması gelecekteki üretim faaliyetlerinin düzeylerini veya limitlerini belirleyen fonksiyondur.

Üretim Planlamanın Gerekliliği :
1-Üretim sistemlerinde çeşitlilik, yoğunluk, karmaşıklığı
2-İşletme içi faaliyetlerde koordinasyon zorluğu
3-Departmanlar arası bağımlılık, ilişkilerin gelişmesi
4-Tedarik ve depolama faaliyetleri
5-Hizmet kalite ve fiyat rekabeti
6-İşletme ekonomisi gereği; işgücü, makine ve malzemenin kullanımı, kayıplarının minimize
   edilmesi zorunluluğu üretim planmasını gerekli kılan sebeplerin başında gelir.

ÜRETİM PLANLARININ  HAZIRLANMASI
 Üretim planlarında  öncelikle ele alınan veri taleptir. Doğaldır ki müşteri memnuniyeti önde gelir
1-Zaman: Tahminlerin kapsadığı zaman aralığı uzadıkça duyarlık azalır. ( aylık ile yıllık plan)
2-Ayrıntıya inme derecesi: Talep tahmini yapılacak mamul sayısı arttıkça duyarlık azalır.

 PLANLAMADA TEMEL SEÇENEKLER
1-Üretim hızını stok maliyetlerinin yükselmesi pahasına sabit tutmak
2-Talebin mevsimlik dalgalanmalarını üretim hızını değiştirerek karşılamak , stokları minimum  düzeyde tutmak
3- İki alternatifin uygun kombinasyonunu uygulamak
Bu temel  seçenekler dışında; Son zamanlar da adından sıkca soz edilen “Esnek Üretim Planlaması” ve” Stratejik Planlama”’dan da söz edilmektedir.

sonraki konumuz. Üretim planlarının uygulanması...

www.pargesoft.com Microsoft Dynamics ERP Global Partner 


29 Eylül 2009 Salı

Microsoft Dynamics NAV - Otomotiv Sektörü Çözümü




Otomotiv
Entegre bir yapı, pazar şartlarına hızlı reaksiyon, operasyonların etkin yönetilmesi, kalite ve müşteri hizmetleri… Bunlar otomotiv sektörünün başlıca başarı kriterleri. Tüm bunları tek bir yapı içerisinde sağlamak hiç de kolay bir iş olmasa gerek.

Dünyada ve ülkemizde yükselen ve yeni bir döneme giren otomotiv sektörü gerçekten de zorlu bir yapıya sahip. Üretimden dağıtıma, müşteri hizmetlerine kadar birçok alana yayılan süreçleri içeren bu sektörde başarılı olmak isteyen şirketlerin belirli kilit yetenekleri kendi içlerinde geliştirmiş ve uyguluyor olması büyük önem kazanıyor.

Entegre yapı
Otomotiv sektörü değer zincirinin en geniş olduğu sektörlerden biri. Bugün büyük bir üretim tesisi yüzlerce farklı tedarikçi ile çalışmak durumunda. Dolayısıyla otomotiv sektöründeki şirketler, tedarikçileri veya üreticiler ile entegre bir yapı içerisinde çalışmak, bazı iş süreçlerini ve bilgileri etkin biçimde paylaşmak, kısacası birbirilerinin iş ortağı olmak durumunda kalıyor. Bunun için entegre bir altyapı üzerinde iş süreçlerini birleştiren iş uygulamalarına olan ihtiyaç git gide artış gösteriyor. Bu yapının kurulması tek başına yeterli olmuyor, son derece önemli iş akışlarının üzerinde gerçekleştiği bu yapı güvenli, güvenilir ve sürekli olmak, gelecekteki ihtiyaçlara cevap verecek yeterlilikte olmak zorunda.

Yenilikçilik
Bundan bir süre önce bir otomobil modelinin pazardaki yaşam süresi en az 8-9 yıl iken bugün artık 2-3 yıla düşmüş durumda. Bunun anlamı şu: otomotiv üreticileri ve onların iş ortakları çok daha yenilikçi olmak, yeni modelleri ve özellikleri çok daha kısa sürede oluşturmak zorunda. Araştırma-geliştirme faaliyetleri, ürün çeşitlendirme gibi çabaları içeren bu yenilikçilik sürecinde mühendislik çalışmaları ön plana çıkıyor. Birbiri ile ilişkili yürütülen programın etkin biçimde yönetilmesi, sonuçların paylaşılması ve olumlu çıktıların bir an önce ürünlere yansıtılması için bu sürecin bir proje mantığı içerinden yönetilmesi büyük önem kazanıyor.

Satış ve pazarlama
Henry Ford’un “tüm otomobiller siyah olmalı” yaklaşımının üzerinden 100 yıl geçti ve bugün otomotiv endüstrisi yoğun bir rekabet ortamında iş yapıyor. Her iş alanında olduğu gibi bu sektörde de müşteriler ve müşteri talepleri, işin en can alıcı kısmını oluşturuyor. Müşteri beklentilerini ve fonksiyonel talepleri doğru tahmin etmek, bunları rakiplerden önce modellere yansıtmak rekabette ayakta kalmanın tek şartı. Üstelik bunu tüm bir değer zinciri içerisinde yapmak gerekiyor. Müşterilerin isteklerine anında cevap verebilmek, tüm alanlardan gelen müşteri iletişimini en doğru biçimde koordine etmek daha iyi bir hizmet vermenin en önemli adımları. Zira modeller çeşitlendikçe ve özellikler birbirine yaklaştıkça müşterilerin markalara olan bağımlılığı da azalıyor ve eldeki, müşteriyi tutmak zorlaşıyor.

Bu konuda somut örnekler de mevcut. Örneğin, dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinden bir tanesinin pazara sunduğu, çok güzel özelliklere sahip bir kamyonetin belirli bir zaman sonra satışlarında düşme yaşandığı görülüyor. Buna anlam veremeyen üretici, müşteriler ile kapsamlı bir diyalog kurduğunda şu gerçekle karşılaşıyor: Kamyonetin kapıları, yokuş yukarı durumlarda çok zor açılıyor ve aracın yüklenmesi ve boşaltılması son derece meşakkatli oluyor. Bu bilgiyi alan üretici hemen daha hafif ve özel bir mekanizma ile desteklenmiş kapılar takarak modeli güncelliyor. Satışlar beklenenin birkaç katına çıkıyor.

Birçok kişi otomobilin satışıyla birlikte işlemin tamamlandığını düşünse de aslında otomotiv sektöründe işin zor kısmı bundan sonra başlıyor. Teknik servis ve hizmetler süreci, müşterilerin sadakatine en çok etkiyen, en önemli süreçler. Burada yaşanacak olan bir aksilik, müşterilerin bir sonraki alım kararında başka alternatiflere gitmesini veya memnuniyet seviyelerinin düşük olmasını sağlıyor. Yine dünyaca ünlü bir otomobil üreticisi, müşterilerinin bakım bilgilerini bir merkezi veri tabanında oluşturmak ve belirli dönemlerde özel kampanyalarla araçları bakım servislerine getirtmekle hem müşteri memnuniyetini önemli ölçüde yükseltmiş hem de ilave gelir kaynağı yaratarak operasyonunu daha karlı hale getirmiştir.

Üretim yönetimi
Elbette ki üretim süreçlerinin yönetimi otomotiv sektörünün en büyük önceliğidir. Üretim yönetiminde en büyük gereklilik hızlı hareket etmek ve kaliteli bir üretim gerçekleştirmektir. Bunun için ihtiyaç duyulan bilgi veya malzemeyi gerçek zamanlı olarak (yani gerektiği anda, JIT: Just in time) sağlamak en önemli konudur. Bu yapı kurulduğu takdirde karar alma süreçleri hızlanacak, üretim daha etkin hala gelecektir. Bilgi açısından bakıldığında, çalışanların gerekli olduğu zaman yetkileri dahilinde operasyonel verilere erişmeleri, veri analizleri gerçekleştirerek doğru kararlar almaları, üreticilere yarı mamül hazırlayan OEM üreticilerle bilginin ve deneyimin etkin biçimde paylaşılması önem kazanır. Elbette ki bunun yolu, tedarik zinciri yönetimini olabildiğince doğru ve kesintisiz gerçekleştirmekte geçer.

Kontrol ve izleme
Otomotiv sektöründe bir diğer önemli konu, satış sonrası hizmetlerin de desteğiyle gerekli kontrol ve izlemelerin gerçekleştirilmesidir. Üretim bandından çıkan araçların nakliye ve dağıtım süreçlerinin barkod vb. sistemlerle izlenmesi, buradan elde edilen bilgilerin merkezi bir noktada toplanması ve yönetilmesi sipariş süreci açısından son derece önemlidir. Diğer yandan, saha hizmetleri ve garanti kontrolü ve takibi için de sistematik bir yapı gerekmektedir.

Microsoft CRM: Müşteri İlişkilerinde Vites Yükseltin
Otomotiv sektörünün yoğun rekabet ortamında ihtiyaç duyacağı müşteri odaklı yaklaşım, Microsoft CRM ile hayata geçecek. Müşteri hizmetleri modülü sayesinde satış sonrası hizmetlerin kolaylıkla koordine edilmesine, müşteriler ile her kanaldan kapsamlı bir ilişki yürütülmesine imkan veren Microsoft CRM, satış modülü ile detaylı analizlerin yapılmasına, özelleştirilmiş ve sadakat yaratan kampanyalar oluşturulmasına imkan veriyor. Ayrıca kolay kullanımı, uyumluluk özellikleri ve düşük toplam sahip olma maliyeti ile Microsoft CRM, otomotiv sektöründe müşteri ilişkilerine yeni bir boyut kazandıracak.

Son hızda üretim: Microsoft Dynamics AX ve Microsoft Dynamics NAV
Microsoft Business Solutions ERP çözümleri Microsoft Dynamics AX ve Microsoft Dynamics NAV, otomotiv sektörü için ideal birer alternatif. Büyük ölçekli üreticilerin tedarik zinciri yönetiminden stok kontrolüne üretim planlamasından insan kaynakları uygulamalarına dek her noktada verimlilik ve hız sağlayan Microsoft Dynamics AX, sektörün temposunun da üzerine çıkmanıza imkan verecek. Orta ölçekli üreticilerin tüm ilişkilerini, programlarını ve üretimden finansal süreçlere kadar her aşamalarını etkin biçimde yönetmelerini sağlayan Microsoft Dynamics NAV, esnekliği verimlilikle birleştirmenize zemin hazırlayacak.

BUMERANG